Gerçekten de, etten yapılmış gözlerimize bir başkasının vicdanını görebilme olanağı verilseydi, bir insan hakkında düşüncelerinden çok düşlerine bakarak daha kesin bir karar verilebilirdi.
Eyleme geçmemiş her "düşünce", sadece "düşüncedir." Yani "düşün içindedir." Bir diğer anlamdaysa doğmamış amellerdir. Fakat nefsin ihtiyacı olansa idrak ve idrakin eylemde vuku bulmasıdır.
“Fazla düşünmemeye çaba gösteriyorum. Başka düşünceler gibi düşünce de karneye bağlanmalı şimdi. Düşünmeye katlanılamayacak bir çok şey var. Düşünmek şansını zorlayabilir insanın. Oysa benim amacım dayanmak…”