Gazze de ise enkaz, bir kaidedir ama mermerden, bronzdan granitten değil, lime lime edilmiş canlardan, etten kemikten, kandan, gözyaşından, tarumar edilmiş hayatlardan, yürekleri yakıp kavurmuş ateşten, sineleri çatlatan öfkeden ve arş-ı alaya hamd ile uğraşan teslimiyettendir. Allah'tan başka yardımcısı olmayan yalnızlıktan, düşman Dize getiren direnişten müteşekkildir. Tüm bunlarla Gazze'nin enkazını harmanladığınızda tarihler boyu onur, duruş, destansı bir direniş mesajı verecek anıtların üzerinde yükseleceği kaidedir Gazze'nin enkazı. bu Kaide üstünde yükselen anıtlar ise yüzyıllar ötesinden sahabe hayatını sayfa sayfa çağın önüne açan gazelinin iman dolu her bir eylemidir. yıkıma, ölüme, açlığa, soğuğa rağmen verdiği tepkidir. GAZZE’NİN HAFIZASI KIZIL KAPI SEMBOL / sayfa 43
Günler, Yıllar gelip geçer. savaşlar, çatışmalar Akar durur. tarih, insanlık duruş sahibi şahsiyetleri unutmaz; rüzgar gülü gibi savrulanlar ise takvim yapraklarının soluşu gibi silinir gider, Hatırlanmaz. enkazda sevdiklerini kaybetmiş bir Gazzelii kardeşimizin hüngür hüngür ağladığı bir kayıt vardı. söyle diyordu O baba; ‘’ Gözlerimiz korkudan ağlamıyor. ölümden korkmuyoruz. kalp kırıklığından ağlıyoruz. Dünyanın tüm köpeklerini üzerimize saldılar. Araplar dahil tüm dünya bizi yalnız bıraktı.’’ ahirette de duyacağımız Sitemler bunlar. söylememiz gerekirken sustuklarımızdan; tavır göstermemiz gerekirken yaptığımız alık alık duruşlardan hesaba çekileceğiz. O nedenle tarihin doğru tarafında yer alan, soykırımcılara karşı sesini yükselten kim varsa onları, Gazze'de, tenceresine pilav doldurmuş bir çocuğun eskimez sevinci ile karşılıyoruz.
GAZZE’NİN HAFIZASI KIZIL KAPI SEMBOL/ sayfa 260