Akşam. Okşanmamış saçlarımdan öpen akşam, yalnızlığımdan. Tam da sırtımı dönmüşken düşlere, bir düşün peşine düşmek böyle birdenbire, tam da düşlediğim gibi düşlerimden öptü akşam.
Bu hususun daha iyi anlaşılması için 'kitle psikolojisi' ile alâkalı bazı tespitlerden istimdâd edebiliriz: Umumiyetle bilinen bir duruma göre, bir kalabalık içerisinde nihai efkâr; kalabalığı teşkil eden fertler tarafından ileri sürülen fikirlerden, vasat seviyede olanlara göre bile değil, en aşağı seviyede olan fikirlere göre teşekkül etmektedir.
Dünyada en kolay iş efkarlanmaktır. İçimizde çalar efkarlı müzik. Neşelenmek, hayatın tadına varmak, dank etmek için, hariçten gelen melodiye gerek duyarız.
Bir çöl kaç kum saati eder
içimde
Gitgide azalarak artan kuraklık
eskiyip unutulmuş bir tabir gibi hâlâ yerli yerinde
Bu uzun yolda esvabımı havalandıran tek rüzgar
yok işte- o yüzden kırdım asamı omurgamı iyiliklerle
Ben yalnızsam her şey yalnızdır demekti dün
suretim sürüklenedursun ne çıkar
gölgemle konuşabileceğim efkâr yeter bana o çölde
Gördüğüm serap sadece kendi gövdem
Hayaller tırmanmış üstüme- hızla ruhumu kemirmekte
Bir kum saati kaç çöl taşır
dilimde
Gitgide çoğalarak kaybolan teselli
gülümseten ölümler gibi hâlâ peşimde
hâlâ peşimde