ece dağlar

ece dağlar
@ecedaglar
Büyükler sayılara bayılırlar
Yeni bir arkadaş edindiniz diyelim: onun hakkında hiçbir zaman asıl sormaları gerekenleri sormazlar. ‘Sesi nasıl?’ demezler örneğin, ya da. ‘Hangi oyunları sever? Misket koleksiyonu var mı?’ diye sormazlar. Onun yerine. ‘Kaç yaşında?’ derler. ‘Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?’ Ancak bu sayılarla tanıyabileceklerini sanırlar arkadaşınızı. Eğer büyüklere, ‘Güzel bir ev gördüm, kırmızı tuğlalı: pencerelerinden sardunyalar sarkıyor, damında ise kumrular var,’ derseniz, nasıl bir evden söz etmekte olduğunuzu bir türlü anlayamazlar. Ne zaman ki onlara, ‘Yüz milyonluk bir ev gördüm,’ dersiniz, işte o zaman size, ‘Oo, ne kadar güzel bir evmiş!’ derler gözlerini koca koca açıp.” - Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupéry -
Reklam
Bir eşyamızı biri alıp götürmek istese onu hemen durdururuz. Ama saatlerimizi, günlerimizi çalanlara ses etmeyiz. Ekranlar, boş konuşmalar, verimsiz toplantılar... Hayatımızın her bir ânı biricik. Çalınmasına izin vermeyelim. | Prof Dr Kemal Sayar
Edebiyat
Kendilerine sunulan yetmiş, seksen yıllık ömrün ilk ve son onar yılı, çocukluğun bilinçsizliği ve yaşlılığın çaresizliği içinde geçtiğine göre, ellerine kalan elli yılı, itişip kakışarak, dövüşerek, sonra da dövüşmenin getireceği yıkıntılara ve kayıplara hayıflanarak heba etmek için mi dünyaya yollanmıştı insanoğlu? Bogomil, Hristiyan, Musevi ya da Müslüman, ne olursa olsun, ne biçim bir kaderdi insanoğlununki?
Sayfa 418
“Ama bir insanın bugünkü duygularını bilmeden, geçmişte ki hatalarını ortaya dökmek adaletsizlik olarak görülebilirdi.”
Kötü kalplilikten sonra dünyada ki en kötü şeydir bilgisizlik...
Sayfa 80·Kitabı okudu
Reklam