Hakan Özer

Hakan Özer
Kitaplar güzeldi. Büyük laflar etmek eşsizdi. Kitaplarda yazılanları paylaşmak... yetmiyordu. Bir sigara daha yaktı. Daldı karanlığa. Yazyalnızı - İki Deli Derviş Behçet Çelik
Bazı insanlar hâlâ dünyanın bu kadar yaşlı olduğuna inanmak istemiyor, çünkü buna inandıklarında, Dünya bir gündür varsa insanlığın bir dakikadan az bir süredir ortalıkta olduğu gerçeğini de kabul etmek zorunda kalırlar. Dünyanın gecenin bir köründe tuvalete kalkıp işemesiyiz biz, hepsi bu." "Evet," dedim gözkapaklarımı ovuşturarak. "Kayıtlı tarihse sifonu çekme süresi sadece.
Sayfa 187 - İkinci Bölüm, Bir mücevher tuttum parmaklarımla, Mor·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Bence fizik bize güneş sisteminin dışında üzerinde yaşam olan bir gezegen olduğunu söylüyor zaten. Ama ne aradığımızı ya da aradığımız şeyin ne tür formlar alabileceğini bildiğimizi sanmıyorum. Gerçi bunu bu yüzyılda keşfedeceğiz bence. Gerçi insanların çoğu keşfetmek istemiyor. İstiyor gibi görünenler bile aslında istemiyorlar." "İstemiyorlar mı? Niye?" (...) "Çünkü bu fikir insanları rahatsız ediyor. Bu yüzden de şakaya vuruyorlar işi. Dünyanın en parlak fizikçileri tekrar tekrar, bir fizikçinin elinden gelebilecek en yalın şekilde, uzayda hayat olmak zorunda olduğunu söylüyorlar. Ama kalın kafalı insanlar, burçlara düşkün olanlar, ataları öküz bokunda kehanet arayanlar, hem onlar hem de kafasının çalıştığını düşündüğün insanlar uzaylıların açıkça uydurma olduğunu savunuyorlar, çünkü Dünyalar Savaşı ve Üçüncü Türden Yakınlaşmalar uydurmaydı ve hepsi bunlara bayılsa da, kafalarında uzaylıların sadece böyle kurgularda olabileceğine dair bir önyargı geliştirdiler. Çünkü uzaylıların gerçek olduğuna inanırsan, geçmişte hiç rağbet görmeyen bilimsel keşiflerin söylediği şeyi söylemiş olursun." "Neymiş o?" "İnsanların evrenin merkezinde olmadığını. Biliyorsun, dünyanın güneşin etrafında dönmesi 1500'lerde müthiş komik bir şaka gibi gelmişti herkese. Ama Kopernik komedyen değildi, hatta Rönesans'ta ondan daha az komik bir adam yoktu. Raffaello bile onun yanında Richard Pryor gibi kalırdı. Ama herif doğruyu söylüyordu. Dünya güneşin etrafında dönüyor. Yazdıklarını kendisi öldükten sonra yayımlatmayı akıl etmişti tabii. Galileo uğraşsın dursundu artık." "Evet," dedim. "Doğru." (...) "Ha, bir de üstüne hayvanların sinir sistemi çıktı," diye devam etti Ari kahve yudumlarının arasında. "Hayvanlar acıyı hissedebiliyorlardı. Bundan da rahatsız olanlar oldu. Bazı insanlar hâlâ
Sayfa 185 - İkinci Bölüm, Bir mücevher tuttum parmaklarımla, Mor·Kitabı okudu
Gülümseyip maçı izlemeye devam etti. Uzun bir maçtı, maç süresince evrenin başka yerlerinde yeni yıldızlar oluşmuş, bazıları da yok olmuş olmalıydı. İnsan varoluşunun amacı bu muydu peki? Amaç hazzın içinde bir yerde, en azından bir futbol maçının rastgele basitliğinde miydi? Sonunda doksan dakika bitti. "Çok iyiydi," diye yalan söyledim stattan çıkarken. "İyi miydi? Dört sıfır yenildik!" "Evet, ama izlerken bir kez bile ölümü ya da ölümlü bir yaşam formu olmanın ileriki yıllarda getireceği diğer zorlukları düşünmedim."
Sayfa 171 - İkinci Bölüm, Bir mücevher tuttum parmaklarımla, Yaşam/ölüm/futbol·Kitabı okudu

Hakan Özer

, bir kitap okudu
10/10
·320 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2024 22. kitabı
Matt Haig
7.4/10 · 1.724 okunma
her ne kadar bunu kabul etmeye yanaşmasalar da insanlar kazanmayı sevmiyordu aslında. Ya da şöyle bir on saniyeliğine kazanmayı seviyor, ama sonra yeniden kaybetmek istiyorlardı çünkü eğer kazanmaya devam ederlerse önünde sonunda başka şeyler üzerine, yaşam ve ölüm gibi şeyler üzerine düşünmek zorunda kalıyorlardı. İnsanların kazanmaktan daha az hazzettiği bir şey daha varsa o da kaybetmekti, ama en azından o konuda bir şeyler yapılabiliyordu. Mutlak bir başarı söz konusu olduğundaysa yapılabilecek hiçbir şey kalmıyordu ve bununla baş etmek çok zordu.
Sayfa 167 - İkinci Bölüm, Bir mücevher tuttum parmaklarımla, Yaşam/ölüm/futbol·Kitabı okudu