10/10
·128 syf.··
2026 5. kitabı
Yaşamın Ucuna Yolculuk, toplumsal normları ve sınırları reddeden bir zihnin, kendi içindeki sansürsüz ve çıplak hesaplaşmasını içeriyor. Özlü; Berlin, Prag ve Viyana sokaklarında Kafka, Pavese ve Svevo gibi ruh ikizlerinin izini sürerken, aslında kendi varoluşsal sancılarının ve derin yabancılaşmasının coğrafyasını çıkarıyor. Kitap geleneksel bir seyahatname sayılmaz, psikiyatri kliniklerinin soğuk koridorlarından, intihar eşiklerinden ve mutlak aidiyetsizlikten geçerek yaşamın ve ölümün en uç sınırlarına dokunan lirik bir iç döküm olduğu görülüyor. Bu eser, modern hayatın steril rutinlerine, sahte mutluluk vitrinlerine sığamayan ve iç dünyasında suskun bir çığ biriktirmiş olan "sistem yorgunu" ruhlara hitap eder. Kendi yalnızlığını korunaklı bir sığınak olarak gören, uyumsuzluğun sızısını derinden hisseden ve edebiyatta ucuz bir teselli yerine gerçek bir yol arkadaşı arayanlar için yazılmıştır. Özlü, dünyada yaralarıyla yürüyen ama yine de kendi gerçeğine sadık kalmakta direnen olgun ve yorgun insanlara sessiz bir frekanstan seslenir.
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Puan vermedi
Teoloji alanın 16 yaşımdan beri Yapmış olduğum okumalar ve de İncelemelere dayanarak, Bu kitabın yazarı olan yazarın da Sadece kendi teorisini desteklemek için Bir mantık yürüttüğünü Ama bu mantığın eldemi veriler bağlamında Yanlış olduğu kanaatindeyim. Yazarın pek çok kitabını Yıllar evvel okumuş bir kimse olarak, Yazarın özellikle de Âdem ve İblis arasında Cinsel münaasebet yaşandığı hususunda Eldeki onca veriye rağmen Neden hâlâ bu kadar direttiğini Henüz anlamış değilim. Ve maalesef ki Tıpkı Hamza Yardımcıoğlu gibi Âdem ve İblis arasında İnatla bir ilişki yaşandığını savunması Beni delirtmiyor değil. Ve beni delirtiyor çünkü Kur'an ayetleri düz şekilde okunmaz ! Ve düz bir şekilde okunduğunda Ne olur sorusunun cevabı ise Âdem ve İblis arasında ( hâşâ ) cinsel bir münaasebet oldu gibi Düşüncelerin hasıl olmasıdır.
İnceleme
Kozmik SatrançSerhat Ahmet Tan · Şira Yayınları · 2014116 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İki Şehrin Hikayesi-Charles Dickens
8/10
·494 syf.··
2026 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:39
İki Şehrin Hikâyesi, İngiliz yazar Charles Dickens tarafından yazılan tarihi bir romandır. Olaylar, Fransız Devrimi öncesi ve sonrasında Londra ile Paris'te geçer. Roman; aşk, fedakârlık, adalet, intikam ve toplumsal eşitsizlik temalarını işler. 18 yıl boyunca haksız yere hapsedilen Doktor Manette serbest bırakılır ve kızı Lucie ile yeniden bir araya gelir. Lucie, Fransız asilzadesi olmasına rağmen soylu sınıfın zulmünü reddeden Charles Darnay'a âşık olur ve onunla evlenir. Bu sırada Fransa'da devrim patlak verir. Darnay, geçmişi nedeniyle Paris'te tutuklanır ve idam tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Romanın en etkileyici karakterlerinden Sydney Carton, Lucie'ye karşılıksız aşk beslemektedir. Hikâyenin sonunda Carton, Darnay'ın yerine geçerek onun hayatını kurtarmak için kendini feda eder. Bu fedakârlık, romanın en unutulmaz ve duygusal bölümlerinden biridir.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,6bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 3. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 09:20
Kierkegaard bu eserde, kendi adını gizleyerek "Johannes" adlı bir kurgusal karakterin günlüğünü bize sunar.Johannes, sokakta gördüğü ve saf bir güzelliğe sahip olan genç bir kadını, Cordelia’yı gözüne kestirir. Johannes’in amacı, Cordelia’yı fiziksel olarak alelade bir şekilde elde etmek değildir. Onun asıl hedefi, kızın zihnini, ruhunu ve arzularını manipüle ederek, Cordelia'nın kendisine sırılsıklam ve tamamen kendi özgür iradesiyle aşık olmasını sağlamaktır. Johannes, adeta bir satranç ustası gibi hamlelerini önceden planlar, mektuplar yazar, tesadüfler kurgular. Amacına ulaşıp Cordelia’yı tamamen teslim aldığı ve onunla nişanlandığı an ise hikaye beklenmedik (ama Johannes için son derece planlı) bir yöne evrilir: Johannes, amacına ulaşmıştır ve artık sıkılmıştır. Onu terk eder. "Baştan çıkarmak bir sanattır ama bu sanatı icra eden kişi, sonunda kendi yarattığı labirentte kaybolmaya mahkumdur."
