Öyle bir dünya düşünün ki bebekler doğumuyor, kuluçka makinelerinde üretiliyor. İnsanlar yaşayarak öğrenmiyorlar, hipnopedi yöntemiyle yani uykuda öğrenim ile deneyim kazanmış oluyorlar. Böylelikle istenilen şekilde toplum oluşturuyorlar; sınıfsal gruplara göre fiziksel özellikleri, duygu ve düşünceleri şekillendirebiliyorlar.
Bu yeni dünyada herkes halinden memnun, mutlu ve hayattaki en önemli şeyin haz almak olduğunu düşünüyor, hiçbir şeyi sorgulamıyor çünkü henüz birer embriyo iken böyle kodlandılar. Birçok değerin yok edildiği, bilim, kültür ve sanatın olmadığı bir dünyaya gelerek planlandıkları şekilde yaşıyorlar.
"Çünkü bizim dünyamız Othello'nunkiyle
aynı değil. Çelik olmadan araba yaratamazsınız aynı şekilde, sosyal çalkantı olmadan da trajedi yaratamazsınız. Dünya şu anda istikrara kavuşmuş durumda. İnsanlar mutlu; istediklerini alıyorlar ve ulaşamayacakları şeyleri de asla istemiyorlar. Refahları yerinde, emniyetteler, hiç hastalanmıyorlar, ölümden korkmuyorlar, ihtiras ve ihtiyarlıktan habersiz ve bundan da çok memnunlar; veba gibi bir illet olan anne ve babaları yok, güçlü duygular hissedecekleri eşleri, çocukları ve sevgilileri yok; şartlandırmaları uyarınca davranmaları gerektiği gibi davranmak zorundalar."