bunlar benim adımlarım değil, okyanusun karşı kıyısındaki sağlam, dosdoğru giden emin adımlarım değil. neden bir zamanların o çekingen ve ürkek, eski ceketinin üzerindeki tozları titreyen parmaklarıyla utanarak silkeleyen ve zile dokunmadan önce yeni eldivenlerini giyen o yirmi üç yaşındaki gence benzedim yine? kalbim neden ansızın hızlı hızlı çarpmaya başladı, neden böyle cesaretsizim? vaktiyle, bu bakır kapının ardında yazgımın beklediğini, beni sevgiyle ya da kötülükle kavrayacağını sezmiştim. ama bugün neden böyle sindim, içimde kabaran bu huzursuzluk bendeki sarsılmaz ve kesin olan şeyleri neden yok ediyor?