Böylece bu aşk sadece, her varlığı çevreleyen ve aydınlatan yumuşak bir pırıltıya benzemekle kalmayacak, bu güzelleştirici duygu, öyle derinlere işleyecekti ki, bir cana ve ruha sahip olmasalar da bütün nesnelerden, içteki bir korlanmayla dışa yansıyan bir ışıltı gibi görünecekti.
İnsan ne tuhaf bir varlık? En gerektiği anda tüm güçlerini kaybediyor. Neşeden sarhoş olsa da aslında yine de kapalı bir alana kısılıp kalmış değil mi? Sonsuzluk içinde yitip gitmek istediğinde de aslında dönüp dolaşıp yine o soğuk ve sıradan varlığa gelmez mi?