Kübra

Kübra
@dytkubra_
Diyetisyen
15 Temmuz
24 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Dünyada olup bitene akıl erdirmek zordu. Birileri için umutsuzluk getiren şey diğerlerine hayal kurduruyordu.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan Franz Kafka, Berlin'de bir parkta yürürken, çok sevdiği oyuncak bebeğini kaybettiği için ağlayan küçük bir kız çocuğuyla tanışır. Kafka, çocukla birlikte bebeği uzun süre arar ve başarısız olur. Ertesi gün onunla, bebeğini aramak için yeniden buluşmak istediğini söyler. Fakat yine bebeği bulamazlar. Kafka, kıza bebek tarafından yazılmış bir mektup verir. Mektupta "Lütfen ağlama, dünyayı görmek için bir geziye çıktım. Sana maceralarım hakkında yazacağım", diyordu. Böylece, Kafka'nın yaşamının sonuna kadar devam edecek bir hikâye başlar. Kafka, küçük kızla her buluşmasında bebeğin maceralarının yazılmış olduğu mektupları okur ve akabinde çocuğun çok mutlu olduğunu görür. Kafka, Berlin'e dönmeden önce oyuncak dükkanına uğrar ve bir tane bebek satın alır. Daha sonra kız çocuğu ile buluşmaya gider. Bebeği çocuğa uzatır. "Ama hiç bebeğime benzemiyor," der kız. Kafka, bebeğin yazdığı bir başka mektubu çocuğa verir: Mektupta “Seyahatlerim beni değiştirdi." yazmaktadır. Küçük kız yeni bebeği kucaklar ve onunla mutlu bir şekilde evine gider. Bir yıl sonra Kafka ölür. Yıllar sonra, bir yetişkin olan kız, bebeğin içinde bir mektup bulur. Mektupta şöyle yazmaktadır: "Sevdiğin her şey muhtemelen kaybolacak, ama sonunda sevgi başka bir şekilde geri dönecek." İmza Franz Kafka.
Hayat
Buyurun kader buyurun bu da motifi
8/10
·352 syf.··
2021 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2021 04:32
Ahh Gülseren hocam ahh!! Kitabı ne okusam diye düşünürken ani bir manevrayla elime alıp okumaya başladım. Gülseren hocayı hepimiz artık gerek kitaplarından gerekse kitaplarından uyarlanmış dizilerinden tanıyoruz. Her şeyden önce söylemek istediğim bir şey var, kitabın diliyle alakalı birtakım eleştiriler okudum ve nedense rahatsız oldum. Günlük ağızla yazılmış vs gibi söylemlerde bulunulmuş, bana kalırsa bu kitabın etkileyiciliğini arttırıyor ve kendinizi terapi odasında olayları izleyen 3. bir göz gibi hissediyorsunuz. Gülseren hocanın danışanları ile diyalogları kadar monologları da gerek tespitleri gerekse psikiyatrist de olsak bazen objektif bakamayacağımızı göstermesi yönüyle oldukça zevkliydi. Gülseren hocanın sık sık gündeme getirdiği bir *kader motifi* kavramımız var bilenler bilir. Ben bunu kendi tabirimle güvenli acı bölgesi olarak nitelendiriyordum kader motifini duyana kadar. Bunu çocukluğumuzda yaşadığımız bazı üzüntülerin, travmatik olayların benzerlerini yetişkinlikte de bize yaşatacak insanları bulmamız olarak özetleyebiliriz. İnsanlara denk gelmemiz değil, onları bulmamız. Hani bazılarımız sık sık şekva eder ya 'Amann nerede psikopat varsa beni buluyor' ya da 'İnsanın yüzü hiç mi gülmez hiç mi şansı olmaz' diye. Aslında tam olarak böyle eğer biz tanıdığımız acıların ötesinde güzel duygulardan korkar yine ürkek bir kedi gibi bildiğimiz acılara sığınıp sürekli onlara koşarsak, dur demeyi bilemezsek evet hayat hiç yüzümüze gülmez ve şansımız da olmaz. Buradan sonrası kısmen spoiler içerebilir benden söylemesi :) Biraz kitaptaki karakterler ve kader motiflerinden bahsedeceğim o zaman ne demek istediğim daha doğrusu Gülseren Hoca'nın ne demek istediği daha da anlaşılacaktır. Önce kitabın sonlarında kitaba dahil olan Zeynep'ten başlayalım. Zeynep
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 201928,2bin okunma
Canımm Efendim...
O, Cennetin bir kapısı değil, Cennet'in ta kendisidir.
Sayfa 130 - Diriliş Yayınları·Kitabı okudu