Kulak izi, ülkemizde ilk kez ekim 2004’te
Bursa’da, bir hırsızlık soruşturmasında mahkemeye delil olarak sunuldu. Gazeteler, olay yerinde, şüphelinin evde kimse olup olmadığını dinlemek için kulağını kapıya dayadığı sırada bıraktığı iz dışında başkaca bir delil bulunamadığını yazdılar.
Depresyonun en yıkıcı yanlarından biri isteğinizi felç etmesidir(...) hiçbir şey yapmama isteğiyle boğulmaya başlarsınız(...) İçine düştüğünüz duygusal hapishanenin farkına varmazsanız, bu durum haftalarca, aylarca hatta yıllarca sürebilir.
Proust ile tanışma kitabım oldu “Okuma Üzerine”.
Basitçe tanımlandırmak gerekirse birey ve kitap arasındaki ilişkiyi derince inceleyen fakat kısa bir anlatı.
Yalnızca Proust’un okuma serüvenine anlama ve çocukluğuna dönüş yapmıyorsunuz. Ayrıca Proust’un zengin kütüphanesine keşif hakkı da sunuluyor size.
İlk bölümlerde çocukluğunuzdaki kitap okuma serüvenine dönüyorsunuz ki bana oldukça iyi hissettiren bir geriye dönüş tecrübesi oldu. Sonrasında,
Okuma bizi nasıl ve ne kadar etkiler?
Bir cümleye nasıl bu kadar bağlanabiliyoruz?
Kapak kapatıldığında neden içindeki karakter ve tiplerle oturup iki sohbet daha etmek istiyoruz?
ve daha nicesi okuma sırasında farkında olmadığımız veya üzerine düştüğümüz soruları kendi açısından cevaplıyor.
Marcel Proust ile tanışmamın en ilgi çekici yanı sanırım şuydu:
Hafif bir okuma beklerken upuzun cümlelerde kaybolduğum ve kendimi sarsıp baştan başlama gereksinimi duyduğum bir okuma yaşamam. Sanırım kendisinin tarzına aşina olmadığımdan ileri geliyor. Hafif engebeli bir okumaya değecek fikirler keşfettiğime inanıyorum. O yüzdendir ki bu açıdan bir önyargınız oluşmasın.
“(...)yaşayan insanlardan daha fazla özen ve şefkat gösterdiğimiz, onlar için soluk soluğa kaldığımız bu varlıkları bir daha görememenin, haklarında hiçbir şey bilememenin içimizi parçaladığını itiraf edemeyiz.”
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,621 okunma