Kimdir bu Karamazov'lar diye soracak olursanız kitabın içinden şöyle bir alıntı ile cevap veririm; "Zaten Karamazovluk şöylece özetlenebilir: Şehvetli, kâr düşkünü ve akıldan sakat insanlar..."
Peki siz de bir Karamazov olabilir misiniz?
Hayır mı?
Emin misiniz?
Bir daha düşünün bence...
Karamazov Kardeşler bir bakıma Dostoyevski'nin hayatı boyunca yaşadığı, düşündüğü, gördüğü şeylerin toplamıdır. Kitabın içinde dine, yaşama, felsefeye, aileye, yazarlara dair onlarca şey var.
Hatta Puşkin için "Kadın bacaklarının şairi" ifadesi yer alıyor :) Tabii burada karakterlerin kendi arasındaki atışmada geçen bir söylem.
Buradaki 3 kardeş de Dostoyevski'nin birer parçası. İvan iyi tahsilli, okumuş genç, Alyoşa dindar genç, Dmitri de asker, milliyetçi sayılabilecek bir karakter. Babası olan karakter de kendi babasından esinlenmiş. Yani okuyacağınız bu roman kurgu değil gerçeğin ta kendisi.
Burada ön plana çıkan kadın konusudur. En dindar olan Alyoşa'da bile şehvet düşkünlüğü vardır. Rakitin ile konuşmalarında Rakitin ona "Sen de bir Karamazov'sun; babandan şehvet düşkünlüğünü almışsın, ana tarafından da meczupsun."
Yani olayların çıkış noktası da, babasının ölümü de bir kadın meselesi yüzünden. Tabii yüzeysel bakarsak böyle. Derinlemesine bakarsak bir aile ve toplum dramı var.
(Spoiler falan vermedim, zaten roman bu söylemle başlıyor. Kırmızı Pazartesi gibi)
En etkileyici bölümlerden biri "Büyük Engizisyoncu" bölümü. Başlı başına bir roman konusu zaten bu. Ve üstüne onlarca tez yazılmış, söz söylenmiş ve söylenmeye de devam ediyor. Dinler var oldukça da bu bölüm konuşulacak.
İsyan bölümü ve bu bölüm Dostoyevski'nin yaşamında her şeyi sorguladığı bölümdür. İvan üzerinden anlatılmaktadır.
Engizisyoncu ile Tanrı’nın hesaplaşmaları zirvedir.
Bölümü burada anlatmayayım ama netten