6/10
·335 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Paragraflar seyrek, kolay okunabilir, klasik bir zombi kurgusu. Pek beğendiğimi söyleyemem fakat okumak zevkliydi. Olaylar çoğunlukla tahmin edilebilir bir şekilde gelişiyordu. Türk karakterlerin geçtiği okuduğum ilk kitap oldu. Biraz çerezlik fazla beklentiye girilmeden okunabilecek bir kitap.
OblivionEge Demirbüken · Ren Kitap · 202521 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 387. kitabı
Hakan Günday’ın yer altı edebiyatının sarsıcı ve ödüllü zirve noktalarından biri olan eseri Daha, insan kaçakçılığı gibi karanlık ve trajik bir küresel meseleyi, dokuz yaşındaki bir çocuğun gözünden ve onun canavarlaşıp büyüme hikayesi üzerinden anlatıyor. Kitabın baş kahramanı Gazâ, Ege kıyısında babası Kaptan’ın göçmen kaçakçılığı ağının tam ortasında büyür. Daha çocuk yaşta göçmenlerin dramına, ölümlerine, saklandıkları depolara tanıklık etmekle kalmaz; babasının baskısı ve manipülasyonuyla bu sistemin acımasız bir çarkına, hatta bir işkenceciye dönüşür. Yazar, Gazâ'nın masumiyetini kaybedişini ve bir suç dehasına dönüşme sürecini, felsefi derinlik ve psikolojik tahlillerle harmanlayarak işler. Hakan Günday'ın o kendine has, tokat gibi çarpan, sert ve ödün vermeyen dili, okuyucuyu insan doğasının en karanlık dehlizlerine götürür. "Daha" sadece göçmen krizine değil; iktidar hırsına, baba-oğul ilişkilerine, vicdanın sınırlarına ve insanlığın bittiği o gri alana dair yazılmış, okuduktan sonra uzun süre etkisinden çıkılamayacak modern bir başyapıttır.
DahaHakan Günday · Doğan Kitap · 202517,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·472 syf.··
2026 298. kitabı
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre adlı bu popüler gençlik romanında, birbirlerinden kilometrelerce uzakta olmalarına rağmen sadece sosyal medya üzerinden tanışıp birbirlerinin hayatlarına dokunan İzmir ve Ege adındaki iki gencin mesafe tanımayan dijital aşkını konu alır. Yazar; Fransa ve Türkiye arasındaki 3391 kilometrelik mesafeye meydan okuyan bir sevginin doğuşunu, gençlerin yalnızlıklarını, ailevi problemlerini ve "yanında olamayan birine dokunabilmek" teması etrafında gelişen güven ile sadakat duygularını, akıcı ve samimi bir dille işler.
3391 KilometreBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 201821,4bin okunma
Otlar ve Ölüler Arasında
Puan vermedi·108 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:48
Hatice Mert Yunak, Otlar ve Ölüler Arasında ile bağımsız öyküleri birbirine bağlayarak okura adeta gizli bir roman deneyimi sunuyor. Kitap, bir Ege kasabasında, bir karakterin çevresindeki evlere ve tarlalara bakışıyla kapılarını aralarken; yazar da bu izi sürerek kamerayı o komşu duvarların arkasına, ailelerin gizli dünyalarına çeviriyor. Ancak dışarıdan homojen görünen o yuvaların içine girildikçe, her bir çatı altında aslında ne kadar derin bir yalnızlığın, aile içi mesafelerin ve bugünkü insanı şekillendiren çocukluk yaralarının saklı olduğu görülüyor. İlk başta dışarıdan bir gözle tanık olduğumuz o başlangıç noktasına, kitabın sonunda bu kez bambaşka bir iç sesle yeniden dönülmesi ise esere kusursuz bir çember kurgu katıyor. Otlar ve Ölüler Arasında, dışarıdan zannedilen hayatlar ile içeride yaşanan gerçekler arasındaki o çarpıcı mesafeyi kasaba insanının durgun yalnızlığı üzerinden son derece şiirsel ve özgün bir dille aktarıyor.
