Bu dizelerin tersine dönme ümidiyle iyi geceler..
Ellerin uzanmasın Uzak dursun dedim Sakın dokunmasın Hayal ettiklerim bana yakışması İnancım yok benim Duman - Yanıbaşımdan
1000Kitap
"Hayattan akanlar ve savrulan duman her deliğe girmeye, sızmaya muktedirdir. Yaşıyor olmak böyle çepçevre şimdide ve hele geçmişten üzerimize düşenlerle hevenk hevenk bir müddet kendi çağına asılı kalmaktır. Bir mevsimlik çiçek gibi giderek yapışkan, sonunda kurur gibi solmaktır." Şule Gürbüz youtu.be/3riKwmCfjH8?si=...
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh, atılan oklarla delik deşik; İşte, doğduğun eski evdesin birden Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven, Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar... Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir; İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar bir gün bir camı açtığını, Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu, Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı... Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir. Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla Halay çeken kızlar misali kolkola. Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri, İhtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden Ayışığı gibi sürüklenip giden; Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Şiir
Bu türkünün üstüne tanımam
Pınar başından bulanır canım oy İner ovayı dolanır canım oy Sende çok haller bulunur canım oy Dağlar duman olur Çayır çimen olur Ben yari görmezsem Halım yaman olur Halım yaman olur Vay vay Ben yari görmezsem Halım yaman olur Halım yaman olur Vay vay Hiç ovaya inmedin mi canım oy Aşk oduna yanmadın mı canım oy Can yakmaya doymadın mı canım oy Dağlar duman olur Çayır çimen olur Ben yari görmezsem Halım yaman olur Halım yaman olur Vay vay Ben yari görmezsem Halım yaman olur Halım yaman olur Vay vay
Duman
Sigara dumanı boğazını yakıyordu artık. Zihnini susturmak için kendini zehirliyordu bulduğu her fırsatta. Ölmek istiyor muydu yoksa yavaş yavaş acı çekip kendini mi cezalandırıyordu, artık o da bilmiyor. İçindeki lanetli sis, sigaradan daha zararlıydı onun için. Her şeyi sonlandıracak gücü bile yoktu ama yine de hayata karşı bir şeyler başarmak… Belki de sadece bir şeyler hissetmek istiyordu. Yalnızlığın kollarında olduğunu ve onu yavaş yavaş boğduğunun farkındaydı. Nefes alamıyordu ama sigara dumanını bir kere daha soludu. Sanırım onun için artık bir kurtuluş yoktu. Zehir, zehirden kurtulmak için bir tedavi arıyordu. Bir sabah uyandığında gözlerini tavana dikti. Yine ve yeniden uyanmıştı yani en azından gözlerini açmıştı. Saate baktı, sabahın erken saatlerinde olduğunu gördü. Hiçbir şey yapmak istemediği halde yataktan çıktı. Yüzüne soğuk suyu çarptı ama suyun soğukluğu bile onu kendine getirmedi. Gerçeklikten kopmuş benliğine mahkumdu. Aynaya baktı. Göz göze geldi kendisiyle. Gözlerindeki ışıltıyı tekrar görme umuduyla uzun süre daldı. Sudan daha soğuktu onun bakışları. Bir yalancının gözleri ne kadar güzel olabilirdi ki zaten. Herkese, her şeye ve en çok da kendisine yalan söylerdi. İyi olduğunu ima ederdi her seferinde. İçten içe çürüdüğünü bilirdi yine de. Bir kahve yaptı ve sigarasını yaktı. Telefonunu da eline aldı ve mesajlarına baktı. O çürüyen ruhuyla insanlara cevaplar verdi. Her kelimesinden tiksindi çünkü iyi olmadığı halde başkalarına iyi gelmeye çalışıyordu. Eksikti, boştu, altında onun için hiçbir anlam yoktu. Madem hala bu dünyada acılar içinde kıvranmaya devam ediyordu, o zaman en azından bir işe yaramalıydı. Yaşadığını hissettirecek her şeye muhtaçtı. Acınası kimliğini gizledi ve sahte neşesiyle karşılık verdi. Çiçekleri çok seviyordu çünkü ne
Edebiyat
Nurullah Genç
Tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır Külümüzden yükselen duman bizden yanadır Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır Kapıları açacak çoşkun bin niyaz kaldı Ufka bir bak yiğidim, inkılâba az kaldı