Ege Tilgen

Ege Tilgen
@egetilgen
Yaptığım alıntılar, o görüşe katıldığım anlamına gelmemektedir.
9/10
·104 syf.··
2024 44. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2024 21:20
Kitap, 1518 Strasbourg’unda yaşanan gerçek bir toplumsal histeri vakasını, yani “Dans Vebası”nı anlatan ilginç bir roman. Bir psikiyatrist olarak da bu konu dikkatimi ve ilgimi çekti. Açlık, sefalet ve din sömürüsünün pençesindeki bir halk, bir kadının yaşadığı bir trajedi ardından aniden sokaklarda dans etmeye başlamasıyla tuhaf bir salgının içine sürükleniyor. Bu dans, kısa sürede binlerce insanı etkisi altına alıyor; insanlar durmaksızın, hatta ölene kadar dans ediyor. Kitap, insanı etkileyen bir temaya sahip: Acıdan çıldırmış bir toplumun çaresizliği. Teule, kara mizah ve grotesk betimlemelerle bu trajediyi masalsı bir üslupla işliyor. Özellikle ruhban sınıfının açgözlülüğü ve toplumsal eşitsizlik eleştirileri bence etkileyici. “Sevinçler küçücük, acılar uçsuz bucaksız” alıntısı, kitabın ruhunu özetliyor. İncelemelere baktığımda bazı okuyucular üslubun süslü ve tekrarlı olduğunu, karakterlerin yeterince derinleşmediğini düşünmüş. Yine de, bu ilginç tarihi olayı merak edenler için kısa, akıcı ve düşündürücü bir kitap. Tek solukta bitirebileceğiniz, ama zihninizde iz bırakacak bir kitap.
1000Kitap
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·112 syf.··
2025 2. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 21:23
George ve Lennie hayatın acımasızlığına ve zorluğuna rağmen birbirlerine tutunan iki dost. Lennie’nin zihinsel engeli, George’un ona hem bir abi hem de bir baba gibi yaklaşmasına neden oluyor. Ama bazen tam da en çok sevdiğimiz kişiyi sırtımızda bir yük gibi hissettiğimiz anlar olabilir. Steinbeck bunu çok incelikli bir şekilde anlatıyor. Sevgiyle sorumluluk arasındaki o ince çizgide yürüyen bir ilişki bu. Bu 2 adamın hayalleri var: kendilerine ait bir toprak-çiftlik, tavşanlar, özgürlük. Ama sayfalardan umut değil, daha çok bir çaresizlik sızıyor. Çünkü okurken anlıyorsunuz ki bu hayal, onların gerçekten ulaşabileceği bir şey değil, daha çok hayatta kalabilmek için birbirlerine anlattıkları bir masal. Karakterlerin her biri bir yalnızlık biçimini temsil ediyor. Candy’nin yaşlılığı, Crooks’un ırkı (siyahi olması), Curley’in karısının görünmeyen yalnızlığı… Hepsi sistemin dışında kalmış insanlar. Bir şekilde birbirlerine dokunuyorlar ama hiçbirinin gerçekten “bir arada” olma şansı yok. Benim için bu kitap, sadece iki arkadaşın üzücü hikayesi değil. Aynı zamanda hayatın ne kadar adaletsiz olabileceğini, bazı insanların kaderinin baştan çizildiğini, ve en çok da iyi niyetin her zaman yetmediğini anlatıyor. Mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum.
1000Kitap
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,4bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2025 21:38
Akakiy Akakiyeviç “silik”, neredeyse kimsenin fark etmediği bir devlet memuru. Bu adamın tek derdi, eski ve yırtık paltosunu yenilemek. Bu palto, onun için sadece basit bir kıyafet değil, aynı zamanda bir hayal ve umut. Yeni bir paltoya kavuşma çabası, Akakiy Akakiyeviç'in sıkıcı hayatına bir anlam katıyor. Gogol, onun bu paltoya olan isteğini ve bunun için harcadığı çabayı o kadar güzel anlatıyor ki, siz de onunla birlikte heyecanlanıyorsunuz. Ama hikaye, yeni paltoya kavuşmakla bitmiyor. Asıl vurucu kısım, bu paltonun Akakiy Akakiyeviç'in hayatında yarattığı küçük değişiklikler ve sonra yaşadığı üzücü olaylarla başlıyor. Gogol, bu basit görünen hikayenin içine, devlet dairelerindeki haksızlıkları, toplumdaki eşitsizliği, insanların birbirine olan ilgisizliğini ve küçük bir insanın sistem karşısındaki çaresizliğini çok güzel yerleştirmiş. Akakiy Akakiyeviç'in paltoya olan bağlılığı, aslında onun kendini bulma ve toplumda bir yer edinme arayışının simgesi oluyor. "Palto", bir insanın iç dünyasına yapılan derin ama kısa bir yolculuk. Gogol'un yazdığı her detay, Akakiy Akakiyeviç'in yaşam mücadelesini ve kırılganlığını gösteriyot. Bu hikaye, bize çevremizdeki "sıradan" görünen insanlara daha dikkatli bakmamız gerektiğini, herkesin kendine göre bir derdi ve umudu olduğunu hatırlatıyor. Okumanızı tavsiye ederim.
