8/10
·72 syf.··
2012 44. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2012 00:00
Kitap Kara Veba gibi salgınlardan etkilenip yazılmış gibi. Ama kitapda yazanların olma olasılığı son derece düşük. Sadece tıbbi yönden değil, insanlığın salgın sonrası ilkelleşeceği kurgusu gibi. Kara Veba'nın bile her ne kadar bazı kültrel, sosyal etkileri vb. olsa da insanlar ilkelleşmemişlerdir. Hatta tam aksine salgın öncesi batıl inançlarında pozitif yönde değişmesine etki ettiğini söyleyen tarihçi ve sosyologlar bile vardır. Kitabın son kısmındaki açıklamaya yaptığım alıntıda yorumladığım kısmı da aşağıya bırakayım. Corona'ya ölümcül denmesi ile ilgili. Ölümcül denmesi yanlış bana göre. Her viral ya da mikrobyal hastalığın belli derece öldürücülüğü vardır. Buna 'fatality rate' yani ölümcüllük oranı denir. Mesela grip de corona gibi % 2 civarı ölçülmüş bir orana sahiptir ki, bu aslında son derece önemsiz düşük bir orandır. Kitaptaki öyküde anlatılan salgın hastalığın ise %100 orana ve hızlı ilerleme oranına sahip olduğu anlatılıyor.. Bazı bulaşıcı hastalıklar çok daha yüksek orana sahiptir. Mesela Ebola gibi. Bundan ayrı olarak bazı insanlar veya türler bu hastalıklara bağışıktır. Taşır ama etkilenmez. Bunlara dormant denir. Hiv, aids virüsünde bile bu tür vakalar var. Kuduz mesela bazı türleri etkiler bazılarına ise hiçbir etkisi olmaz. Bunlar sadece söylenen türde değil farkı protozoa tiplerinde türden türe etkisi ve geçişi gibi daha ayrıntısı da var... Yani ne kitap da ne de bu açıklama da olan senaryolar olası değil bana göre.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,9bin okunma
Puan vermedi
2020'de ortaya çıkan ve milyonlarca kişinin ölümüne sebep olan Covid-19 salgınının kirli yüzünü okudukça, bu hastalığın nasıl birlerini yada bazı şirketleri milyarder ettiğini okuyunca yine insanlığın çirkin tarafına şahit oluyoruz. Bir Halk sağlığı araştırmacısı ve hekimi olan Anthony Fauci'nin Covid-19 sürecinde nasıl parladığına ve aranan kişi olduğuna, bunun sonucunda nasıl bir maddi kazanım sağladığna değinmiş eser. Tabi bu büyük pastadan payını Bill Gates, Rockfller ailesi de büyük oranda payını almış.Normalde bu tür hastalıklarda ucuz tedavi pek ortaya atılmak istenmez ki birilerinin cepleri dolsun. Covid-19 aşılarıyla ölüm oranlaının katlandığını okuyunca keşke olmasaydım dedim. 3 kez oldum bide:) Gerçekten korkunç bir istatistik. Büyük ilaç şirketleri tedavide başarı sağlayan HCQ maddesine savaş açtı ve kötüledi. Çünkü HCQ maliyeti düşüktü ve hastalıkta etkiliydi. Maliyetin düşük olması doğal olarak bazılarını rahatsız etti. Bunların en başında Bill Gates vakfı geliyor. Kitap bu konuyu derinlemesine incelemiş ve uzun araştırmalar kanıtlarıyla birlikte sunulmuş. Kitabın 504.sayfasındaki şema ayrıca ilgimi çekti. Dr. Fauci'nin Haziran 2021 e posta dökümünde açıklayıcı belgeler arasında bir şema yer alıyor. Şema 20 yıldır süren çoğu sahte salgınlardaki öldürücü yarışmacıları puanlayan Çılgın Mart - Abd'de Basketbol Turnuvası tarzı bir değerlendirme yapmış ve şemada hastalıklar ve bunların turnuvası gibi bir şema yer almış. Finale ise Coranavirüs ve Ebola virüsü çıkmış. Buda Covid-19'un ne kadar tehlikeli bir salgın haline dönüştüğünü anlamamıza yetiyor. Eski ve öldürücü hastalıklara da hatırlatma yapılmış eserde. Bu haliyle güzel bir antoloji olmuş aslında.
