biz labirent dedik savaşa gidiyormuşuz
9/10
·376 syf.··
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 03:04
Sizi bu inceleme icin uzun bir süre beklettiğimin farkındayım fakat önemli sınavların biraz geçmesini bekledim diyebilirim çok geçmeden sahalara geri döneceğim zaten beklemede kalın!! İncelemeye gelecek olursak Labirent Savaşı bence genel anlamda karışık ve içinde cok fazla olay silsilesi olan bir kitaptı. Bunu iyi anlamda söylüyorum buara da. Biraz konusunu açacak olursak Luke'un planı Kronos'un ordusunu kurup Labirent'teki geçitleri kullanarak Melez Kampı'na saldırmak. Buna da izin vermeyeceğiz icin mimara hali hazırda ilgisi olan Annabeth ilk kez görev alıyor ve bu kez lider konumunda. Titan'ın Laneti'nde Annabeth sadece sonlara doğru vardı bu kitabın tamamen ona odaklı olması ve onu merkezine alması baya hoşuma gitti. Annabeth yanına Percy, Tyson ve Kıvırcığı da alıyor ve Labirent'e giriyorlar. Buradan itibaren spoiler icericektir!! Lütfen kitabı okumadıysanız ve okumak gibi bir planınız varsa bu incelemeyi burada kapatınız. Rachel'dan nefret edildiğine dair söylemler duymuştum seriye başlamadan önce ama hiç nefret etmedim hatta kendisi tam bir diva. Kronos'un gözüne tarak attı ya kraliçe bayıldım sana Görevin ortasında Percy'nin kendiyle beraber St. Helens Dağı'nı patlatmasına ve hiçbir şey olmamış gibi cenaze töreninde geri dönmesine yarıldım JSNQKSNQKNQJQ.Asla böyle bir sahne beklemiyordum bu kitaptan. İnanılmaz eğlendim. Annabeth ve Percy'nin ilişkisi bu kitapta o kadar dalgalıydı ki bir tartisiyorlar iki sayfa sonra bir baktım aşkla bakıyorlar birbirlerine. Annabeth'in Percy'yi kıskanması da inanılmaz tatlıydı. Percy tabii biraz avanak olduğu için anlamadı. Annabeth az bile kafayı yedi Labirent'te ben delirirdim muhtemelen. Nico'yu bu kitapta önceki kitaba kıyasla daha fazla görüyoruz. Kendisi tam olarak Hades'in oğlu olmuş. Öyle ki Mc Donalds çocuk
Labirent SavaşıRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20215,6bin okunma
İzafiyet Teorisi
Puan vermedi·144 syf.··
2026 44. kitabı
Albert Einstein tarafından 1916 yılında kaleme alınan "İzafiyet Teorisi: Özel ve Genel Kuram" (Über die spezielle und die allgemeine Relativitätstheorie), karmaşık fiziksel kavramları matematikçi olmayan okurların da anlayabileceği bir düzeyde açıklamak amacıyla yazılmıştır. Kitap genel olarak üç ana bölüme ayrılır: Özel Görelilik, Genel Görelilik Bütün Olarak Evren Üzerine Düşünceler 1. Bölüm: Özel Görelilik Kuramı (The Special Theory of Relativity) Bu bölüm, Newton fiziğinin mutlak zaman ve mutlak mekan kavramlarını yıkarak yerine gözlemciye bağlı bir evren modeli koyar. * Geometrik Temeller ve Hareket: Einstein, klasik mekanikteki "hareket" kavramını sorgular. Bir trenin içindeki gözlemciye göre duran bir nesne, dışarıdaki bir gözlemciye göre hareket halindedir. Buradan hareketle, tüm hareketlerin bir referans sistemine göre tanımlandığı sonucuna varır. * Işık Hızının Mutlaklığı: Teorisinin en radikal adımıdır. Işığın boşluktaki hızı (c), gözlemcinin veya ışık kaynağının hareketinden bağımsız olarak her zaman sabittir (yaklaşık 300.000 km/s). Bu durum, klasik hız toplama yasasını (koşan bir trenden atılan taşın hızı gibi) altüst eder. * Eşzamanlılığın Göreliliği: İki olayın aynı anda gerçekleşmesi, gözlemcinin hareketine bağlıdır. Bir gözlemci için aynı anda olan iki şimşek çakması, hareket halindeki bir diğeri için farklı zamanlarda gerçekleşebilir. * Zaman Genişlemesi ve Boy Kısalması: Işık hızının sabit kalabilmesi için zamanın ve mekanın esnemesi gerekir. Hız arttıkça zaman daha yavaş akar ve hareket doğrultusundaki uzunluklar kısalır. * Kütle ve Enerji Eşdeğerliği (E = mc^2): Özel göreliliğin en meşhur sonucudur. Enerji ve kütle, aynı madalyonun iki yüzüdür. Küçük bir kütle, muazzam bir enerji potansiyeli taşır. 2.
