Ariston şöyle derdi: "Halkın neşeli, cana yakın bulduğu kimsedense, asık yüzlü, içine kapanık bir delikanlıyı yeğ tutarım; çünkü yeniyken sert, buruk görünen şarap zamanla tatlanır, küpündeyken hoşa giden şarapsa uzun ömürlü olmaz."
Bu adam Partların ilinde doğsaydı, küçük yaştan öteye ok atmasını öğrenecekti hemen; Germania'da doğsaydı daha çocuk yaşta kargı atmayı öğrenecekti; atalarımızın yaşadığı çağlarda doğmuş olsaydı ata binmeyi, düşmanla göğüs göğse çarpışmayı öğrenirdi. Bu eğitim, her ulusun yurttaşlarına salık verdiği, buyurduğu eğitimdir. O halde hangi alıştırmaya gayret etmeli o insan? Her çeşit silaha karşı, düşmanın her türlüsüne karşı yararlı olan bir alıştırmaya: Ölümü hor görmeye!