"Açlıktan ölmek ansızın yakın bir olasılık olup çıkmıştı. Kimileri oturup o günü beklememeyi seçiyordu. Meryem, komşulardan dul bir kadının kuru bir ekmeği ufalayıp fare zehriyle karıştırdığını ve yedi çocuğuna yedirdiğini duydu. En büyük parçayı da kendisine ayırmıştı."
"İnsanlar; daha güçlü ,daha dayanıklı ve daha iradeli olmak ve böyle istediklerini yapabilmek için önlerine çıkan zorluklarla mücadele ederek olgunlaşır , gelişir ve güçlenirler. Eğer insanlar arzularını kolayca ulaşırlarsa karakterleri zayıflar adeta içlerinde bir şeyin ölmüş olduğunu hissederler."
"Babalarımız, unuttuğumuzu zannettiğimiz ama hiçbir zaman silinmeyecek buruk bir anı olarak hep yaşayacaktır zihnimizde. Onlar kaşımızda gözümüzde, boyumuzda posumuzda, aklımızda ve yüreğimizdedir. Kudretleri güç verir bize, şefkatleri yüreğimizi yumuşatır, zalimlikleri korkak yapar bizi ya da acımasız, cesaretleri ruhunuzu yüceltir, ödleklikleri küçültür. Velhasıl iyilik ve kötülük, bencillik ve fedakârlık ne kadar karşıtlık varsa ruhumuzda, hangisinin galip geleceği babamızın şahsiyetiyle alakalıdır. Ve ister titan olsun ister dev ister tanrı olsun ister insan fark etmez, baba kötüyse, korkaksa , sevgisizse, şefkatten yoksunsa bir çırpıda çıkarıveriyorsa evlatlarını gözden, hiç iyilik beklemeyin o çocuklardan."