Eda Nur Koç

Eda Nur Koç
@edannurkoc
Puan vermedi·203 syf.··
2025 3. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 11:07
Zülfü Livaneli'nin birçok kitabını okudum. Bu kitap için en sevdiğim kitabı diyemem fakat akıcı ve güzel bir kitaptı. Kitap hem yazarın hem de ana karakter olan Sami Baran'ın gözünden anlatılıyor. Siyaset, mülteciler, göçmenlik konuları çok güzel bir şekilde işlenmiş. Kitapta Sami Baran'ın yaşadığı travmatik olay sonrası suçluyu bağışlayacak mı intikam mı alacak ikilemi çok başarılı bir şekilde anlatılmış. Kitapta yazarın belirlediği son ile ana karakterin anlattığı son farklı. İntikam ve bağışlamak duyguları kitabın tamamında aktarıldığı gibi finalde de çok güzel noktalanmış.
Bir Kedi, Bir Adam, Bir ÖlümZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202129bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Spoiler içerebilir!
Puan vermedi·331 syf.··
2024 4. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2024 13:38
Bir kesimde körlük salgını başlamasıyla birlikte ilk körler, hastalık daha fazla yayılmasın diye zorla boş olan bir akıl hastanesinde karantinaya alınıyorlar. Bu hastanede toplumun farklı kesimlerinden ve farklı görev tanımı olan insanlar bulunuyor. Bu ülkede yalnızca bir kişi kör olmuyor; o da göz doktorunun karısı. Ama eşini bırakmak istemediği için onunla birlikte bu hastaneye geliyor. Körlük çok büyük hızla her yere yayılıyor. İlerleyen süreçte bütün sistematik şeylerin yok oluşunu okuyoruz. İnsanlığın günlük rutininde yaptığı en ufak bir şeyde bile düzen ve sistemin çöküşünü görüyoruz. İnsanlar körlükten dolayı barınma, yaşama, yeme-içme gibi eylemlerini dahi yerine getiremediği için yozlaşmaya başlıyorlar. Aile kavramı dahi yok oluyor. Körlüğün topluma ne hissettirdiğini ve dayattığını görmeye başlıyoruz. Bir kadının kör ve kalabalık bir topluluğu nasıl yönettiğini, insanların, kaybedecek hiçbir şeyi kalmadığında ne kadar vahşileştiğini , tüm değer yargılarının kaybolup bir yaratığa nasıl dönüştüğünü okurken o atmosferi iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Yazar kitap boyunca körlüğü şöyle tarif ediyor: ''süt beyazı bir deniz''. Körlüğün karanlık olduğunu düşünen okura körlüğü beyazlar ve büyük bir aydınlık olarak tarif ediyor. Bazılarına göre bu beyazlık ve parıltı medeniyeti temsil eder. Ve kitabın sonlarında şöyle bir cümle geçer ; "Biz aslında hiç kör olmadık, biz zaten kördük," cümlesiyle tamamlamaları da kitaptaki en güzel ironiydi. Jose Saramago roman hakkında sorulan bir soruya “Ne düşündüğümü merak ediyorsanız, bu kitapla anlatmak istediğim hepimizin körleşmeye başladığı değildi. Bence körleşmiyoruz. Hepimiz körüz. Körüz ama bakıyoruz. Bakabilen ama görmeyen kör insanlar.” ve yine kitapta doktorun karısı kiliseye girdiğinde dini resim, heykel ve
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
9/10
·328 syf.··
2021 29. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2021 22:34
Öncelikle iyi akşamlar. Eğer psikolojiye ve toplumsal konulara ilgiliyseniz müthiş bir kitap önerisiyle geldim. Kitapta üç ana karakter var. Doğan Cüceloğlu, oğlu Timur Cüceloğlu ve sanal bir karakter olan Arif Öğretmen var. On gün süren bir Türkiye gezisinde gördükleri olaylar üzerinden toplumsal normlar hakkında yaptıkları analizler ve tartışmalar, kendinizi bir anda sıcacık bir sohbet ortamının içerisinde bulmanızı sağlıyor. Kitabı sadece bir gezi yazısı olarak sınırlandırmak doğru olmaz. Bence kitap psikoloji türünün en iyilerinden. Kitabın içeriğine gelirsek; korku kültürü konusu detaylı bir şekilde çeşitli örneklerle müthiş bir biçimde anlatılmış. Yazar 'mış gibi' yaşanan hayatları ikiye ayırmış. Kalıplayan korku kültürü ile can baskın geliştiren saygı kültürü. Kalıplayan korku kültüründe insan ilişkilerinin insanların güçlü ve güçsüz olduğuna dayandığını ve bu nedenle insanların güçsüz duruma düşmemek için para, mevkii, mal mülk peşine düştüğünü ve 'gerçeğe koşulsuz saygı' yı bir değer olarak görmediklerinden bahsetmiş. Bu durumda toplumun mış gibi yaşayanların bulunduğu cahil bireyler ortamına