Allah’ım, ümmet-i Muhammed’e hidayet ver
En çabuk kabul edilen dua, bir kimsenin yanında bulunmayan birine yaptığı duadır. 
Beklenti
Aslında hepimiz 24 saat dua ederiz. Beklenti bir çeşit duadır.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Söz Hazreti Ebubekir'e ait, ondan da Bâyezidi Bestamî'ye geçmiş bir duadır. Şöyle: Yârabbi! Sen kâmil kudretsin, her şeye kudretlisin. Yarın cehennemde benim vücudumu o kadar büyüt ki onu yalnız ben doldurayım. Başka kullarına yer kalmasın orda... İşte erişilmez merhamet!
Sayfa 31
Edebiyat
Kunut duasının mesnedi:
Hasan ibni Alî radıyallahu anhümâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vitir namazında kunût yaparken okumam için bana şu duâyı öğretti: Allâhümmehdinî fîmen hedeyte, ve âfinî fîmen âfeyte, ve tevellenî fîmen tevelleyte, ve bârik lî fîmâ a‘tayte, ve kınî şerre mâ kadayte, feinneke takdî velâ yukdâ aleyke, ve innehû lâ yezillü men vâleyte, tebârekte rabbenâ ve teâleyte “Ey benim Allahım! Kendilerini doğru yola ilettiğin kimselerin arasında beni de doğru yola ilet. Kendilerine âfiyet ve güzel ahlâk lutfettiğin kimselerle birlikte bana da âfiyet ve güzel ahlâk nasip eyle. Sevdiğin kimselerin işlerini yönettiğin gibi benim işlerimi de sen yönet. Bana verdiğin nimetlerin hayır ve bereketini daha da artır. Takdir ettiğin şeylerin şerrinden beni muhâfaza buyur. Çünkü sen dilediğini takdir edersin, senin takdir buyurduğunu hiç kimse geri çeviremez. Senin sevip koruduğun kimseye hiç kimse kötülük yapamaz. Ey Rabbimiz! Senin hayır ve bereketin çok, şânın pek yücedir.”[280] İmâm Tirmizî şöyle dedi: Bu hadis “hasen”dir. Kunût duâsı hakkında Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemden rivâyet edilen hadîs-i şerîfler arasında bundan daha mükemmelini bilmiyoruz. Beyhakî’nin rivâyetine göre Hz. Ali’nin oğlu Muhammed ibni’l-Hanefiyye şöyle dedi: “Bu duâ, babamın sabah namazında kunût yaparken okuduğu duâdır.” [281]
[280]. Ebû Dâvûd, Vitr 5, nr. 1425; Tirmizî, Salât 341, nr. 464; İbni Mâce, İkâme 117, nr. 1178; Beyhaki, es-Sünenü'l-kübrâ (Atâ), II, 296, 297, nr. 3138, 3139. [281]. Beyhaki, es-Sünenü'l-kübrâ (Atâ), II, 297, nr. 3139, 3140.
Tanımlama...
Korkunun olduğu yerde aşk yoktur. Cesarettir sevmek. Düzenlere, oyunlara, kötülüklere meydan okumaktır. Sevmek; uzaklaşmaktır yalandan, bencilliği hiçe saymaktır. Bir başka açıdan da inanmaktır sevmek. Gerçekten inanmaktır, tümden inanmaktır. İnsan sevince, sevdiğine bütün varlığı ile teslim olmamışsa, yeteri derecede sevmemiş demektir. Ve ona kayıtsız şartsız inanmıyorsa, sevgiden bahsetmeye bile hakkı yoktur. Kıskançlık inancımızın bütünlüğü ölçüsünde besler aşkı. Şüpheyse öldürür. Şüphenin olduğu yerde inancın yeri olmaz. Sevgiden bahsedilemez orada. Kıskançlıksa, kutsal bir duadır, dudağında sevenlerin. Sevmek; var olmaktır bir bakıma, derinden bakılınca yokluğa benzer. Sevmek bütünleşmektir. Çok seven eksildiğini zanneder, oysa artmaktadır sevmek, çoğalmaktır. Çevrenin gözlerimizden silinmesi, önce bir eksilme hissi verir insana. Fakat o her şeyimizi varlığı ile doldurdukça arttığımızı anlarız. O bir tek kazanç, bütün kayıplarımıza bedeldir. Bir an gelir; her şeyi onunla değerlendirmeye başlarız….”
İman, insanı insan eder. Belki insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır.