Ey hiçbir zaman unutmadığım; sen de beni unutmazsın değil mi? Sen bana benden daha yakın iken ya neden hep ben senden uzağa düşüyorum? Sen benim yanımdasın, biliyorum da neden ben senden hep ayrı kalıyorum?
Beni evvel öldürmüştün, şimdi geri dönüp geldin. Maktulüne ciğeri mi yandı katilin? Özlemek, usanmaktan iyi değil mi? Hasret de vuslattan? Eğer kıymet bilirsen.
"Yücelik geçici bir deneyimdir. Asla kalıcı değildir. Kısmen insanoğlunun efsane yaratmaya meyilli hayal gücüne dayanır. Yüceliği deneyimleyen kişi nasıl bir efsanenin içinde olduğunu anlamalıdır. Kendisine hangi imajın verildiğini düşünmelidir. Alay etmesini de bilmelidir. Böylece rolünü inanmadan oynar. Alaycılık kendini rolüne fazla kaptırmasını önleyecek tek şeydir. Bu nitelik olmazsa,kısa süreli yücelik bile insanı mahveder."
Yeryüzündeki her aşçının bildiği ama bugüne kadar kimsenin göremediği bir efsane, yaşayan bir mucize! Bir mutlak damağa sahip, cümle tatları en ince ayrıntısına kadar ayırt edebilen ve yeryüzündeki tüm lezzetlere hükmedebilen, aşçılık zanaatının kutsanmışı ve yeryüzündeki tüm lezzetlerin hükümranıydı Pir-i Lezzet.