Anthony Fauci’nin Gerçek YüzüRobert F. Kennedy Jr. · Altın Kitaplar Yayınevi · 202434 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·224 syf.··
2024 207. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2024 19:04
Murat Durmaz’ın ilk kitabı olan Yarım Kalan Kitap, onun edebiyat dünyasına attığı ilk adımdı. Diğer kitaplarını Sürgün ve Babaannem ‘i okuduğumda zaten “Vay arkadaş, böyle güzel yazılmaz ki!” dedirtmişti bana, ama bu kitabın bir ilk kitap olduğuna inanmak gerçekten imkânsız. Kitabı okumaya başlar başlamaz dayanamayıp sevgili yazarım, canım arkadaşıma sesli bir mesaj attım: "Böyle güzel yazılır mı? Bu nasıl su gibi akan bir kalem. Bu ne muazzam bir kurgu ve bu ne şahane bir olay örgüsü!" Durmaz, bu eserinde de diğerlerinde olduğu gibi, bireysel hikayeler üzerinden toplumsal bir eleştiri sunarak okurlarını derin düşüncelere sevk ediyor. Kitabın gelirlerinin bir kısmının Van'ın Özalp ilçesindeki kız çocuklarının eğitimine destek sağlamak amacıyla bağışlanması, eserin toplumsal sorumluluk bilinciyle yazıldığının bir göstergesi. Durmaz’ın yazarlık kariyerinde, hem edebi hem de toplumsal meselelere duyarlı bir bakış açısını yazdığı her kitapta görmek mümkün. Yarım Kalan Bir Kitap, hayatın acımasız gerçeklerine ve tesadüflerin gücüne dokunan, oldukça duygusal bir eser. Başkahramanımız Sibel’in ebola virüsüne yakalanıp bir dağ evinde karantinada kaldığı süre zarfında yaşadıklarını anlatıyor. Sibel, yalnızlıkla mücadele ederken kendini oyalamak için arkadaşına ait bir hayatı yazmaya başlıyor ama farkında olmadan kendi hikayesini kaleme alıyor. Bu süreçte, geçmişte sürgün edilmiş bir ailenin dramına, gurbetin ve yalnızlığın izlerine tanık oluyoruz. Kitap, coğrafyanın bir kader olduğunu sıkça vurguluyor ve hayatta her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğuna dair inancı güçlendiriyor. Özellikle, kitabın başından sonuna kadar hüzün kokan hikayesi, okuru derinden etkiliyor. Zaman zaman tesadüfler karşısında "Aaa!" demekten ve çoğu kez de okurken gözlerimin yaşarmasından alamadım
Yarım Kalan Bir KitapMurat Durmaz · Lebis Kitap · 202165 okunma
7/10
·198 syf.··
2024 80. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2024 23:16
Kaliteli bir çalışma olmuş, bilgi yoğunluğu fazla olduğu için bitirmekte zorlanabilirsiniz ama bence okunması gereken bir kitap çünkü daha Covid-19'un üzerinden ne kadar zaman geçti ki yani bilgi sahibi olmamız en azından konuya giriş mahiyetinde. Virüslerin keşiflerinden karmaşık yapılarına kadar incelendiği, bu kitapta minik parazitlerin yeryüzünün en bol bulunan yaşam biçimi haline nasıl geldikleri hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Ebola ve Zika gibi dünyanın daha uzak köşelerini etkilemiş gibi görünen salgınların aslında nasıl bir küresel sorun olduğunu, uçak yolculuklarının virüslerin geniş coğrafyalara nasıl hızla yayılmasını sağladığını, iklim krizinin gelecekte salgınların seyrini nasıl değiştirebileceğini, virüslerle mücadelede kullanılan aşı ve ilaçların tarihçelerini okuyacak, her durumda varlıklarını sürdürmeyi başaracak virüslerle nasıl uyum içinde yaşayabileceğimiz hakkında bilgi sahibi olacaksınız.
