Yemeğim geliyor. Aynı anda yan masadaki adam beni tanıyarak, ve beni tanıyor olmasının kendisine lap diye gelip masama oturma hakkını verdiğini düşünerek, belki de bunu bile düşünmeden, çöküyor karşıma. Beş altı kez üst üste: - Eeeee, daha daha nasılsınız?
diyor. Bu birbirinin tıpkısı olan altı soruya da yanıt vermiyorum. Çünkü ben o sırada yemeğimi yiyorum. O benim yanıt vermememi mandallamıyarak, havadan sudan, abuk subuk konuşuyor. Yemeğimi yerken, ağzımda lokmalar varken, yanıtlamamı istediği, sormasa da olur, hatta sormasa daha iyi olur sorular yöneltiyor bana, Ankara’da Talim Terbiye Dairesi’nde çalışan terbiyesiz adam. Büyük olasılıkla, Daire’nin Terbiye bölümünde değil de, Talim bölümünde çalışıyor. Yalak yalak sırıtıyor. Artık ben sorularına hiç yanıt vermeyince de sıkılarak kalkıyor.
- Rahatsız ettim!
diyor.
- Biliyorum.
O bir Amazon kadınıydı.Bir dövüşçü, bir savaşçıydı o!Bir Amazon kadını böyle bırakmazdı, son nefesine kadar savaşmaya devam ederdi!Bir Amazon kadını asla ama vazgeçmedi!...