Küçük yaşlarımda, vazgeçme duygusunu tanıyordum. Hissettiğim bu duygu, bana ailemden geçmişti. Annemin kendi annesinden almadığı şey onun bana ve kardeşlerime verebileceği şeyleri etkiledi.
Ama hayatımızın, tıpkı bir roman gibi artık son şeklini aldığını hissettigimiz günlerde, en mutlu anımızın hangisi oldugunu benim simdi yaptığım gibi hissedip seçebiliriz. Yaşadığımız bütün anlar icerisinde neden bu anı sectigimizi açıklamak da, kendi hikayemizi bir roman gibi yeniden anlatmayı gerektirir elbette. Ama en mutlu anı işaret ettigimizde, onun çoktan geçmiste kaldığını, bir daha gelmeyecegini, bu yüzden bize acı verdigini de biliriz. Bu acıyı dayanılabilir kılan tek sey, o altın andan kalma bir esyaya sahip olmaktır. Mutlu anlardan geriye kalan esyalar, o anların hatıralarını, renklerini, dokunma ve görme zevklerini bize o mutlulugu yasatan kisilerden cok daha sadakatle saklarlar.