7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 00:00
Serinin son kitabını bitirdim. Bu seri ile birlikte ormanlarda dolaştım, köpekleri besledim, yeni insanlarla tanıştım, insanların önyargılarına öfkelendim, dalga geçilmesine üzüldüm, çok fazla şey keşfettim. Düşler Atlas'ına başlarken sanki çok orta yerden direkt maceraya atılıyormuş gibi hissettim. Çünkü önceki kitaplarda Deniz ve Bamba birbirlerinin hayatlarına misafir olmuşlar ve çok fazla şey keşfetmişlerdi. Bu kitapta birlikte yol alacaklarını düşününce ben ilk tanışma anına da şahit olmak isterdim. Kitabın sonlarına doğru yaptıkları konuşma bu yüzden kalbimdeki o eksikliği doldurmaya yetmedi. Beni sonuyla ters köşe yaptı en sevdiğim kısım bu oldu sanırım, ağzım açık kalarak son sayfaları okudum. Ra ile Tarun'un kardeş olması ve Büyük Avcı'nın çocukları olmaları hiç beklediğim bir şey değildi. Ra'nın en çok hayalini kurduğu kendi ormanı dışındaki dünyayı görebilecek olması beni mutlu etti. Bu 3lü seri sıcacık tam Çocuk Bayramına özel bir hediyeydi benim için.
Düşler AtlasıÖzgür Balpınar · Genç Timaş Yayınları · 2018888 okunma
10/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2021 16:00
DÜŞLER ÜLKESİNE YOLCULUK “Masallar bizim duygu dünyamızı yansıtan gerçeğin bir parçasıdır.” “Her çocuğun öğrenmesi ve ders alması gereken şeyler vardır.” ✏ Bay Richardson, Maggie, Emily, Thomas, Bayan Eleanor, Bay George, masal perisi, Jeremy, Gökkuşağı Perisi ve Periliçe Siena ile birlikte, güzel ve öğretici bir masalın içerisinde ben de yer aldım. Evlerindeki kocaman kütüphaneyi hayal ettim ve içinde kayboldum adeta. Evlerimizdeki kütüphane televizyonlarımızdan çok büyük olmalı diyorum. Kitaplardan daha çok bilgiler edinebiliriz. Eserde, konuşan ağaç ormanı, periler vadisi, mor-sarı menekşe dağı ve sihirli denizle efsunlu göl derken büyük bir merakla okumaya devam ettim. Emily ve Thomas gibi ben de meraklı bir şekilde ilerledim. ✏ Eserde çocuklarımıza verdiği öğreti, verdiğimiz sözü yerine getirmeliyiz, sözümüzü tutmalıyız. Çocuklara küçüklüğünde ne öğretirsek onu alır, algılar. İyi bir nesil gelsin istiyorsak, biz ana-babalara çok büyük görevler düşüyor. Çocuklarımızın büyüdüklerinde iyi birer birey olmaları için çok çaba harcamamız gerekiyor. Evet, pamuk şekeri tadında güzel bir eser okudum. Sizlere de tavsiye ediyorum. Alın ve çocuklarınız ile birlikte okuyun. Yazarımızın eline yüreğine sağlık. Bol okurları olur inşallah. #cananöget #düşlerülkesineyolculuk #okudumbitti #yorum
Düşler Ülkesine YolculukCanan Öget ·  Yılkad Yayınları · 20198 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 114. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2020 20:26
Bugün büyük, küçük herkesin okuması gerektiğine inandığım bir üçlemenin ikinci kitabı olan "Yeryüzünün Kalbi" yorumuyla geldim. İlk kitap olan "Göğü Yere İndirelim" i de çok severek okumuştum. Üçüncü kitap olan "Düşler Atlası" nı da fazla bekletmek istemiyorum. Mutlaka okuyun ve çocuklarınıza okutun. Ne kadar çok çocukta farkındalık yaratsak ne mutlu bize.... Öyle derin anlamlar barındırıyor ki benim duygularıma tercüman olduğu için çok mutluyum ayrıca... Teknoloji dediğimiz canavar bizleri aile içi sohbetlerden, sevgiden mahrum bırakıyor. Kendi adıma bunu en aza indirdiğim için mutluyum. Herkes elinde telefon, tablet, onun dışında TV karşısında hayat tüketiyor. Sevgisiz çocuklar yetişiyor. Çoğunuza sevginizi verin, onlarla oynayın, sohbet edin eline telefon verip kafamı dinliyeyim demeyin. Faydalı şeyler yapın ve çocuklarınıza aşılayın. Bu konuda destan yazabilirim, çünkü gerçekten çok üzülüyorum. Kitaptan bahsedecek olursam ; Kongo'da Mbuti kabilesinde yaşayan Bamba öğretmen olmak istemektedir. Bunun için öğrenci değişim programıyla iki aylığına Türkiye'ye gelir. Onun yaşadığı yerde uçsuz bucaksız ormanı ve gökyüzü varken kendini betonlar içinde bulur. Çok üzülür, bu ülkede çiçekler parayla satılır, parasız bir şey yapmanız mümkün değildir. Hele ağaçlar şehir dışında uzak tepelerde vardır sadece, çocuklar TV, telefon ve oyun konsolu karşısında bağımlı hale gelmişlerdir. Bu onu o kadar üzer ki elinden geldiğince onlara sevginin, dostluğun ve paylaşmanın güzelliğini göstermek ister. "Bu yeryüzünde gerçekten yaşadığınızı en çok ne zaman hissedersiniz?" "Öğrenirken, öğretirken, yardım ederken ve paylaşırken..." Unutmayın paylaştıkça güzelleşir dünya...
