Sönüp gitmesin sezgilerim, bilgece düşüncelerim, hiç değilse sevinçli anlar... Benimle kalsın, yönünü, kavramaya uğraşıyorum, karşı durmamak için, anlayabilsem, gücünden yararlanırım belki, geçmişe doğru mu esiyor....
Aah Selim ah ! Şu yaşımda bu kitabı tekrar okumaya cesaretim yok . Düşüncelerim değişti ,hayata bakış açım değişti; dertlerim , sorumluluklarım değişti. Ya ben de Turgut gibi olursam Şaka bir yana bu romanın kült olmuş bir cümlesiyle bitireyim: İnsan bazen yalnız kalmak istemez, sadece anlaşılmak ister.
Çokluğun bağırtılarının çarpıp parçalandığı, yalnızlığımın temel direkleri kitaplarımın korumasında, salt düşüncelerim, iç kıtam, cennet ve cehennemim için vardım. Zaferi beklerken, karanlık bir paltoya sarınmış, hep olduğunca az görülmek kaygısıyla sürüyordum yaşamcığımı.
“Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? Bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve anları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.”