dunkelbunt

dunkelbunt

, bir kitap okudu
Puan vermedi·176 syf.·
2023 36. kitabı
Miguel Bonnefoy
8.1/10 · 418 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·160 syf.··
2023 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2023 10:23
wilhelm genazino ile jaguar’dan çıkan o gün için bir şemsiye kitabıyla tanışmıştım. mutsuzluk zamanlarında mutluluk ise bu sıralar önüme sık sık çıkınca merakla okuttu kendini. kitabı baş karakter heidegger üzerine doktora yapmış felsefe mezunu gerhard’ın anlatımıyla okuyoruz. gerhard mezun olunca alt kademeden girdiği çamaşırhanede çalışmaya başlıyor ve senelerini orada çalışarak geçiriyor. onun kariyer kaygısı, para ya da prestij kaygısı yok. o yalnızca düzenli olarak sıradanlığın detaylarına kapılıp içindeki sıradışılığı takip edebilmek ve buna uygun yaşayabilmek istiyor. örneğin balkona astığı pantolonun günbegün yıpranışını saat saat not alabilmek istiyor ya da cebine bir dilim ekmek atıp bütün gün onun oradaki yersizliğini hissedip kıkırdayabilmek istiyor. farklı bir zihin ama hepimizin zihnine de bir ayna onunkisi. yer yer rahatsız edici, yer yer tanıdık.. taşıdığı daimi utanç, yersizlik, ait olmama hissi onun toplum içindeki görünmezliğini sürdürebilmesinin önüne geçince olaylar onu beklediğinden farklı bir noktaya götürüyor. gerhard görünür olduğunda toplumsal uyumsuzluğu göze batıyor. sade ve akıcı bir dil ile okuyucuyu kolayca eline alan yazar, bu kitabında da karakterin ayrıksılığıyla kendi tuhaflıklarımıza ayna tutuyor. çeviri tertemiz ancak ayrıntı yayınlarının göz yoran mizanpajı yine kişisel gündemimde. emeği geçen herkesin eline, gözüne sağlık.
Mutsuzluk Zamanlarında MutlulukWilhelm Genazino · Ayrıntı Yayınları · 20205,6bin okunma
Puan vermedi·206 syf.··
2023 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2023 00:00
tek kelimeyle ba-yıl-dım! 14. yüzyılın karanlık ingilteresi. piskoposlar, lordlar, şövalyeler, yoksulluk, adaletsizlik.. ve tüm bunların ortasında bir gezici tiyatro kumpanyası. nicholas ufak tefek suçlar işlemiş firari bir papaz. din ile hayat arasındaki ahlaki çatışmaları sürerken, karşılaştığı gezici tiyatro kumpanyasına girerek, kendini o güne kadar karşılaşmadığı kadar büyük çatışmaların ortasında bulan biri. şimdi hiç tanımadığı bir dünyaya tanık olacak. her şey kumpanyaya katılmasına vesile olan karşılaşmayla, oyunculardan brendan’ın ölümü ile başlıyor. kumpanyacıların tek amacı var, brendan’a bir kilise cenazesi düzenleyebilmek. bu da demek ki yol boyunca cenazeyle yolculuk edecekler ve en yakın kasabaya ulaşıp arkadaşlarını gömmek için mola verecekler. kendi deyimleriyle kasabaya ölümü götürecekler ve ölümle başlayan bu macera, küçük bir çocuğun ölümüyle dallanıp budaklanacak. kumpanyanın içine sızan bu son ölüm, yeni bir oyunu çıkaracak sahneye. üç kez oynanacak bu oyun her seferinde değişecek, gelişecek ve oyuncularını yiyen bir canavara dönüştürecek kumpanyayı. peki ödenen bedeller sonunda adalet tecelli edecek mi? kralın adaleti nedir? tüm bu meraklı soruları kumpanyanın karakterleri ile okuyacağız: hakikat, nasihat, adalet, kibir.. çok güzel bir kurgu, biter bitmez diğer kitaplarına bakındığım bir yazar. ne yazık ki türkçe’ye çevrilmiş başka kitabı bulunmuyor. umarım bir yerlerde yayına hazırlanan bir kitabı vardır. başta çevirmen damla göl olmak üzere emeği geçen herkesin eline, gözüne sağlık. siz de benim gibi ortaçağ avrupası ile ilgiliyseniz beğeneceğinize eminim.
Edebiyat
Kıssadan HisseBarry Unsworth · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024243 okunma
7/10
·272 syf.··
2023 33. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2023 17:47
domingo’dan çıkan önceki kitaplarını okuduğumda en en sevdiğim yazarlardan biri olmuştu mary lawson. hatta bir gün ismini sayıklayarak uyanmışlığım bile var :) sonbaharın sonu’nun çıkacağını duyunca o kadar sevindim ki alınca bir süre okumayı erteledim kıyamayıp. lawson’u neden bu kadar sevdiğimi tam açıklayamıyorum, sanırım bazı hislerimiz çok benzer ve o dingin tarzı beni çok alıyor. kanada’nın kuzeyine olan sevgi ve özlemi, o aitlik hissi metinlerinde çok kıvamında hissettiriyor kendini, ne eksik ne fazla. sonra doğanın tamamlayıcılığı, coğrafyanın karakterler üzerindeki etkisi.. her şeyiyle tam tamına geliyor bana. türkçe’ye çevrilen bu son kitabını ise az önce bitirdim ve yine o dingin hisle doluyum. yine de bir sıralama yapacak olsam en altta bu kitabı olurdu sanırım. belki konunun işlenişiyle belki de tam olarak konunun kendisiyle alakalı. aklımda karakterlerle alakalı çok soru kaldığından tamamlanmamış bir şeyler var hissim de oldu. SPOILER ! örneğin liam neden annesi tarafından bir türlü tam benimsenmedi? liam’ın sevememe/uyum sağlayamama sorunuyla mı alakalıydı? yoksa yumurta mı tavuktan çıkmıştı? rose neden evden kaçtı? vb. SPOILER mary lawson’la daha önce tanıştıysanız bu kitabını da severek okuyacağınıza eminim ama yazarla ilk kez tanışıyorsanız bu kitabıyla başlamamanızı tavsiye ederim. çevirisi ve baskı öncesi hazırlıkları tertemiz, herkesin eline sağlık.
Sonbaharın SonuMary Lawson · Domingo Yayınevi · 2023243 okunma