Yeryüzünün KalbiÖzgür Balpınar · Genç Timaş Yayınları · 20181,418 okunma
Puan vermedi·976 syf.··
2020 35. kitabı
İLAHİ KOMEDYA / DANTE ALIGHIERI - İNCELEME Bir eseri değerli kılan nedir? Daha doğrusu, klasikler neden okunmalıdır? Bu soruya tanımlarla cevap verebilir miyiz? Deneyebiliriz belki. Onları okuyan ve seven için zenginlik oluşturan kitaplara klasik denir diyebiliriz. Tohumunu atıp eser olarak kendini unutturmak: İşte klasik eserler bu spesifik güce sahiptir. Klasikler, hem kendilerini unutulmaz olarak kabul ettiren, hem de kişisel ya da kolektif bilinçaltınca özümsenip, hafızanın kıvrımlarına gizlenerek çok özel etkiler yapan kitaplardır. Bir klasiğin yeniden okunması, ilk okuma gibi keşif mesabesinde olur zira yeniden okunuşu aslında yeni bir okumadır. Aslında klasikler söyledikleri şeyleri hep söyleyecektir; bize ulaştıklarında, üzerlerinde bizden önceki okumaların izlerini taşıyan ve arkalarından, içinden geçtikleri kültür ya da kültürlere bıraktıkları izleri sürükleyen kitaplardır ve bu bağlamıyla da kümülatif bir hüviyete sahiptirler. Hatta klasiklerin, aralıksız olarak bir eleştirel söylemler bulutu yaratan ve sürekli bu buluttan kurtulan yapıtlar olduklarını da söyleyebiliriz. Okundukları zaman, bir yerlerden bildiğimizi sandığımız şeyleri yepyeni, beklenmedik, şaşırtıcı kılan kitaplardır. Bir nevi, evrenle eş anlamlı tutulurlar diyebiliriz. Lakin elbette klasiğimiz bize kayıtsız kalamaz ve bizim onun aracılığıyla, tabi aynı zamanda ona karşı çıkarak, kendimizi tanımlamamızı sağlar. İnsan marjda bulunsa dahi, bir fon uğultusu gibi süregelir benliklerimizde. İlahi Komedya da bir klasiktir, bu bağlamda değerlidir ve okunmaya şayandır. Teolojik yaklaşımların temellerinin oyulması ile yerini rasyonel yaklaşımların doldurmaya başladığı olgusunu hepimiz biliyoruz, nitekim mezkur rasyonalitenin içerisinde yaşamaktayız. Lakin derinlemesine düşündüğümüzde, değerlerin
Edebiyat
İlahi Komedya (Cep Boy)Dante Alighieri · Oğlak Yayıncılık · 20216,4bin okunma
8/10
·328 syf.·
2022 12. kitabı
İnsanı Tanıma Sanatı, Adler' in 1920 yılında Viyana Halk Enstitüsü ' nde verdiği bir yıllık konferanslardan oluşuyor. Anılar, Düşler, Düşünceler kitabına yaptığım incelememde, benim de psikolojiye ilgi duyan herkes gibi favorilerim Adler, Jung ve Freud üçlüsü demiştim. Ama diğerlerinin aksine ilk defa Adler' in bir kitabını okuma fırsatı buldum. Tabi savunularını, çalışmalarını, hakkında konuşulanları, yazılanları daha önceleri okudum. Jung; arketip, ekstraversiyon ve introversiyon kavramlarıyla, Freud; libido, bilinçaltı, baskılama, nevroz ve karşı koyma, Adler ise aşağılık ve üstünlük kompleksleri ,toplumsal ve kişilik kuramları üzerine çalışmalar yapmış. Baktığımız zaman farklı alanlarda çalışmış gibi görünselerde aslında hepsi birbirini tamamlayan çalışmalar. Aynı zamanda derinlik psikolojisinin de kurucularıdır bu üçlü. Kitapta Freud’un psikanalizinin büyük kent insanına, Jung’un analitik psikolojisinin henüz doğadan kopmamış taşra sakinleriyle ilkel yaşam düzeyindeki kimselere, lise öğretmenleri için bir psikoloji sayılan Adler psikolojisinin ise orta ve küçük kentlerde oturanlara hitap ettiği söylenmiş. Ya da Freud’un çocukların, Jung’un ömrünün ikinci yarısında bulunan kırk yaş üzerindeki erişkinlerin, Adler’in ise gençlerin psikolojisini açıklığa kavuşturduğu, dolayısıyla bu üç öğretinin birbirini bütünlediği ileri sürülmüş. Freud nevrozların sebebinin bastırılmış hazlar ve cinsel travmalar olduğunu savunur. Jung' a göre sebep topluma uyum sağlanamaması, toplumdan izole edinilmesi, prestij, gelecek kaygısıdır. Ama Adler ise nevrozların bir fiksiyon (hayal ve kuruntu) olduğunu iddia eder. Adler de, Jung gibi Freud ' in cinsellik hakkındaki savunularına karşı çıkmış ve bu sebepten yollarını ayırmıştır. Adler ve Jung' a göre toplumdan kendimizi soyutlamamızın,
İnsanı Tanıma SanatıAlfred Adler · Say Yayınları · 20207,7bin okunma