Hakan Özer

Hakan Özer
Kitaplar güzeldi. Büyük laflar etmek eşsizdi. Kitaplarda yazılanları paylaşmak... yetmiyordu. Bir sigara daha yaktı. Daldı karanlığa. Yazyalnızı - İki Deli Derviş Behçet Çelik
"Kendilerini kaybettiler ama hırslarını kaybetmediler. Buradan çıkmanın bir fırsatını bulsalar bir an bile durmazlar. Uzayda yaşam olduğunu, bizim ve bizim gibi başka yaşam formlarının olduğunu anlamaya başlıyorlar ve anlamakla kalmayacaklar. Keşfetmek isteyecek ve matematik bilgileri ilerledikçe bunu yapabilecek hâle gelecekler. Nihayetinde bizi bulacaklar ve bulduklarında niyetlerinin tamamıyla iyi olduğunu düşünseler bile -ki hep öyle düşünürler- bize dostça davranmayacaklar. Diğer yaşam formlarını yok etmek ya da hâkimiyetleri altına almak için bir sebep bulacaklar mutlaka."
Sayfa 279 - Üçüncü Bölüm, Yaralı geyik sıçrar en yükseğe, Yedek oyuncu·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Haklısın, ama sence de bu çelişkilerde güzel bir şey, gizemli bir şey yok mu? "Hayır, yok. Bence insanların vahşi iradeleri dünyayı hâkimiyetleri altına alıp onu 'medenileştirmelerine' yardım etti ama artık gidecek bir yerleri kalmadı ve bu yüzden kendileriyle uğraşmaya başladılar. İnsanlık kendi ellerini yiyen bir canavar. Üstelik canavarı hâlâ görmüyorlar ya da görseler bile o canavarın içinde olduklarını, canavarın molekülleri olduklarını anlamıyorlar."
Sayfa 279 - Üçüncü Bölüm, Yaralı geyik sıçrar en yükseğe, Yedek oyuncu·Kitabı okudu
"Tanrı'nın her zaman onların tarafında olduğuna inanıyorlar, bulundukları tarafın türün geri kalanıyla çatışma içinde olduğunu bile bile. Biyolojik açıdan başlarına gelen en önemli iki şeyle, çiftleşme ve ölümle uzlaşmanın yolunu bulamıyorlar. Paranın mutluluk getirmeyeceğini biliyormuş numarası yaptıkları hâlde her seferinde parayı seçiyorlar. Her fırsatta vasatlığı göklere çıkarıp başkalarının felaketlerini izlemeye bayılıyorlar. Yüz bin küsur kuşaktır bu gezegendeler ama hâlâ ne kim olduklarını, ne de nasıl yaşamaları gerektiğini biliyorlar. Hatta eskisine göre daha az biliyorlar bunları."
Sayfa 278 - Üçüncü Bölüm, Yaralı geyik sıçrar en yükseğe, Yedek oyuncu·Kitabı okudu
"Her gün arabayla elli kilometre yol gidiyor, sonra bir iki cam kavanozu geri dönüşüm kutusuna attılar diye kendilerini iyi hissediyorlar. Barıştan iyi bir şey gibi bahsedip sonra savaşı yüceltiyorlar. Öfkeye kapılıp karısını öldüren adamı aşağılıyor ama bomba atıp yüzlerce çocuğu öldüren kayıtsız askerlere tapınıyorlar."
Sayfa 278 - Üçüncü Bölüm, Yaralı geyik sıçrar en yükseğe, Yedek oyuncu·Kitabı okudu
"Gereksiz olduğunu düşünmüyorum. Yanında kaldığım insanla geçirdiğim birkaç gün bile bu türün içindeki şiddeti ve ikiyüzlülüğü görmeme yetti." "Evet, ama içlerinde iyilik de var. Hem de çok var." "Hayır, ben iyilik görmüyorum. Koltuklarında oturup televizyonda ölü insanlar izliyor ve hiçbir şey hissetmiyorlar." "Başta bana da öyle geliyordu ama..." "Her gün arabayla elli kilometre yol gidiyor, sonra bir iki cam kavanozu geri dönüşüm kutusuna attılar diye kendilerini iyi hissediyorlar. Barıştan iyi bir şey gibi bahsedip sonra savaşı yüceltiyorlar. Öfkeye kapılıp karısını öldüren adamı aşağılıyor ama bomba atıp yüzlerce çocuğu öldüren kayıtsız askerlere tapınıyorlar." (...) "Tanrı'nın her zaman onların tarafında olduğuna inanıyorlar, bulundukları tarafın türün geri kalanıyla çatışma içinde olduğunu bile bile. Biyolojik açıdan başlarına gelen en önemli iki şeyle, çiftleşme ve ölümle uzlaşmanın yolunu bulamıyorlar. Paranın mutluluk getirmeyeceğini biliyormuş numarası yaptıkları hâlde her seferinde parayı seçiyorlar. Her fırsatta vasatlığı göklere çıkarıp başkalarının felaketlerini izlemeye bayılıyorlar. Yüz bin küsur kuşaktır bu gezegendeler ama hâlâ ne kim olduklarını, ne de nasıl yaşamaları gerektiğini biliyorlar. Hatta eskisine göre daha az biliyorlar bunları." "Haklısın, ama sence de bu çelişkilerde güzel bir şey, gizemli bir şey yok mu? "Hayır, yok. Bence insanların vahşi iradeleri dünyayı hâkimiyetleri altına alıp onu 'medenileştirmelerine' yardım etti ama artık gidecek bir yerleri kalmadı ve bu yüzden kendileriyle uğraşmaya başladılar. İnsanlık kendi ellerini yiyen bir canavar. Üstelik canavarı hâlâ görmüyorlar ya da görseler bile o canavarın içinde olduklarını, canavarın molekülleri olduklarını anlamıyorlar."
Sayfa 278 - Üçüncü Bölüm, Yaralı geyik sıçrar en yükseğe, Yedek oyuncu·Kitabı okudu