1000Kitap
PaltoNikolay Gogol · Can Yayınları · 202546,2bin okunma
10/10
·184 syf.··
2025 6. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2025 16:27
Kitap, yaklaşık 2000 yıl önce yaşamış Roma İmparatoru Aurelius'un kendi notlarından, yani aslında kendine yazdığı bir tür günlüğünden oluşuyor. Ama "günlük mü, sıkıcıdır" diye düşünmeyin. İçinde güncel dedikodular ya da olaylar yerine, hayatın ta kendisiyle ilgili çok derin ve zamansız düşünceler var. Aurelius bu notlarında, hayata nasıl bakmamız gerektiği, zorluklarla nasıl başa çıkacağımız, erdemli yaşamanın önemi ve ölüm karşısındaki duruşumuz gibi konuları ele alıyor. Stoa felsefesinin temelini oluşturan bu düşünceler, aslında hepimizin içinden geçen ama çoğu zaman isimlendiremediğimiz hislere tercüman oluyor. Kitabı okurken, sanki o anki ruh halinize göre farklı bir bölümü size özel yazılmış gibi hissediyorsunuz. Kimi zaman bir teselli, kimi zaman bir motivasyon kaynağı, kimi zaman da kendinize gelmenizi sağlayan bir tokat gibi çarpıyor insanı. Bu kitap uzun uzun felsefe dersleri vermek yerine, kısa ve öz pasajlarla, iç dünyamıza dönüp kendimize sorular sormamızı sağlıyor. "Ben neyim?", "Neden buradayım?", "Nasıl daha iyi bir insan olabilirim?" gibi soruların cevaplarını dışarıda değil, kendi içimizde aramamız gerektiğini söylüyor. Sürekli başkalarının beklentileriyle yoğrulduğumuz bu dünyada, kendi pusulamızı bulmamız için bize yol gösteriyor. Eğer siz de hayatın karmaşasında biraz olsun durup nefes almak, kendi iç sesinize kulak vermek ve belki de biraz daha huzurlu bir zihin inşa etmek istiyorsanız, “Kendime Düşünceler” aradığınız kitap olabilir. Rafınızda öylece duran bir süs değil, gerçekten yanınızda taşıyıp ara sıra açıp bakacağınız bir dost gibi.
1000Kitap
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Can Yayınları · 202327,9bin okunma
7/10
·128 syf.··
2024 42. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2024 18:47
Narsisizm Üzerine, psikanalitik kuramda libido teorisinin genişletilmesi açısından bence bir dönüm noktası. Freud, burada narsisizmi sadece bir kişilik özelliği veya patolojik yapı olarak değil, libido ekonomisinin temel bir aşaması olarak ele alıyor. Özellikle “özne”nin gelişiminde, ben’in kuruluşunda narsisizmin oynadığı rolü sistematikleştiriyor. Kitabın en önemli katkılarından biri, birincil ve ikincil narsisizm ayrımı. Birincil narsisizm, bireyin libido yatırımının henüz dış dünyaya yönelmeden önce benliğe yönelmesi hali. Yani bebeklik döneminde nesne-libidosunun henüz ayrışmadığı, libidonun tamamen ben’e yönelik olduğu dönem. Freud’a göre bu durum normal bir gelişim evresidir ve her birey bu aşamadan geçer. İkincil narsisizm ise daha sonra, dış dünyaya yapılan yatırımın çeşitli nedenlerle geri çekilmesi ve yeniden benliğe yönlendirilmesiyle oluşur. Bu noktada Freud, psikozlarda gözlemlenen libidinal çekilmeleri açıklamaya çalışıyor. Paranoid yapılar, şizofreni gibi durumlarda dış dünya ile kurulan bağın kopması ve libido’nun içe çekilmesi, işte bu ikincil narsisizm bağlamında ele alınıyor. Narsisistik yapılanma içinde kişinin benliğini aşan, mükemmel bir imgeye yönelimi, süperegonun daha sonra alacağı yapının da habercisi. Bu bağlamda narsisizm yalnızca libidinal değil, yapısal bir boyut da kazanıyor. Klinik açıdan bakıldığında, bu kuram; özellikle narsistik savunmaların, içe çekilmiş libidinal yatırımların, idealizasyon ve değersizlik dalgalanmalarının daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Bunu ben de kendi klinik pratiğimde (özellikle hasta formülasyonu) uygulamaya başladım. Psikotik ve nevrotik örgütlenmeler arasındaki farklara dair teorik zemin açısından da kitap oldukça zengin. Kitabın dili oldukça ağır, psikolojik / psikodinamik terimler fazlasıyla mevcut.
1000Kitap
Narsizm Üzerine ve Schreber VakasıSigmund Freud · Metis Yayıncılık · 20151,726 okunma