Özgürlük kelimesi bize 'ÖZ'ün 'GÜR'lüğünden söz ediyor. İnsanlar sözkonusu olduğunda 'öz' dediğimiz zaman, o insanın kendini, zâtını anlarız. İnsanlardan gayrı nesneler için asıl, esas anlamına gelir 'öz'. Halis olana, cevhere 'öz' deriz. İnsanlar arasında en makbul karakteri "özü sözü bir olmak" sayarız.
Bir şeyin gür olması demek, onun bollukla ve güçlü olarak çıkıp fışkırması demektir. Yani özgürlük insan olarak aslımızda, bizim halis cevherimizde, fıtratımızda bulunan şeyin fışkırması, serpilip hayat bulmasıdır. Elbette insanın mayası ikilik özellik gösterir. İnsan melekle hayvan arasındadır. Öz-ü-gür-lük insan olmanın bilincine varmanın ve melek olma özentisinden, hayvan olma azabından kurtulmanın bir işaretidir.
...
Bizim özümüz Rabbimiz tarafından bize verilmiş bir cevherdir. Eğer biz onun değerini bilir ve korursak gürleşir. Özgür oluruz. Ama önce özümüzü tanımaz, tanıdıktan sonra da onun sağlığına elverişli tutumumuz olmazsa insan vasıflarımız zaafa uğrar, bundan kainat da zarar görür, biz de zararlı çıkarız. Özümüzü kaybetmek ve onu yeniden bulmak mümkündür.
...
Önce özgür olmalıyız, yani müslüman olduğumuz ve bizi müslim kılan ayırıcı vasıflar hakkında kesinliklere, sarahate ve vuzuha ulaşmalıyız. Bu bizim özümüzü gür, zihnimizi selim, bedenimizi küfrün tasallutundan bağımsız kılacaktır.