Ebru Ünlübay

"Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu...Biz ancak o zaman yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. O zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbiriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu. Bütün çekingenliklerim yok olmuştu. Bu kadının karşısında her şeyimi ortaya dökmek, bütün iyi ve fena, kuvvetli ve zayıf taraflarımla, en küçük bir noktayı bile saklamadan, çırçıplak ruhumu onun önüne sermek için sabırsızlanıyordum. Ona söyleyecek ne kadar çok şeylerim vardı... Bunların, bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum. Çünkü bütün ömrümce susmuş, zihnimden geçen her şey için: "Adam sen de, söyleyip de ne olacak sanki?" demiştim. Eskiden her insan hakkında, hiçbir esasa dayanmadan, sırf mukavemet edilmez bir hissin, bir peşin hükmün tesiriyle nasıl: "Bu beni anlamaz!" demişsem, bu sefer bu kadın için, gene hiç bir esasa dayanmayan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak: "İşte bu beni anlar!" diyordum..."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Ortada suçlanacak hiç kimse ya da hiçbir durum yoktur. Her şey bizim içimizden kaynaklanıyordur. İçimizdeki inançların, duyguların ve anıların titreşimleri kendi frekanslarına uygun frekansa sahip kişilerle rezonansa girmiş ve onları bize çekmiştir. Sorumlu biziz. Karşımızdaki kişiler bizdeki frekansa uygun davranan oyuncular sadece. Eğer gerçekten var olan duruma ve döngüye bir son vermek istiyorsak yapmamız gereken ilk şey içimize basmak. Bunun için de kendimize zaman ayırarak üzerine çalışmaya çalışmaya başlamak zorundayız. Zira biz değişmedikçe hayatımızdaki hiçbir şey değişmez."
"Hayat, ancak hızlı gelişiminden yavaşlatılmaya kalkışıldığında kapkara olur. Ve bu hızlı gelişim bilgiden yoksunsa kör olur Ve her bilgi, içinde eylem yoksa boşunadır Ve her eylem içinde sevgi yoksa boştur." ♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧ " Nasıl ki bir yaprak tüm ağacın sessiz bilgisi olmadan sararmazsa, hata işleyen de sizlerin tümünün gizli isteği ve onayı olmadan hata işleyemez."
"Çok uzun zamandır ilk kez anneyi düşündüm. Hayatının sonuna doğru neden bir "nişanlı" edindiğini, neden hayata yeniden başlıyormuş gibi bir oyun oynadığını anladım gibi geldi. Orada, hayatlarının söndüğü o bakımevinde, orada da akşamlar hüzünlü bir fasıla gibiydi. Ölüme o kadar yakınken anne kendini her şeyden bağımsız, her şeyi yeni baştan yaşamaya hazır hissetmiş olmalıydı. Kimsenin, hiç kimsenin onun arkasından ağlamaya hakkı yoktu. Ben de, her şeyi yeni baştan yaşamaya hazır hissettim kendimi. Bu büyük öfke beni kötülüklerden arındırmış, umudu içimden boşaltmış gibi, işaretler ve yıldızlarla dolu bu gecenin önünde kendimi ilk kez dünyanın tatlı kayıtsızlığına açıyordum. Dünyayı kendime bu denli benzer, bu denli kardeş gibi hissedince, eskiden mutlu olduğumu, hatta hâlâ mutlu olduğumu hissettim. Her şey tamam olsun, kendimi daha az yalnız hissedeyim diye, benim için artık, idam günümde seyircilerin çok kalabalık olmasını ve beni nefret çığlıklarıyla karşılamalarını istemekten başka bir şey kalmamıştı geriye."
Sayfa 109·Kitabı okudu
"Aydın olmak için şu üç şey muhakkak gerekir: Yabancı dil, hukuk bilgisi, mukayese becerisi." ♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧♧ "Bana göre Venedik, Napoli, İstanbul ve Kahire'yi yaşamamış insanların aydınlanması zordur. Çok derin, çok bilgili, çarpıcı olabilirler. Ama insan sıcaklıkları olmaz. Çünkü bu şehirler size yaşamı ve ölümü, görkemi ve sefaleti aynı anda sunuyor. ... Bir insanın derinliğe kavuşmak için İstanbul'u, Venedik'i, Napoli'yi, Kahire'yi yaşaması gerekir."