Nesiller yorgunluğu biriktirir ve aktarırlar; babalarımız bize bir kansızlık mirası, bir yılgınlık yedeği, bir çürüme kaynağı ve yaşam içgüdülerimizden daha güçlü bir hale gelen bir ölme enerjisi bırakmışlardır.
Vaktiyle kısmî ve önemsiz olan kırılganlık, her varlığın laneti, ayrıcalığı, özü haline gelmiştir. Bilinç her tarafa sızmıştır ve iliğimizde bile yeri vardır; insan da artık varoluş içinde değil varoluş teorisi içinde yaşar.