Körleşme romanı Canetti’nin üzerinde iki yıl durduğu bir eserdir. Bu roman için; gelişim romanı zaman romanı, toplum eleştirisi romanı, dönem romanı gibi sınıflandırmalar yapılır. Eserin yazılma nedenleri arasında ,kitleye ilişkin görüşler ve “kendini taşralı hissettiği” Berlin’de karşılaştığı insanlar yer alır. Entelektüel çevrelerin dizginlenemez bencilliği onun burada büyük bir hayal kırıklığı yaşamasına neden olmuştur. Diğer konu ise ulaştığı düşünsel seviye ile ilgilidir. Ortaya çıkış açısından bakıldığında roman ve kahramanları otobiyografik temele sahiptir.
Roman, üç bölümden oluşmaktadır: Dünyasız Bir Kafa, Kafasız Bir Dünya ve Kafadaki Dünya.
Bir roman karakteri olarak Kien’in yaptığı sıra dışıdır bana göre. Delilik bile diyebiliriz. Fakat herkesin de sahip olmak istediği bazı güçlere de sahiptir: Kitap ve para.
Körler ve Körleşme kavramı kitapta ve Kien’in hayatında dikkatimizi çeker. Kien, bir gün kör olmaktan çok korkmaktadır hatta öyle ki eğer böyle bir duruma düşerse kendi yaşamına kendisi son verecektir. Kien körleşmeye aslında en başından meyilli ve yakındır. Çünkü insanlardan uzaklaşarak kendini dört duvar arasına hapsederek zaten körleşmeye başlamıştır. Dünyasız Bir Kafa’nın en dikkat çeken kısmı, körleşmekten çok korkan Kien’in adım adım körleşmesi… Körleşmenin ilk sebebi eşyalar. Eşyalar aslında sembol olarak karşımıza çıkıyor ve Kien’in sorunlarını temsil ediyorlar. Kien eşyaları görmemek için gözlerini kapatmayı zamanla kendi evinde bir kör gibi gözleri tamamen kapalı gezmeye, hatta kitaplarını dahi gözleri kapalı seçmeye vardırana dek devam ettirerek bilinçli bir körlüğü tercih ediyor. Gözlerini kapatarak sorunlardan kaçma, onları yok sayarak gerçeklerden uzaklaşma tercihini ise bir güç belirtisi olarak kabul edip kendi körlük kuramını