1000Kitap
İzafiyet TeorisiAlbert Einstein · Say Yayınları · 20241,076 okunma
Reklam
Puan vermedi·215 syf.··
Beğendi
·
2026 134. kitabı
Einstein en temel anlamda şunu anlatmak ister: Evren sandığımız gibi sabit ve kaskatı değil, esnek bir dokudur. Onun devrim niteliğindeki bakış açısını üç basit maddeyle özetleyebiliriz: 1. Her Şey Görelidir: Zaman, mekan ve hız mutlak değildir; kimin nereden baktığına göre değişir. Senin için 1 dakika olan süre, karadelik yakınındaki biri için binlerce yıl olabilir. 2. Madde Enerjidir: Madde ve enerji aslında aynı madalyonun iki yüzüdür. Maddeyi çok yoğunlaşmış, "donmuş" bir enerji biçimi olarak görür. ($E=mc^2$) 3. Evren Bir Dokudur: Uzay ve zamanı birbirinden ayrı düşünemeyiz; bunlar iç içe geçmiş bir kumaş gibidir. Kütleli cisimler bu kumaşı büker ve biz bu bükülmeyi "yerçekimi" olarak hissederiz. Kısacası Einstein, evrenin ayrı parçalardan oluşan bir makine değil, birbiriyle sürekli etkileşim halinde olan akışkan bir yapı olduğunu kanıtlamıştır.
Einstein'ın EvreniMichio Kaku · Odtü Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. · 2012452 okunma
Fizik Einstein
Puan vermedi·134 syf.··
2026 133. kitabı
Einstein, sadece matematiksel formüller değil, evrenin işleyişine dair bakış açımızı kökten değiştiren "tespitler" yapmıştır. İşte bilim dünyasını sarsan en önemli tespitleri: 1. Zaman ve Mekan Mutlak Değildir: Newton'ın aksine Einstein, zamanın her yerde aynı akmadığını tespit etti. Hızlandıkça veya kütleçekimi arttıkça zaman yavaşlar. Yani zaman, içinde hareket ettiğimiz esnek bir dokudur. 2. Kütle ve Enerji Aynı Şeydir ($E=mc^2$): Maddenin aslında aşırı yoğunlaşmış bir enerji formu olduğunu buldu. Bu tespit, senin ilk başta sorduğun atom bombasının ve güneşin enerji üretiminin temelidir. 3. Yerçekimi Bir "Kuvvet" Değildir: Einstein'a göre yerçekimi, Dünya'nın Ay'ı bir iple çekmesi gibi bir kuvvet değil; büyük kütlelerin (yıldız, gezegen) uzay-zaman dokusunu bükmesidir. Nesneler bu eğriliğin içinde yuvarlanır. 4. Işık Hızı Evrenin Hız Sınırıdır: Işığın boşluktaki hızının ($300.000$ km/sn) geçilemeyeceğini ve tüm gözlemciler için aynı olduğunu saptadı. Bu, modern fiziğin en katı kuralıdır. 5. Tanrı Zar Atmaz: Kuantum mekaniğindeki "belirsizlik" ilkesine karşı çıkmış ve evrenin tesadüflerle değil, kesin ve anlaşılabilir yasalarla (deterministik) işlediğine inanmıştır.
