Daha da büyük bir güneşten bahsediyorum. Her birimizin yüreğinde doğan güneşten. Umutlarımızın güneşinden. Düşlerimiz uyansın diye göğsümüzde uyandırdığımız güneşten.
“Ben erkeğim” demişti ya, Juana bu sözün anlamını kavramıştı. Yarı insan yarı Tanrı’yım anlamına geliyordu bu sözler. Demek Kino gücünü bir dağa tostlatacak, bir denizde sınayacaktı. Fakat Juana, kadın sezgileriyle, erkeğin yok olduğu yerde dağın kılını kıpırdatmayacağını, erkeğin boğulduğu yerde denizin yine kabarıp taşacağını biliyordu.