Otlar ve Ölüler ArasındaHatice Mert Yunak · Ketebe Yayınevi · 20269 okunma
9/10
·182 syf.·
2026 69. kitabı
Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar yaşanır. Çakırcalı Efe ise bunların da ötesinde, dinlenir. Çünkü Yaşar Kemal bu eserde yalnızca bir insanın hikâyesini anlatmaz; Ege dağlarının rüzgârını, köylünün suskun öfkesini, devletin ulaşamadığı coğrafyalarda doğan adalet arayışını dile getirir. Kitabı kapattığınızda aklınızda sadece Çakırcalı Mehmet Efe kalmaz; onun yürüdüğü yollar, saklandığı dağlar ve peşinden gelen türküler de kalır. Bir Eşkıyanın Değil, Bir Çağın Hikâyesi Eseri yalnızca bir "eşkıya romanı" olarak değerlendirmek büyük bir yanılgıdır. Yaşar Kemal'in amacı bir kahramanı yüceltmek ya da mahkûm etmek değildir. O, Çakırcalı'nın şahsında Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Anadolu'nun taşrasında oluşan güç boşluğunu gösterir. Çakırcalı, suçla adalet arasındaki o bulanık çizgide yürüyen bir figürdür. Devlet gözünde suçlu, halk gözünde koruyucudur. İşte kitabın en güçlü tarafı burada ortaya çıkar: Okur, karakteri kesin hükümlerle değerlendiremez. Çünkü Yaşar Kemal, insanı siyah ve beyaz renklerle değil, dağın sisi gibi gri tonlarla anlatır. Yaşar Kemal'in Dili: Toprağın ve Rüzgârın Dili Bu eserde dikkat çeken ilk unsur dildir. Yaşar Kemal'in cümleleri çoğu zaman bir tarihçinin soğuk anlatımından uzak, bir halk ozanının nefesi kadar canlıdır. Yazar, Ege'nin coğrafyasını sadece tasvir etmez; onu olayların gizli kahramanına dönüştürür. Dağlar sığınaktır, vadiler sır saklar, yollar ihanet taşır. Mekân, karakterlerin kaderine dönüşür. Eserdeki betimlemeler bazen bir yağlı boya tabloyu andırır: Sarp kayalıklar yalnızlığı temsil eder. Sonsuz zeytinlikler halkın sessiz direncini çağrıştırır. Dağ yolları özgürlüğün ve kaçışın simgesine dönüşür. Bu nedenle kitap okunurken sadece olaylar değil, atmosfer de zihinde yer eder. Çakırcalı halkın vicdanında doğan mit Yaşar
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 191. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 11:09
Reşat Nuri'nin ölümünden sonra yayınlanan ve ilk basımı 1960 da yapılan kitabı Kan Davası ile geldim bugun.Genelde bütün kitaplarında realist bir bakış açısıyla , toplumun yaralarına parmak basar yazar .Çalıkuşu nda romantizmin ben ayrıca hastasıyım. Neyse gelelim bu kitaba .. Bozova nın Toygar ılçesinde görevli doktorun kapısına gece yarısı bir adam gelir .Doktoru görmek ister .Ama doktorun kendine hayrı yok .Bir hastayı ameliyat ederken eli mikrop kapmış ve sol elini kullanamıyor. Orda yıllardır görülmemiş bir kış hukum sürüyor ve yardım alamıyor. Kapıya gelende köy öğretmeni Ömer .Ömer ona yardim edip sag eliyle sol elini tedavi ettiriyor . Ömer idealist bir köy öğretmeni. Yukarı Sazan köyünden geliyor . Ömer harp sırasında subaylık yaparken yaşadığı unutulmaz olayı anlatıyor doktora. Aslında Ömer Askeri yatılı okulda egitim almış ama sonra öğretmen Okuluna gidip öğretmen olmuş .Ege de bir kasabada çalışırken savaş patlak verir ve o da silah altına alınır. Askeri tren Bozova da durur. .Yanına gelen küçük kız ona su verir uğurlar. Seneler sonra savaş biter ve Ömer Bozova ya öğretmen olarak gelir ve o kızı arar.Ama bulamaz .Hükumette çalışan eski arkadaşı Murat la karşılaşır ve onun Misafiri olur .Murat çevre köylere yapacağı ziyarete Ömer le ,ev arkadaşı Ferhat i da götürür. Aşağı Sazan köyü ne gittiklerinde bir otobüs soygunu olur .Köy halkı Yukarı Sazan köyündekilerin yaptığını düşünür. Yukarı Sazan köyü ile Aşağı Sazan köyü arasında senelerdir süren husumet var .Soygunu yapanlar 8 yaşından 15 yaşına kadar çocuklar. Ömer onları himayesine alır .Köylüler bunu pek hoş karşılamaz. Ama Ömer onları hayata kazandırmak için uğraşır.. Savaş sonrası Anadolu yokluk içinde. Her yerde her zaman oldugu gibi şerefsiz insan çok. Ama neyse ki iyiler de var bu dünyada.
Kan DavasıReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2026856 okunma
Reklam
Reklam