Faruk Duman'ın Köpekler İçin Gece Müziği kitabını bitiriyorum. Kısa bir kitap. Kolay okunuyor. Tekinsiz bir evreni var. İçerik sürüklemiyor ama anlatıcı kendini dinletiyor.
Fatih Dumandan okuduğum beşinci kitap artık yazarın dilene kalemine o kadar aşinayım ki kitabı okumaya başlayınca akıp gidiyor. Kitabımızın konusuna gelecek olursak eğer, Türk-İslâm tarihinin önemli şahsiyetlerinden olan Ahi Evran’ın hayatını anlatıyor kitabımız. Çok büyük hizmetleri olmasına rağmen, ön plana Ahilik Teşkilatının kurucusu olarak çıkıyor. Bu kitabı okumadan önce benim bilgim de bu kadardı. Selçuklu döneminde İrandan, Hoydan, gelen ve günümüz Kırşehirine yerleşen hoca Nasureddinin hikayesini okuyoruz. Ahilik tekkesinin kurucusu ve Selçuklu döneminde İslamı yayma çabasını okuyoruz. Ahilerin Diyar-ı Rum'a gidip orada davalarını devam ettirmeleri. Sultan Alaeddin sonrasıda bir tarafda Selçuklu devletinin içindeki çatırdamaları fırsat bilen Moğolları ve onlarla sonuna kadar mücadele eden Ahi Evren ve kardeşlerinin mücadelesini okuyuruz.
Yazarımızın kalemindeki o destansı havayla okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Olayları birleştirmesi, geçişleri, bazı bilinmezlikler, vurguladığı konular… Yine çok sevdiğim bir kitabı oldu. Yazarın diğer kitaplarını kesinlikle öneriyorum özellikle Pir-Ahmed Yesevî’yi önce okuyun sonra Ahi kitabını okuyun. Gerek konu, gerek zaman olarak birbirine paralelliği benim için hem öğretici hem de keyifli oldu.
Rus edebiyatının en zarif ve melankolik kalemlerinden İvan Sergeyeviç Turgenyev’in "Duman", film şeridi gibi akan melankolik bir Baden-Baden atmosferinde, Litvinov’un durulmuş hayatını eski aşkı İrina’nın yıkıcı tutkusuyla altüst ederken, aslında bireysel bir savruluş üzerinden koca bir ülkenin anatomisini çıkarıyor. Yazarın büyüleyici ve duru üslubuyla şekillenen anlatı, bir yanda geçmişin küllerinden doğan imkânsız bir aşkın yakıcı girdabını işlerken, diğer yanda dönemin Rus entelektüellerinin, Batıcılar ile Slavcılar arasındaki bitmek bilmeyen ideolojik ağız kavgalarını acımasızca hicvediyor. Karakterlerin idealleri, siyasi tartışmaları ve geleceğe dair büyük iddiaları, tıpkı rüzgârda dağılan bir tren dumanı gibi havaya karışıp yok olurken; Turgenyev okuyucuya hem insanın iç dünyasındaki zayıflıkların hem de toplumsal yanılsamaların ne kadar geçici ve uçucu olduğunu felsefi bir olgunlukla anlatıyor.
Nefis diyor ki...
