ah, yeniden bir kuş olmak vardı, yukarıdan aşağıya
bir merdiven telaşıyla düşerken çatılardan-
çakılan bir çivinin ağrısını kim taşır? cebinde binlerce hüzün
açıp bakarsın sayfalar kendi kendine çevrilir
kendi kendine uçup gittiği yerde...kalırsın
Kendimi inandırma gücünü yitirdim ben. İyi şeylerin bu kadar yakınımda durabileceğine ve olabileceğine uzun süreceğine inanmıyorum. O ağır kayayı ne yapıp edip güç bela tepenin ucuna kadar çıkarmayı başarsam da, kayanın orada kalmayacağını, geri yuvarlanacağını biliyorum. Hafızamı yurt edinen gölgeler ha bire aklımı karıştırıyor. İflah olmaz bir kopuşla hayata tutunmayı başarabildim. Ne kadar büyük bir çelişki? Bir kopuş karşılığı hayata bağlanmak. Zaman zaman amaçsız, gelişigüzel rastlantılarla güçlenen bir tutunma. Kopuşu unuttuğun anda daha büyük bir lanete sürükleneceğini bilmek.