dönüştüğünü akıcı bir şekilde anlatmış. Fakat saygı kültüründe çocuk büyürken, anne ve babasının bu değerleri yaşattığını gördüğünü ve bunun sonucunda farkındalıklı, kendisini seven ve birey olduğunun bilincinde topluma faydalı insanlar olduğunu çok güzel ve detaylı bir şekilde ifade etmiş. Normalde Doğan Cüceloğlu kitaplarına bayılırım ve bir solukta bitiririm ama bu kitabı sindirerek her cümlesi üzerine düşünerek yavaş yavaş bitirmek istedim. Zaman zaman kendime çok uzattığım için kızdım fakat iyi ki hemen bitirmemişim diyorum şu an. Çünkü kitabın her sayfası altın değerinde bilgilerle dolu. Bu kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. İncelememi okudugunuz için de
Korku KültürüDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20081,597 okunma
8/10
·128 syf.··
2021 28. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2021 03:10
Öncelikle 'Düşüş' kitabının beni gerçekten etkilemesi ve Albert Camus'nün bu kitabından birçok güzel alıntı karşıma çıkmasından sonra kitaba şans vermek istedim. Kitabın konusu şu diyemiyorum çünkü birçok konuya değiniyor ve bence en sıradan cümlede bile bir derinlik uyandırıyor. Betimlemelerin fazla detay detay olması beni biraz yordu fakat iyi ki okumuşum diyebileceğim bir kitap oldu benim için. Kitabın kahramanı Meursault yalnız bir kişi ve kalabalıklardan hoşlanmıyor. Dünya'nın boş ve anlamsız olduğunu düşünen, hayatı ve toplumu saçma bulan bir insan. Kendine nasıl yabancılaştığını daha doğrusu dış etkenlerden dolayı yabancılaştırıldığını cümleleriyle sık sık okuyucuya aktarıyor. Bazılarına göre duygusuz bir insan olarak görülüyor fakat yaptığı sadece topluma bir başkaldırıdır. Başta yaşamı anlamsız bulan kahramanın kitabın sonunda idam cezası karşısında yaşama isteğini görüyoruz. Aslında kahraman değer yargılarına karşı çıkarak kendi değer yargılarını oluşturduğu için toplumca kendisine koyulan tanılarla zaten kurban edilmişti. Ve ölümü kabullenişle bekledi. Birçok kişinin ilk Düşüş kitabını okuyup daha sonra bunu okumamızı tavsiye ettiğine şahitlik etmiştim ama bence eğer ilk kez bir Albert Camus kitabı okuyacaksınız mutlaka bununla başlamalısınız. Dümdüz bir kitap gibi dursa da birçok konuda çok güzel bir felsefi bakış açısıyla anlatıldığını düşünüyorum. Bana hatırlattığı ve en çok düşündürdüğü konu ise günümüzde de sık sık şahit olduğumuz bir konu aslında. İnsanoğlunun toplumun geneline göre farklı düşünen diğer insanları yargılaması ve o insanları çoktan yaşarken kurban edişini çok güzel bir şekilde gözler önüne sermiş. Birçok konuda yine ufuk açıcı bir kitap olduğunu ve her okuyucunun kendince yorumlayacağı konular olduğunu bir sürü şey katacağını
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2019137,2bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2021 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2021 13:58
Son Ada... Livaneli'nin okuduğum en iyi kitabı diyemem ama diğer tüm kitapları gibi bitirince kendimi sorguladığım bir kitap oldu benim için. Livaneli bu romanını yazdığı en politik roman olarak nitelendirmiş. Türkiye ve dünya hakkındaki düşüncelerini o kadar güzel ifade etmiş ki okurken adada yaşayan insanlardan biriymişsiniz hissiyatına kapılıyorsunuz. Adaya gelen başkanın "kurul" adı altında demokrasiyle asla örtüşmeyen bir şekilde adayı ve doğal tüm güzellikleri nasıl mahvettiğine şahitlik ediyorsunuz. Ayrıca beni en çok etkileyen alıntı şu oldu: "Bir adam tarafından kandırılmaya izin vermiş, onun peşine körü körüne takılmış olmamızın kefaretini; başkaldıran insan tanımını unutma, bencillik, öngörüsüzlük, vurdumduymazlık, diktatöre boyun eğme, küçük hırslarımıza kapılma günahlarının kefaretini. Gündelik yaşamımız içinde küçük boyun eğişlerimizden oluşan küçük günahların hikâyesi bu." Tıpkı şu an yaşadığımız bir çok olay gibi. Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum, özellikle içinde yaşadığımız toplumun nasıl yönetildiğiyle ilgili kendinizi ve düşüncelerinizi sorgulatacak bir kitap. İyi okumalar :)
Roman
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202062,1bin okunma