Yaradılış itibariyle zayıf olan insan yeryüzü hayatı içinde birer oyalanma, birer avuntu olabilecek hedefleri zaman zaman İslam’ın hedefleriyle karıştırıyor olabilir. Her ne kadar bu aldanış devamlı olmasa da hepimize vakit kaybettirir, kuşaklar boyunca birçok acıya sebep olabilir. O halde ilk yapacağımız iş, İslam’ın gerçek hedeflerini yani yaradılışımızın, insan oluşumuzun sebeplerine matuf hedefleri tanımak olacaktır. Kulluk konusunda bize düşenin ne olduğunu anladığımız zaman İslam'ın hedeflerini de açık seçik görebileceğiz.
Zorunlu ve kaçınılmaz olan bu görev dile geldiği kadar kolay sayılmaz. Hepimiz biliyoruz bunu, işimizi bir ölçüde kolaylaştırmak için konuya menfî tarafından başlayalım. İslâm’ın hedefleri neler olamaz? Önce bunları anlayalım. Bu anlayış süreci içinde gerçek hedeflerin neler olduğu da netlik kazanabilecektir. Bir kez İslam’ın hedefleri hakkında sarahate vardık mı, nasıl olup da kulluk edebileceğimizi bildik mi, yaşamak kadar ölmek de kolaylaşacak bizim için. Hiçbir işi yarım bırakmış saymayacağız kendimizi, gözümüz açık gitmeyeceğiz. Az şey mi bu?