gün kayıyor. başkaları henüz fark etmiyor olabilir, ama ben ediyorum. labirent oyunu gibi: küçük labirentin içindeki ağır bilye benim. bazen yaslanacak bir duvar bulup bir anlığına soluklanabiliyorsun, ama sonra yeniden hareket etmek zorundasın; dünya sağa sola eğiliyor, bir deliğe düşüyorsun, bilye yeraltındaki tahta zemine çarpıyor ve sen bir anda yok oluyorsun.
Sayfa 250·Kitabı okudu
Alıntı
Duvarlar
Aldırmadan, acımadan, utanmadan kocaman, yüksek duvarlar ördüler dört yanıma. İşte oturuyorum şimdi umutsuz bu yazgı kemiriyor beynimi, başka şey yok aklımda yapacak neler vardı dışarda. Ah, duvarları örerken nasıl görmedim onları? Ne sesini duydum örücülerin ne gürültüsünü. Çıt çıkarmadan kapamışlar bana dünya kapılarını. Çeviri: Barış Pirhasan (B.P.)
Sayfa 31 - Can Sanat Yayınları, 5. Baskı, Çev. Alova - Barış Pirhasan
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Tuttuğum resmini indirdim duvardan Duvar ağlamaya başladı."
Sayfa 115
Kitap Alıntısı
Elle çektiğiniz duvarlar yıkılır da gönüller arasındakiler? Kan damlayan gölgeler gezerken akıldan izler afla silinir mi?
Kapalı bir mahzende sızan bir ışık parçası, yıkık bir duvarın taşları arasında açmış sıska bir çiçek, her şeye rağmen bir varlık, bir tesellidir.
Sayfa 224·Kitabı okuyor
Alıntı
Resimsiz duvarlar…
“Sergilenecek hiç bir resim yoktu, çünkü buradaki hiç bir çocuk boya kalemi tutamıyor diye düşündü.”
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Alıntı