EinsteinMetehan Doğan · Profil Yayıncılık · 202033 okunma
8/10
·202 syf.··
2026 27. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 15:24
The Satan Kings adlı serinin ilk iki bağlantılı kitapları devam edecek mi bilmiyorum . Kade babasının kurduğu Mc grubunun başkanı ve kulübü temiz tutarak işletiyor . Eden ile Kade uzun zamandır sevgililer hatta artık evlenme zamanı geliyor . Kade kulübü pis işlerden uzak tutmaya çalışsa bile bir noktada para lazım olduğu için yine işler yapmaya başlıyorlar . Bu işler için bağlantıda oldukları iki adamdan biri bir gece Eden ve kulüpte olan diğer hatunlar gece eğlencesine çıktıklarında Eden'e tecavüz ilacı verip tecavüz ediyor . Yani bu tabi korkunçtu ama şu var iki üye güya bunları koruyor kadınlar grup halinde ve bu başkanın karısının başına son derece kolayca geliyor . Kadın kayıp zaten sabaha karşı buluyorlar önce sadece saldırı zannediliyor kafasını falan çarptı diye . Fakat kulübe dönünce kadın tecavüzü anlıyor ve anılar gelmeye başlıyor adamı göremediği için karanlık yarı baygın olduğundan ses koku gibi şeyler aklında . Eden bir müddet toplanmaya çalışıp adama söylemiyor zaten kadın kendi travmasında fakat kim olduğunu anlayınca iş ortağı gibi diye iyice çekiniyor . Kulübü yine kötü yola sokabilir adam öldürmeler başlar diye doktora gidiip toparlanmaya çalışıyor . Fakat bu sırada tabi Kane ile yakınlaşamıyor. ve bu salak adam kadının bu hallerinden uyanacağına kendisini aldattığını düşünmeye başlıyor . Yahu kadın kilo veriyor sinir stres içinde ağlayıp duruyor sen ne tür bir embesilsin ki bu sonuca vardın . Birde kadına tecavüz eden adama onu takip etme emri veriyor bu takip sırasında adam kıza yine tecavüz etmeye kalkınca kız bunu gebertti . Ve resmen içimin yağları eridi bakın tüm tecavüzcülerin layığı ölüm zira . Artık olayalar arşa varınca Kane ile konuşma mecbur hale geldi o sırada bile adam kızı kovaladı hala suçladı . Sonunda gerçeği dinleyince tabi kriz
Kade's ReckoningNicola Jane · 01 okunma
'Bekle beni' dedi ve gitti..
5/10
Vasat. Kendi milletini kendi devletini kendi ordusunu bu kadar kötü eleştiren başka bi millet (yada yazar mı demeliydim) yoktur heralde. Livaneli aynı bildiğimiz gibi, eleştirilerini dine, millete, devlete, dokundurarak örtü altından anlatarak tırnak içinde bir 'aşk' romanı yazmış.. Sevmedim.. Selim ve Leyla'nın aşkıyla yaşadıklarının anlatıldığı bi dönem ülkemizin gündeminde yoğun olarak yer alan asker ve öğrenci olayları üzerine yazılmış bir roman. Mektuplar olaylar sıradan ve etkisiz daha doğrusu yavan geldi bana. Sonu da nitekim öyle oldu spoiler olacak belki ama yurt dışına çıktılar tırnak içinde "huzuru mutluluğu" orada buldular.. Bence okumaya gerek yok zaman kaybı bir kaç tane inceleme okuyun hemen kitabın konusuna hakim olursunuz zaten... Kitapla kalın sevgili okurlar.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,2bin okunma
Reklam
Reklam