VirüslerDorothy H. Crawford · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202233 okunma
8/10
·120 syf.··
2024 8. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2024 17:50
Ebola ilk defa 1976 yılında eşzamanlı salgınlar olarak Sudan’ın Nzara kentinde ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Yambuku kentinde virüsün adını aldığı Ebola Nehri’ne yakın bir köyde görülmüştür. Kitap bu dönemden bahseder. İnsanın felaket karşısındaki tepkilerini, duygu ve düşüncelerini içselleştirerek anlatır. Kitapta dikkatimi celbeden nokta şu oldu: Ölüm iyiliği vakti çattığında günahlarını tek tek sayar da bir kere pişman oldum demez mi insan ya? Burası Sudan olduğu için mi diye düşünmedim değil. Bizim memlekette öyle kolay bulamazsınız günahlarını sayıp döküp öleni. Baş kahraman Lewis'i pek benimseyemedim. Günah çukurundan uçkurundan ötürü çıkamıyor, bir de yetmez gibi virüsü bütün Nzara'ya yayıp kendisi iyileşiyor!!?? Yayınevinin çevirisi gayet anlaşılırdı. Bu yayınevinin çevirisini beğeniyorum. Kitapla kalın arkadaşlar. Ama Bu kitabı okumasanız da olur bence. Pek birşey kaybetmezsiniz.
İnceleme
Ebola 76Amir Tag Elsir · Bilgi Yayınevi · 202325 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2023 154. kitabı
Bir dağ evinde #ebola virüsü hastalığından dolayı tek başına yaşamak zorunda kalan 26 yaşındaki Sibel’in hayatına konuk oluyoruz. Bu hayatın da içinde başka hayatlar yer alıyor çünkü Sibel tek başına kaldığı evde arkadaşının hayatını ele alarak kitap yazmaya karar veriyor. Yazdığı kitabın konusuna değinelim; #şırnak #karlıağaç köyünde yaşayan Hasan ve Hatice bir çok köylü gibi sürgün edilmişlerdir. Hayvanlarını satıp şehre yerleşmeye karar verirler. Azad adında bir oğlu olan aile ikinci çocuğunu beklemektedir. Hatice’nin sancıları tutar Hasan koşarak arkadaşına gider yardım ister ve eve döner. Lakin dönünce Oğlunu kapının önünde ağlayarak görür, içeri girer Hatice’nin doğum ettiğini ve öldüğünü görünce dünyası başına yıkılır. Büyük bir acı ve çaresizlik yaşarlar. Bebeğe ne yapacaktı? İmkanı yoktu ve sürgün edilmişti. Bir çocuk bir bebek ve kendini bu imkanlar ile şehre nasıl götürebilir ve o bebeğe nasıl bakabilirdi ki... Kimsesizliğini en derinden hissederek yaşıyordu. Köydeki Komutan bebeği #sosyalhizmetlerveçocukesirgemekurumu ‘na göndermek istediğini söyledi. Çaresiz kalan Hasan kabul etti. Adını Gurbet koyduğu bebeği büyük bir acı ile komutana teslim etti. Hasan Salih ile birlikte #istanbul ‘a yerleştiler. Salih ve eşi Zehra Azad ve Hasan’a çok iyi baktılar. Hikaye böyle bitiyor mu? Hayır tabiki. Gurbet bebeğe ne oluyor? Kimler onu evlatlık olarak alıp büyütüyor? Gurbet bunları ne zaman öğreniyor? Sibel’in hayatı nasıl bir son ile devam edecek? Kitabı nasıl bitiriyor? Tesadüf diye bir şey var bu hayatta ve asla olmayacak karşılaşmalar bir çok hayatın gizemini çözüyor. Bu hayatta yaşarken “coğrafya kaderdir” sözüne ithafen anlatılacak en güzel hikayelerden biri olmuştur. #din #dil #ırk ayırımı yapan insanların ön yargılarını çürüttüğü muazzam bir eser. Sonlara
1000Kitap
Yarım Kalan Bir KitapMurat Durmaz · Lebis Kitap · 202165 okunma