Ekin

Ekin
معلّمة العربية
13 Şubat
2112 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·144 syf.··
2022 25. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2022 23:55
Arap edebiyatının ve göç edebiyatını önemli isimlerinden Mihail Nuayme'nin insanı içine dönmeye, düşünmeye ve hayatı farklı bir açıdan anlamlandırmaya teşvik ettiği eseri Kendini Arayan Adam. Roman esasında New York'ta bir Arap kahvesinde çalışan Arkaş isimli kişinin günlüğü. Arkaş, kendini sessizliğe ve yalnızlığa adamış, hayatın anlamını hayat-ölüm, yalnızlık-özgürlük gibi kavramlar ekseninde, kendince değerlendiriyor, günlüğüne yazıyor. Günlük altı çizilecek cümlelerle dolu. Sessizliğin, yalnızlığın felsefesini tasavvufi tarzda açıklıyor Nuayme. Kendisine Lübnan'da bir dağın eteğinde, yalnız başına bir yaşam alanı kurmuş ve bu yalnızlık onu sıkça hayatın anlamı üzerine düşünmeye itmiş. Kitaplarının hemen hemen tamamında da bu konuyu ele alır. İnsanlara, doğaya, duyu organlarına bakış açısını okuyoruz Arkaş'ın Günlüğü'nde de. Kitap hem akıcı hem de düşünsel anlamda ağır. Çağının çok çok ötesini görebilmiş ve yazmış bir yazarın, okuma zevki çok yüksek olan eserinde zihni yormadan, derin düşündürerek anlatmak istediklerini okuyoruz. İyice sindirerek faydalanırsak eğer, hayata bakışımızda muhakkak değişikliğe sebep olacaktır Arkaş'ın sade, sessiz ve yalnız yaşamı.
Felsefe-Düşünce
Kendini Arayan AdamMihail Nuayme · Kaknüs Yayınları · 2025667 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·224 syf.··
2022 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2022 15:32
Kadın Beyni Erkek Beyni diye denk gelince bilimsel makalelerin, araştırmaların bol olduğu, latincenin çok kullanıldığı bir kitap bekliyordum aslında ama kitap oldukça sıradan okuyucuya hitap etmekle kalmamış, bence oldukça akıcı ve okuması keyifli olmuş. Kitabı bilim ve beyinle ilgili bilgisi az olan ya da herhangi bir araştırması, çalışması olmayan birinin anlayabileceği düzeyde yazmış yazar. Özellikle bilimsel bulguların günlük hayatla ilişkilendirilmesi ve eğlenceli örnekleri bence kitabı daha faydalanılabilir kılmış. Kitap adından da anlaşılacağı üzere kadın ve erkek beyinlerinin çalışma biçimi ve bunun davranışlara yansımasını anlatmış. Beynin incelenmeye başlamasıyla açılışı yapıyor yazar. Erkek beyinlerin savaştan ötürü bol miktarda bulunması dolayısıyla erkek beyinler üzerinde araştırmalar daha fazla yapıldığından ve 1800'lü yıllarda bilimde erkek egemen anlayış hakim olduğundan, bilim insanlarının kadın beyniyle ilgili olumsuz düşüncelerini rahatça ifade edebildiğini paylaşıyor yazar. Mesela; Paris Tıp Fakültesi profesörlerinden Paul Broca, kendince yaptığı araştırmalar sonucunda kadın beynini erkek beynine göre hafif buluyor ve kadınların, erkeklerden daha zeki olamayacağını iddia ediyor. Ama yazarın amacı beyin yarıştırmak ya da cinsiyetçi söylemi öne çıkarmak değil. Beynimizin farklı olmasının davranışlarımıza ve düşünce yapımıza nasıl etkisi olduğunu bilirsek, birbirimizi daha iyi tanır, kadın ve erkek arasındaki iletişimi o kadar sağlıklı düzeyde kurabiliriz düşüncesiyle paylaşıyor yapılan araştırmaları. Hangi durumlarda hangi tepkileri nasıl ve neden verdiğimizi önce bilimsel verilerler, ardından resimlerle göstererek anlattıktan sonra günlük hayatla ilişki kurarak seriyor gözlerimizin önüne. Kız ve erkek bebeklerin etrafı keşfetme ve nesneleri