İnsan nefsi içinde konusan sestir. Eğer güzel bir şey yapacakken içinden bir ses konuşmaya başlıyorsa bil ki nefsin sana bela olmuş. Kitap farklı iki zamanda geçiyor. İstanbul da babasını yeni kaybetmiş kahramanımız gezerken rastgele girdiği kitapçıdan öylesine bir kitap alıyor. Onu en çok etkileyecek kitap olduğunu bilmeden. Kitapta Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri'nin hayatı anlatılmış. Akıcı bir sekilde yıllar süresince iki zaman arasinda gidip geliyoruz. Kadı Mahmut Efendi tam mesleğinin zirvesinde iken,bir gece gördüğü rüya ile kendisini bir bilinmezin içinde bulur. Öğrencilik yıllarındaki ihlasin kendisinden gittiğini düşünür. Ve yolu Üftade Hazretlerinin dergâhına düşer. Burada nefsini eğitmek için önce ciğer satar, daha sonra abdesthaneleri yıkar. Aradan geçen zamanda da hocasının dizinin dibinden ayrılmaz. Ancak zamanla artık kendi dergahini kurmasını gerekir. Ve hocasının yönlendirmesi ile İstanbul'a gelir. Tüm bu süreçlerde sürekli nefis muhasebesi yapar. Nefsini öldürmenin yollarını arar. Kitapta bu bölümleri nefsin ağzından dinliyoruz. Onu yoldan çıkarmak için her şeyi yapmasına rağmen yıllar geçtikçe nefsi kendisine tabi olur. Diğer taraftan şimdiki zamanda yaşayan kahramanımız ise kitabı akıl almaz bir şekilde çok anlamlı bulur ve hayatında yaşadığı tevafuklarla beraber yeni bir sayfa açar. Kitabını dili son derece akıcı ve güzeldi. Uzun zamandır okuduğum en güzel kitap diyebilirim. Sonunda ise Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri ruhunu teslim ederken nefsi de ona teslim olmuştur. Kitabın son sayfalarında nefsin kendini anlattığı bölüm çok etkileyiciydi. Ne olursa olsun kıyamet gününe kadar vazgeçmeyeceğini insanın kendisine yenilmesi için her şeyi yapacağını açıkça söylüyor. Rabbim nefsini dizgine çekenlerden eylesin. Amin
Alıntılar :
Bu dünya
Fatih Duman birbirini takip eden Meczup ve Hiç Kimse kitaplarını bir seri halinde kurgulamış. Bnde incelememi her iki kitabı ele alarak yaptım. Birbirini tamamlıyorlar ama birbirinin devamı gibi düşünmeyin. Yani birini okuyunca illa arkasından ikinciyide okumam şart gibi eksiklik hissetmiyorsunuz. Ama imkanınız varsa seriyi okumanızı öneririm tabi. Bn Meczup-Hiç Kimseyi okudum arada 152 Gün atlamışım onuda okuyacağım.. Araştırdığım kadarıyla serinin "152.Gün" kitabı karakterlerin kaderlerinin nasıl kesiştiğini gösteren ara bir köprü görevi görüyormuş..Yani düşüncemde bir değişiklik olacağını sanmıyorum.. Meczup ve Hiç Kimse kitapları, tarz olarak "Tasavvufi/Manevi, Felsefik Öykü" Kıvamında Kısa Öykü tarzında yazılmışlar. Meczup kitabında teslimiyeti, gerçek sevgiyi, bekleyişi tasavvufi derinlikle vurguluyor. Hiç kimse kitabında insanın kimliğini bulma çabasına, içsel yalnızlığına, görünmezliğine ve maddi değerlerin ötesindeki manevi zenginliğe derinlemesine işlemiş. Kitapları okurken samimi ve sade anlatımıyla, türkülerle, içsel seslenişlerle duygusal bir yolculuğa çıkacaksınız..Eğer"Bana bir oturuşta bitecek kadar akıcı, ama kapağını kapattığımda beni saatlerce düşündürecek, içimi ısıtacak ve insani duygularımı harekete geçirecek bir şeyler lazım" diyorsan; Ve İnsan ruhunun derinliklerini seviyorsan Meczup ve Hiç Kimse tam aradığın kitaplar diyebilirim.
Önce Meczup'u, ardından Hiç Kimse'yi okursan ki bn öyle yaptım karakterlerin ve hikayelerin birbiriyle olan o naif bağını çok daha iyi yakalayabilirsin;) Kıymetli Yazarımız’ın her iki kitabı da bence elinize alınca bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap serisi olmuş kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Şayet Fatih Duman’ın bu öykü serisini okursanız kendinize yatırım yapmış olursunuz bir şey kaybetmezsiniz… yani…
Momo ile birlikte duman adamlarla mücadele ederken zamanın tüm insanlar için ne kadar değerli olduğunun bir kez daha anlıyoruz. Bu mücadele bizim için çok değerli dersler barındırıyor.
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,3bin okunma