Kentimiz uyanıp kendine gelmesi için bir adet at sineğine ihtiyaç duyan, soylu ama iri ve hantal bir ata benziyor. Bana öyle geliyor ki, Tanrı beni hiç ara vermeden peşinizden koşarak her birinizi uyandıracak, nasihat edecek ve azarlayacak bir at sineği olarak kentin başına sarmış.
Jack London’ın distopik geleceğine kısa bir kesit.
10. Ayını devirdiğimiz şu virüs döneminde böyle bir kitap okumak belki de biraz buhrana sürükleyebilir. Ama bir çırpıda okuna güzel bir kitaptı. Şu anki zamanımızı ve virüsün yayılma hızını düşününce okurken üzüldüğüm bir kitap oldu. Umarım bu kadar kötü bir dönem yaşamayız.
Belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz; ama daha derinlere inin... Sonunda, sevdiğinizin onlar olmadığını fark edeceksiniz. Siz, bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil.