Edanur Kaçar

Edanur Kaçar
@edakacaar
Güzelden korkan ham ruhları pişirme laboratuvarı
Öğretmen
Lisans mezunu
21 Ekim 1999
37 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
"Bilinçli Körleşme"
Puan vermedi·565 syf.··
2024 31. kitabı
Körleşme romanı Canetti’nin üzerinde iki yıl durduğu bir eserdir. Bu roman için; gelişim romanı zaman romanı, toplum eleştirisi romanı, dönem romanı gibi sınıflandırmalar yapılır. Eserin yazılma nedenleri arasında ,kitleye ilişkin görüşler ve “kendini taşralı hissettiği” Berlin’de karşılaştığı insanlar yer alır. Entelektüel çevrelerin dizginlenemez bencilliği onun burada büyük bir hayal kırıklığı yaşamasına neden olmuştur. Diğer konu ise ulaştığı düşünsel seviye ile ilgilidir. Ortaya çıkış açısından bakıldığında roman ve kahramanları otobiyografik temele sahiptir. Roman, üç bölümden oluşmaktadır: Dünyasız Bir Kafa, Kafasız Bir Dünya ve Kafadaki Dünya. Bir roman karakteri olarak Kien’in yaptığı sıra dışıdır bana göre. Delilik bile diyebiliriz. Fakat herkesin de sahip olmak istediği bazı güçlere de sahiptir: Kitap ve para. Körler ve Körleşme kavramı kitapta ve Kien’in hayatında dikkatimizi çeker. Kien, bir gün kör olmaktan çok korkmaktadır hatta öyle ki eğer böyle bir duruma düşerse kendi yaşamına kendisi son verecektir. Kien körleşmeye aslında en başından meyilli ve yakındır. Çünkü insanlardan uzaklaşarak kendini dört duvar arasına hapsederek zaten körleşmeye başlamıştır. Dünyasız Bir Kafa’nın en dikkat çeken kısmı, körleşmekten çok korkan Kien’in adım adım körleşmesi… Körleşmenin ilk sebebi eşyalar. Eşyalar aslında sembol olarak karşımıza çıkıyor ve Kien’in sorunlarını temsil ediyorlar. Kien eşyaları görmemek için gözlerini kapatmayı zamanla kendi evinde bir kör gibi gözleri tamamen kapalı gezmeye, hatta kitaplarını dahi gözleri kapalı seçmeye vardırana dek devam ettirerek bilinçli bir körlüğü tercih ediyor. Gözlerini kapatarak sorunlardan kaçma, onları yok sayarak gerçeklerden uzaklaşma tercihini ise bir güç belirtisi olarak kabul edip kendi körlük kuramını
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,509 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Yalnızız Romanında Dip Zıtlık ve İnsanın İki Benliği"
Puan vermedi·416 syf.··
2024 5. kitabı
Karşımıza çıkan kalabalıklar içinde milyonlarca yalnız... Peyami Safa’nın son ve en beğendiği romanıdır bu roman. Hemen her eserinde ruh çözümlemelerine yer veren Peyami Safa, bu eserin de önemli ruh incelemeleri yapmıştır. Birbirine zıt birçok karakterin olduğu bu eser de zıtlıklarıyla karşımıza en çok Besim ve Samim çıkmaktadır. Besim materyalist, yani sadece somut maddeler üzerinden dünyanın varlığını açıklar. Hatta bana okudukça hodgam bir karakter gibi gelmiştir. Samim ise tam bir idealist olarak karşımıza çıkar. Elbette eserde doğu-batı çatışması da konuşulmaya değer bir konudur. Eserde Samim'in yaşadıkları Bilinç akışı tekniğiyle aktarılmaya başlanmıştır. Meral karakteri üzerinden iki benlik konusu ve dip zıtlık bizlere aktarılmış. Dip zıtlık, iki benin çatışmasıdır. Bu benlerin birine sosyal ben diğerine ise asıl ben demiştir Peyami Safa. Eserin nezdimde incelenmesi gereken birçok yönü vardır. Ruhsal tahliller, Samim'in yazdığı o ütopik ülke Simeranya ve Telekinezi...
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,3bin okunma
"Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum..."
Puan vermedi·520 syf.··
2024 10. kitabı
Aşk elle tutulur mu? Bu kitabı okuduysanız eğer aşkı görür ve ona dokunabilirsiniz. Romanı bitirdiğimde aklıma gelen ilk soru şuydu: Kemal aslında Orhan Pamuk muydu? Yazar ben değilim dese de buna ikna olmak oldukça zor. Takıntı mı, aşk mı, kurgu mu, gerçek mi ? sorularının cevabını sık sık düşüneceğiniz namütenahi bir aşk romanı bu. Romanın en cazip kısmı ise kitabın 485'inci sayfasında sizi bekleyen "Masumiyet Müzesi" giriş bileti!
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,6bin okunma
Nazım Hikmet 🌸
“İçimde söylemek istediğim çok şey var sanırım. O kadar fazla ki. Kafamdakiler gerçek anlamda aktarmanın yollarını bulamıyorum. Bazen sanki tüm dünya, tüm yaşam her şey gelip kafama doluşuyor ve sözcüleri olmam için bağırıp feryat ediyor.
Sayfa 152