Üçüncü kitaptan belli bir yere kadar okuduktan sonra ikinci kitabın yorumuyla gelebildim sonunda… İlk kitabı ben pek sevememiştim, sonlara doğru güzelleşse bile okurken neyin bu kadar abartıldığını anlayamadım ama bu kitapta resmen seri seviye atladı. Celaena okuduğum en güçlü kadın karakterlerden biri ve ben filmlerde de kitaplarda da güçlü kadın karakter görmeye bayılıyorum, ayrıca kitapta aşkın değil de bir kadının kendi gücünün ön plana çıkarılması çok hoşuma gitti. İlk kitabın kısaca özetini yapacak olursam Adarlan Krallığı'nın en ünlü suikastçısı olan Celaena Sardothien'in, Endovier adlı maden kampındaki esaretiyle başlıyor. Veliaht Prens Dorian, ona bir teklif sunuyor ve Celaena kral tarafından düzenlenen ve en yetenekli dövüşçülerin katıldığı turnuvaya katılıyor, eğer kazanırsa kralın şampiyonu yani resmi suikastçı olarak birkaç yıl hizmet ettikten sonra özgürlüğüne kavuşması gerekiyor. Celaena artık kralın şampiyonu olduğu için onun emirlerini yerine getirmek zorunda kalıyor. Ben Celaena ve Chaol’un sahnelerini severek okudum ama geldikleri durum beni biraz üzdü, Dorian’ı zaten hep sevmiştim. Genel olarak bu kitap kesinlikle ilkine göre çok daha akıcı ve heyecanlı ilerledi, fantastik kısımlar biraz az gibi gelse de olayların birbirine bağlanmasını sevdim. İyi ki ilk kitapta sıkılıp okumayı bırakmamışım.
Bu arada serinin novellası olan Suikastçının Hançeri'ni en başta okumam gerekiyormuş sanırım ama araya mı sıkıştırmam gerekiyor yoksa en son mu okusam hala emin olamadım bu serinin hayranları biliyorsa bana yazarsa sevinirim çünkü tandem read yapılması gereken kitaplar da varmış seride ve nasıl daha sürükleyici ilerliyorsa öyle okumak istiyorum.