Ne zaman babamın kelimeleriyle benimkileri teraziye koysam onunkiler hep kafamın içindeki düşüncelerden daha ağır, daha güçlü ve daha kalıcı hale geldiler. Benim düşüncelerim Medcezir misali bir kabarık bir alçalıyor, özgüvenimi yerle yeksan ediyordu. Ama kumdan kaleler asla sonsuza kadar ayakta kalamazlar.
Özgür irademi sorgulamak saçma görünebilir ama kabul etmekten nefret etsem de bu deneyimler göründükleri gibi değildir. Birinin yapabileceği herhangi bir seçim, genetik miras, yaşam deneyimleri, verili koşullar ve planlanmış hedefler arasında dağılım gösteren bir yığın gizli faktörün zirve yapmış etkileşimi olmalıdır. Bu etkilerin bazıları dış kaynaklardan geliyor olmalı ama tümü, beyindeki sinirsel aktivite desenleri olarak sonlanır. Bu, sinirsel mimarim boyunca tetiklenen sinir hücrelerinin yayılmış ağlar matrisidir. Önyargılarım, anılarım, algılarım ve düşüncelerim beynimin içindeki uyarım ve engellemelerin etkileşen desenleridir ve en son, kontrol ve dengeleme işleri de bitirildiğinde, tüm bu karmaşık etkileşimlerin sonucunda ortaya çıkan toplam kararlarımız ve yaptığımız seçimlerdir. Farkında değiliz çünkü etkiler bilinçdışıdır, bu yüzden verdiğimiz karara özgürce vardığımızı sanırız. Bu, Spinoza'nın, “İnsanlar kendilerini özgür olarak düşünmekle yanılırlar; bu düşünceleri kendi davranışlarının bilincinde olmalarına ama onları belirleyen nedenlere ilişkin bilgisiz olmalarına dayanır" derken kavradığı bir sorundu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zamanın deliliklerine kapılacak adam değilim ben; çevrem çalkalansa da aklımı korumayı bilirim. Öte yandan, istiridyelerin incilerini yaptığı gibi kanılar biçimlendirip sonra üstüne kapanan, şu dar kafalı ve küstah yaratıklardan da değilim. Kendi düşüncelerim, kendi kanılarım vardır ama dünyanın soluk alıp verişine sağır değilim..
"Seni yeterince iyi terbiye edememişim demek ki. Onca çaba boşa gitmiş."
Onca çaba?
Onca dayak.
Onca hakaret.
Onca acı.
Onca korku.
Onca eziyet.
Onca onca onca... Onca birbirinden kötü his ve düşünce! İyi tek bir şeye bile sahip değilim. Düşüncelerim bile... Onlar bile artık kötü. Onlar bile korkunç.
“Ben çocuğum. Öğrenebilirim, değişebilirim, gelişebilirim. İşte bu, en güçlü tarafım benim. Bugün en sevdiğim renk mavi. Yarın yeşil olabilir. Bugün bazı konularda bazı düşüncelerim var. Yarın bunlar değişebilir ve daha farklı düşünebilirim.”