10/10
·66 syf.··
2026 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:32
Herkese selamlar, Bugün Yediiklim dergisinin 429.sayısı ile karşınızdayım. İlk kez okumuş olduğum lakin gayet güzel ve can alıcı konuların ele alındığı bir dergi olarak yorumlamak isterim. Şiir ile alakalı yazılan yazı en çok beğendiklerimin arasında yer aldı.Kitapla,dergiyle ve huzurla kalın - nasılsınız? - biraz iyi,biraz yorgun ve çok üzgünüm. - neden şiir? - çünkü dünyayı daha yaşanılır kılıyor. Çünkü iyi şiir duadır.
Yedi İklim - Sayı 429 (Aralık 2025)Yedi İklim Dergisi · Yedi İklim Yayınevi · 20251 okunma
Puan vermedi
DUAYI YENİDEN KEŞFETMEK En çaresiz anlarımızda, korktuğumuzda, üzüldüğümüzde, çıkış yolu bulamadığımızda içimizden dökülen ilk şey çoğu zaman bir duadır. Çünkü insan, gücünün yetmediği yerde Rabbine sığınır. Hayat bazen bizi yorar. Beklediklerimiz gecikir, kaygılarımız çoğalır, içimiz daralır. İşte tam o anlarda dua kalbin yükünü hafifleten bir teselliye dönüşür. Çünkü dua etmek, her şey yolundayken şükretmek,hiçbir şey yolunda gitmiyorken de umut etmeye devam etmektir. Duanın sadece bir şeyler istemek olmadığını teslim olmak, sabretmek, güç bulmak ve her şeye rağmen hayra inanmak olduğunu okurken Dua sadece istemek değil, sığınmak, umut etmek ve sen benim için en hayırlısını bilirsin diyebilmektir.Dua ile yeniden bağ kurmak, kalbini sakinleştirmek isteyen herkese öneriyorum.
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202699 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 132. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 01:02
"SAKARYA MİTİ" "Tek bir ağaç gölgesi olmayan, bir avuç suya hasret çekilen, bir kaşık sıcak yemek yemeden, bu kavurucu yaz sıcağında, gece gündüz sekiz gün boğuşmasına rağmen Türk askerinde henüz bir çözülme emaresi yoktu." 22 gün 22 gece... Bu süre, dünya savaş tarihinin en uzun meydan muharebelerinden birine sahne oldu . 23 Ağustos 1921'de başlayan ve 13 Eylül 1921'de sona eren Sakarya Meydan Muharebesi, Türk milletinin "ya istiklal ya ölüm" parolasını tüm dünyaya haykırdığı anların adıdır. Bugün Sakarya denildiğinde, sadece bir nehir, sadece bir coğrafya anlaşılmasın. Sakarya, bir milletin yeniden dirilişinin adıdır. Zor zamanlar... İnsanın içini kemiren, ufku karartan o anlar. Öfkeli rüzgârların, barut kokusunun ve nihayetinde şafak güneşinin adıdır. Bu topraklar, ölümle kalımın burun buruna geldiği, kaderin saatlerini belirleyen o mukaddes köprüdür. Havasında ölüm kokusuyla barut kokusu iç içe geçmiştir. Ve en sonunda, bütün o karanlığı yırtan bir şafak güneşi vardır. Emekli bir komutanın disipliniyle yazılmış, ancak bir romancının hassasiyetiyle akıp giden eser, Türk Kurtuluş Savaşı’nın en kırılgan anına ışık tutuyor. Başkomutan Mustafa Kemal, 27 Eylül 1921’de, Alagöz Karargâhı’ndan Batı Cephesi Ordusu’na şu emri verdiğinde, aslında bir çağın kaderini yazıyordu: “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır! Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” Bu sözler, bildiğimiz savunma anlayışını yıkan bir devrimdir. Artık çizgilerle belirlenmiş siperler yoktur. Artık “buraya kadar düşman, ötesi bize” diyecek bir harita çizgisi kalmamıştır. Savunulacak olan şey, bütün vatandır. Her karış toprak, üzerine düşen her damla kana kadar kutsaldır. Kitapta önemli bir yer tutan konulardan biri de Mustafa Kemal'in Sakarya
Edebiyat
Sakarya MitiOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 014 okunma
Puan vermedi
