İmran

İmran
@edebizm
Bir kez daha diyeyim: Özenle katlanmış bir mendil gibisin. Sil beni n'olur kırk yıllık kirim pasım gitsin.
Bir çıban büyürcesine ortasında gecenin Dolar yüreğime hüznü seni sevmenin Dünyada ne benim yerim var artık ne senin Ağlarım başucunda ölümün gelir aklıma
Sayfa 599 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Birbirimize rastladık, otomobil kazası gibi bir olay bu, insana otomobil çarptı mı, yoluna devam edemez. Şimdi iyileşene kadar birlikte olmak zorundayız. Sonra yolumuza devam edeceğiz.”
Sayfa 67 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Sokağa, elinde balonuyla çıkar, önüne gelen ilk yoksul çocuğa balonunu verirdi. Anası deli olurdu bu huyuna. “Niçin veriyorsun balonu?” “Uçsun diye.” “Kim?” “O... Çocuk...” “Nereye akılsız?” ‘...’ Bu soruya cevap vermezdi Olcay. Çünkü yoksul çocukları, babaannesinin ona anlattığı masallardaki uçan halıya bindirir gibi, balonuyla Kafdağı’nın ardına uçurmak istiyordu. Bu çocukları Kafdağı’nın ardına uçurmak istemesinin nedeni basitti. Bu çocukların niçin yoksul olduğunu sorduğunda, bu dünyanın böyle olduğu söyleniyordu kendisine. ‘Ben büyüyünce çok zengin olacağım, bütün bu çocukları kocaman bir evin içine koyacağım.’ O zaman kaldırımın üstünde kıvrılıp yatmayacaklar...
Sayfa 111 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
“Hatice Hanım, her sokağa çıkışında bu kanun bozucuları tespit eder, onları kendince cezalandırırdı; şimdi de bu satıcının sabun tozunun fiyatını arttıranlardan biri olduğunu biliyor onun cezasını sonraya saklıyordu. Unutmazdı Hatice Hanım; suçlular unutulmaz, cezalar hiç unutulmaz, unutkanlık düzeltici, yapıcı değildir. Affetmek sağlıksızdır.”
Sayfa 43 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Benim çıkışım yok," diye fısıldadı. Cevap vermeden ona bakmaya devam ettim. İçimde bir halat çekme yarışı başlamıştı. "İçimde mahsur kaldın."
Sayfa 116 - Dokuz Yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı