Puan vermedi·160 syf.··
2026 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 09:29
‘Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı’nı okumayı uzun süredir erteliyordum. Yakında okuduğum ‘Kosiller Tarihi’ ile artık okumanın sırasının geldiğini düşündüm. İlk olarak hıristiyanlık tarihinde ikonoklazm yani ikonların put sayılıp yasaklandığı ve yıkıldığı bir dönem var. Bu dönem 3.Leon ile başlıyor, 726-787 arasında sürüyor. İmparatoriçe İrene’nin 2. İznik konsili ile bu dönem bitiyor (İrene’nin romanı için bkz-Selim İleri, Hepsi Alev). 814 yılında tekrar ikonoklazm canlanıyor ve 843 yılına kadar devam ediyor. Kitap, bu dönemi içeren Ada ve Tepe ile daha günümüzde geçen dutlar öykülerinden oluşuyor. İlk öyküde kahramanımız Andronikos, ikonların yasaklanması ile manastırdan bir adaya kaçışını okuyoruz. İkinci öyküde ise arkadaşı İoakim’den Andronikos’un başına gelenleri ve ikonoklazm döneminin bitişi sonrasındaki tabloyu görüyoruz. ‘İnancı uğruna zindana atılmayı bile göze alamayan adamın inandığı söylenebilir mi?’ ‘İnsanı insana oyuncak olsun diye yaratmamış Tanrı. Evet, ama ya şeytanın içimize saldığı gururla öyle düşünmek hoşumuza gidiyorsa...’ Okuması kolay olmayan ama yine de güzel bir kitaptı.
Edebiyat & Roman
Uzun Sürmüş Bir Günün AkşamıBilge Karasu · Metis Yayınları · 20192,179 okunma
8/10
·221 syf.··
2026 132. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 22:47
Sıkı bir Kemal Tahir romanları hayranı olarak söylemeliyim ki en az romancılığı kadar hikayeciliği de muazzam. Hedefim bütün Kemal Tahir külliyatı, bu kitap da bu yolda atılmış adımlardan birisiydi. Hikayelere gelirsek, hepsi olabildiğince gerçek ve hayatın içinden bu yüzden oldukça sarsıcı ve dramatik, özellikle Dutlar Yetişmedi hikayesi sizi derinden etkileyecektir diye düşünüyorum. Herkese iyi okumalar.
1000Kitap
Dutlar YetişmediKemal Tahir · lthaki Yayınları · 2010257 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
6/10
·221 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 20:42
Kemal Tahir'in 27 tane öyküsünden oluşan Dutlar Yetişmedi, genellikle cezaevi ve mahkum temalarını merkeze alan hikayelerden meydana gelmiş. Kitabın sonunda da kitapta geçen bazı kelimelerle ilgili 'Küçük Sözlük' bulunuyor ki bu okuyucuya katkısı olan bir çalışma olmuş. Özellikle kitaba adını veren 'Dutlar Yetişmedi' ile 'Doğruluk' öykülerini beğenerek okudum. Diğer öykülerde ise hep tekrar eden temalar, yarım kalmışlıklar ve tekdüzelik hakimdi. Yazarın bu zamana kadar okuduğum kitapları genel olarak beğensem de saydığım bu olumsuzluklar nedeni ile bu eseri çok özümseyemedim. Kemal Tahir'in dili ise her zamanki gibi samimi ve yaşadığı dönemi bugüne çok etkili şekilde aktarıyor.
1K
Dutlar YetişmediKemal Tahir · lthaki Yayınları · 2010257 okunma
7/10
·216 syf.··
2026 2. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 21:13
Romanları ile tanıdığımız Kemal Tahir Dutlar Yetişmedi kitabında bu kez hikayeleriyle okuyucularla buluşuyor. Romanlarının akıcı üslubunu seven biri olarak hikâyelerinde aynı akıcılığı bulamadığımı söyleyebilirim. Hikâyelerde konu bütünlüğü çok fazla bulunmamakta, bazen aşırı kısa hikayelerine de denk gelmeniz mümkün olabiliyor. Kemal Tahir'in hikayelerindense romanları daha fazla tercih edebilir diye düşünüyorum. Herkese bol istifadeli okumalar dilerim.
Edebiyat
Dutlar YetişmediKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2019257 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2025 48. kitabı
Kitap karşı çıkış, arayış, reddetme, itiraz, farkına varma, isyan, sorgulama odaklı ilerliyor. Daha çok duygular ve soyutluk ön planda. Zaman olarak Bizans dönemindeyiz. Andronikos kiliseden, kilise öğretilerinden, toplumdan, klişe ve kalıplardan, ezberlerden, çizilen yanlış sınırlardan kaçıp (ya da gidip) dağlara, tepelere sığınıyor. Bazı şeyleri ya da her şeyi bırakıp uzaklaşmak kimine göre kaçmak kimine göre gitmektir. Andronikos, kitap boyunca da görüleceği üzere çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da hem ikilemde hem sorgulamada. Sayfa 44'te "Gitmek. Kendini de başkalarını da aldatmayacağı, aldatmak zorunda kalmayacağı bir yere kaçmak, bir yere gitmek. Öyle bir yer ki kendisinden yalnız inancını değiştirmesi değil eski inancına göre hareket etmesi, davranması da istenmesin. Öyle bir yer ki, bugüne dek topluluk içinde Andronikos neyi simgelemişse, orada öyle bir şeye yer olmasın." derken, sayfa 45'te "Kaçmak gerekti. Kaçmak, uzaklaşmak, hayatı yeniden başlatmak için gerekli koşulları bulacağı günü bekleyerek, umarak, kaçmak, uzaklaşmak..." diyerek ikilemi ve aynı zamanda bulunduğu yerden kopmanın savaşını yansıtıyor. Kimine göre gitmek korkaklık kimine göreyse kahramanlık. Andronikos bu konuda da beyin fırtınası yapıyor, iki açıyı karşılaştırıyor, ölçüp biçiyor, tartıyor. Bir yerde "Serüven ardında koşmak için insan yürekli olmalı, yiğit olmalı, alışkanlıklardan her an kopabilmeli, daha doğrusu alışkı edinmekten kaçınan kişi olmalı." diyerek topluluk içinde yaşamayı kölelik olarak görüyor, başka yerdeyse"Kahramanlık, acaba, köleliği kabul etmek anlamına gelemez mi?" diye soruyor. Ama başka şeye karar veriyor: "Kahraman olmayacaktı. Efendisine dönmeyecekti, efendisinden kaçanlara katılmayacaktı. Ne köle olacaktı ne kahraman." Çoğu kişinin yaptığı gibi Andronikos da
Uzun Sürmüş Bir Günün AkşamıBilge Karasu · Metis Yayınları · 20192,179 okunma
Andronikos'un Zihinsel Yolculuğu
Puan vermedi·160 syf.·
2025 77. kitabı
Bilge Karasu (1930 – 1995) Varoluş, zaman, anlam arayışı gibi evrensel temalarla okuyucusunu sorgulamaya, kendi iç dünyasına bakmaya yönlendiren Oruç Aruoba ‘nın kitaplarındaki Bilge Karasu alıntılarını okudukça yazara olan merağımı arttırdı. Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı eseri de bu minvalde yazarla tanışmak için okuduğum ilk eseri oldu. Eserde yalnızlık ve içsel düşüncelere yoğun felsefi ve farklı bir yaklaşımı var. Postmodernist bir tarz, derinliği, kurgusu ve anlatım tekniğiyle yazar insanın varoluşunun sorunlarına odaklanan eserini özgün bir yapıda sunuyor . Karasu dili bir iletişim aracı olmanın ötesinde, düşüncenin ve varoluşun şekillendiricisi olduğunun bilincinde yazıyor. Metinlerinde anlamları doğrudan sunmuyor. Okuyucunun yorumlarını, düşüncelerini ve deneyimlerini tamamlamasıyla aktif bir bilinç akışı tekniğiyle yazıyor. Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı Ada, Tepe ve Dutlar olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Yazar bölümlerde iç monologu fazlasıyla kullanıyor. Ve bilinç akışında sıçrama tekniğini kullanıyor. Karakter zihni bir düşünceden başka bir düşünceye, bir duygudan bambaşka bir duyguya, mazideki bir hatıradan geleceğe dair bir endişeye aniden atlıyor. Bu tekniği kullanması fazlasıyla özgünlük katıyor. Alegorisi, metaforu bol bir anlatıyla birleştiriyor. Eserin üç bölümünde de tema olarak inanç, baskı, direnç ile varoluşsal arayışları anlatıyor. Eserin giriş bölümünde "Ada" Bizanslı genç bir papaz olan Andronikos'un hikayesini anlatıyor. baskıcı bir rejim altında inançlarının gereği değiştirilmeye çalışılır, Bu durum karşısında yenilikleri sorgulamaya başlıyor ve inandığı değerlere ihanet etmemek için sandalla ıssız bir adaya kaçmak için denize açılıyor. Karakter Sandal yolcusu sırasında düşünceleriyle başbaşa kalıyor ve toplumsal alandan soyutlanmaya doğru bir yalnızlaşma başlıyor. İkinci
Düşünce
Uzun Sürmüş Bir Günün AkşamıBilge Karasu · Metis Yayınları · 20192,179 okunma