"Dil Belası" İmam-ı Gazâli ​Sürekli birilerinin başarısından bahseder, bir yerlere nasıl geldiklerini merak ederiz; ancak asıl başarıya giden yoldaki o büyük fedakârlığı ve çabayı çoğunlukla görmeyiz. İmam-ı Gazâlî’den hemen herkes bahseder ama onun yetişmesine vesile olan kişiyi genellikle es geçeriz. Çoğunlukla sahneye odaklanıp sahne arkasını fark etmeyiz. ​İmam-ı Gazâlî’nin yetişmesinde en büyük katkısı olan babasına odaklanmamız gerekiyor. Babasının en büyük heybesi; niyeti ve duasıydı. Bazen samimi bir niyetle yola çıkarız ancak işler istediğimiz şekilde sonuçlanmaz. Meseleye sadece kendi açımızdan baktığımız için sonucun olumsuz olduğunu düşünürüz; halbuki Cenâb-ı Hak, hoşnut olacağımız bir netice için uygun sebepleri arka planda halk ediyordur. ​Bir diğer önemli husus da duadır. Dua, tabiri caizse çelikten bir zırh olup kişiyi bulunduğu kötü hasletlerden koruyup her daim hak üzere olmasının mihenk taşıdır.Bazen yoldan çıkmış gibi görünebiliriz; ancak bu durum, Allah’ın ipine daha sıkı sarılmak içindir. ​Cenâb-ı Hak, İbrahim Suresi 26. ayetinde şöyle buyurmaktadır: " Kötü sözün durumu; yerden koparılmış, kökü olmayan kötü bir ağaca benzer." Buradaki esas vurgu; faydasız konuşma, temeli olmayan iddialar ve meyve vermeyen uğraşlardır. ​Susmak; sadece gıybetten, malayani (boş) ve fuzuli sözlerden uzak durmak için değildir. Susmak aynı zamanda zihni gereksiz yere meşgul eden her türlü kötü hasletten arınmak gerektiğine de vurgu yapar. "Beyin tarafından kabul edilen fikir, derhal fiile dönmeye meyleder."Bu söz, zihni gereksiz olandan uzaklaştırıp asıl önemli olan hedefe doğru ilerlemenin önemine dikkat çeker. ​İmam-ı Gazâlî bu eserinde, konuşmayı hayatımızdan tamamen çıkarmayı değil; şuurlu bir konuşmanın nasıl gerçekleştirilebileceğine dair bizlere rehberlik
Din
Dilin Afetleriİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 201617,1bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 17. kitabı
Herkese merhaba bugün size ve kalbinize dokunan bir kitaptan bahsetmeye geldim.Hayatımıza yön veren duayı bir de bu kitaptan okuyun. Kitap herkesin bildiği fakat çoğu zaman unuttuğu bir gerçekliği konu alıyor.Günlük telaşların içinde unuturuz çoğu zaman ama gerçek teselliyi ancak onda buluruz.Bunu anladığımızda birçok şey güzelleşir.Dünyaya daha farklı bakarız. Yazar duayı yalnızca bir şey istemek değil insanın kendine ve yaradana dönmesi olarak anlatıyor.Kitabı okuduktan sonra şunu farkettim insan en çok çaresiz kaldığında değil duayı unuttuğunda veya etmediğinde kayboluyor. Buraya birkaç alıntı bırakmak istiyorum çünkü ben kitabı okurken çokça altını çizdiğim yer oldu.Sizin de seveceğinizi düşünüyorum.Kitap elime ulaştığından beri başucu kitabım oldu diyebilirim bir süre de öyle olmaya devam edicek.Gidip gelip altını çizdiğim yerleri okuyacağım.Hoşçakalın. #alıntı “Çaresizlik, bizi cümle dertlere çare olana çeker götürür. Işte o zaman gerçekten Fatihånın sırrı da yaşanmış olur. Çünkü o güne kadar Haktan gayrıya güvenen, medet uman egomuz artık sadece 'Sensin ya Rabbi!' demeye başlar. Duanın dinin direği ve kulluğun özü olması için sözü edilen teslimiyetin gerçek manada yaşanması gerekir. Böyle bir güzelliğe de acı, keder, dert, ızdırap olmadan ulaşılamaz.” “İnsanı hakiki insan yapan faktör duadır. Zira bir yeryüzü halifesi olduğunun hakkını verdiği yerde onun elinin duada açık olduğunu görürüz. Küçük, zayıf ve muhtaç insan duayla büyür, enginleşir. Diğer bütün varlıklarla dua zemininde bütünleşir. Kâinattaki her varlığın dua hâlinde olduğu gerçeğine dua ettiği dakikalarda kalben temas eder.” “Her soru bir duadır. Cevap, bazen soru sorduğumuz kişiden değil, hiç ummadığımız bir yerden gelir. O zaman sorumuzun bir dua olarak kabul edildiğini anlarız. Güzel ve
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202699 okunma