Baştan Çıkarıcının GünlüğüSoren Kierkegaard · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,384 okunma
AYLİN BALBOA OKUMAK İÇİN 10 SEBEP
6/10
·129 syf.··
2026 31. kitabı
Aylin Balboa 1.Belki Bir Gün Uçarız, Ateş Sönene Kadar ve Bu Hikâye Senden Uzun Osman adlı kitaplara imza atan Aylin Balboa, günümüz Türk edebiyatında özellikle "anlatı" ve "öykü" arasındaki gri bölgede kalem oynatan, samimiyeti ve ironiyi bir hayatta kalma mekanizması olarak kullanan nev-i şahsına münhasır bir yazardır. 2. Balboa’nın üslubunun en belirleyici özelliği, son derece sade ve doğrudan bir dil kullanmasıdır. Yazar, ağdalı cümlelerden ve edebiyat yapma kaygısından uzak durarak okuruyla bir "dost sohbeti" samimiyetinde bağ kurar. 3. Balboa, en trajik anları (ölüm, hastalık, ayrılık) anlatırken bile araya sıkıştırdığı ironik gözlemlerle okuru ters köşe yapar. Örneğin; Belki Bir Gün Uçarız’da yer alan Çiş, bir ölüm haberini aldığında hissettiği ilk şeyin "çişinin gelmesi" olması, insanın en derin acı anlarında bile biyolojik ve absürt gerçeklikten kaçamayacağını gösteren çarpıcı bir öyküdür. 4. Anlatımı, uzun betimlemeler yerine kısa, eyleme dayalı ve duyguyu bir yumruk gibi indiren cümlelerden oluşur. Balboa Tımarhane Notları’nda "metaforları sevmediğini" ve "hayatın zaten yeterince karmaşık olduğunu" belirtir. Lafı dolandırmaz. Sayfalar sürecek bir ruh halini üç kelimelik bir cümleyle kalbinize mühürler. Bu da onun metinlerini son derece akıcı ve akılda kalıcı kılar. 5. Özellikle baba ve abi figürleri üzerinden şekillenen kayıp teması, yazarın tüm kitaplarında merkezi bir yer tutar. Ancak bu yas, kutsanan veya yüceltilen bir duygu değil; bazen "kusmuklar içindeki bir baba" görüntüsüyle , bazen de "içindeki elektriklerin kesilmesi" gibi mekanik bir boşlukla anlatılır. 6. Bu Hikâye Senden Uzun Osman kitabında somutlaşan "Osman" figürü, biten bir aşkın ardından tutulan yasın evrensel ve bir o kadar kişisel temsilcisidir. Burada ayrılık, sadece bir kalp ağrısı değil,
Edebiyat
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma
Beni " Bîkes " Bırakmayin ...
8/10
·120 syf.··
2026 56. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 08:47
"Bîkes"... Ne demek? "Kimsesiz " ve kitabimizin kahramanının ismi bu .... Böyle isimler konulmalı mı, bilmiyorum. İsimler insanların kaderi olur mu, onu da bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var; bazı kelimeler daha ilk anda insanın yüreğine dokunuyor. Bîkes de onlardan biri... Çok farklı bir isimle başladı kitap. Daha ilk sayfalarda merak uyandırdı. Sonra hikâyenin içinde ilerledikçe gördüm ki satır aralarında hepimizden bir parça var. Yer yer durup düşündüm; "Bu hissi biliyorum..." dedim. "Bu duyguyu ben de yaşadım." İnsan bazı satırlarda kendine rastlıyor çünkü. Uzunca bir süre ara vermiştim inceleme yazmaya. Kalemim küsmemişti belki ama susmuştu. Beni yeniden satırların başına oturtan kitaplardan biri oldu Bîkes. Kitapta altını çizdiğim ve hayatıma anlam katan bir cümle vardı: "Her bakış insana her şeydeki hikmet ve ibreti göstermez." Ne kadar doğru... Bazen aynı olaya bakarız ama aynı şeyi göremeyiz. Kimi sadece bakar, kimi ise görür. Kimi yaşar geçer, kimi yaşadığından bir anlam çıkarır. Bu cümle uzun süre benimle kalacak gibi hissediyorum. Fatih Duman'ın dili oldukça akıcı. Sayfalar ilerledikçe hikâyenin içine çekiliyor, karakterlerin sevincine de hüznüne de ortak oluyorsunuz. Kitabın resimlerle desteklenmiş olması da ayrıca hoşuma gitti. Bazı duyguların yalnızca kelimelerle değil, çizgilerle de anlatılabileceğini hissettirdi. En çok da hikâyenin içinde insanı kendisiyle karşı karşıya bırakmasını sevdim. Çünkü bazı kitaplar okunup rafa kaldırılır, bazıları ise bittikten sonra da insanın içinde yaşamaya devam eder. Bîkes, benim için ikinci gruba ait oldu. Bir şans verilsin isterim değerli okur dostlarım tarafından. Daima kitapla kalın... Bikes Fatih Duman
Alıntı
BikesFatih Duman · Nesil Yayınları · 2026151 okunma