İnsan ve Toplum
Kadın Beyni Erkek BeyniSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201912,3bin okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2022 17. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2022 23:01
Selahattin Demirtaş'ın üç hikaye kitabının ardından yazdığı roman Efsun. Ben üslup, kurgu bakımından biraz daha kalemini geliştireceğini düşündüğümden merakla başladım okumaya. Gerçekten de üslubundaki gelişim farkedilecek düzeyde hissediliyor. Romandaki kişilerin her birinin ağzından anlatılan çok katmanlı bir kitap ancak kurgusu tahmin edilecek şekilde kolay örülmüş. Başı merak uyandırsa da ilerleyen sayfalarda olabileceklere dair fikir edinebiliyoruz ve sonunda da yanıltmadı beni. Anlatımı sade, dili çok eğlenceliydi. Selahattin Demirtaş'ın ince dokundurmaları, yer yer küfürlü şakaları ve siyasi göndermeleri kitabı okuduğum süre boyunca gülümsetti beni. Kitapta anlatılanlar birçok farklı şehirde geçiyor. Selahattin Demirtaş'ın daha önce ziyaret etmediği  Çanakkale, Beyrut, Balıkesir gibi şehirlerin geçtiği bölümler, daha önce gitmediğini belli etmeyecek nitelikte yazılmış. Kızlarının internet araştırmaları sonucu, şehirlerdeki mekanlar, meşhur yemekler, gezilesi görülesi turistik alanlar çok ustaca yazılmış. Resim sanatına, ressamlara dair anlattıkları, Feyruz'un Ene La Habîbî'sini anımsatması, dört duvarın içinde bu kadar sınırsız, özgür olabilmesi, yazabilmesi kendisinden bir kez daha etkilenmek için yeterli bence. Kitap her ne kadar klasik olmamaya dirense de, sonu klasik olmuş ama zor şartlar altında yazılmış, kıymetli bir hediye olarak gördüğümden bende hoş izler bıraktı.
Edebiyat
EfsunSelahattin Demirtaş · Dipnot · 20244,869 okunma
Puan vermedi·632 syf.··
2022 16. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2022 23:16
Oblomovluk kavramını duyduktan sonra Oblomov isimli bir kitabın var olduğunu öğrenmiştim ben. Bir eserin bu derece kendi önüne geçebilmesini ilginç bulup başlamıştım okumaya. Oblomov, rahat bir toprak ağasının, rahat yetişmiş oğludur. Etrafındakiler tarafından adeta tırnağına taş değmemesi için seferberlik ilan edilecek kadar şiddetli bir korunma çerçevesinde büyütülüp yetiştirilmiştir. Oblomov'u, Oblomov yapan ailesidir. Çocuğun hatta bir bebeğin ilk gelişim döneminde hareketlerin, düşüncelerin ortaya çıkacağı zamanda ailenin müdahalesi ya da tavrı, o çocuk için belirleyici olup, hayatı boyunca kırılması çok zor ya da mümkün olmayan davranış biçimine dönüşür. Oblomov da yetiştirilme tarzı nedeniyle, otuzlu yaşlarında çorabını dahi kendi giyemen bir insana dönüşmüştür. Yazar Gonçarov, ailenin çocuk üzerindeki etkisini 'Oblomov'un Rüyası' bölümünde detaylı olarak anlatmış, roman da o bölümden sonra bir ay gibi bir sürede yazılmış. Belki de ailenin etkisini bize gösterdiğinden kızamayıp sürekli empati kurmaya çalışıyoruz Oblomov'la. Oblomov tembel olduğu düşünülse de esasında her şeyin farkında ve yaşayacağı şeylerin sonunun bilincinde olduğundan süreci yaşamaktansa direkt sonuca ulaşmayı isteyen bir insan. İmkanları doğrultusunda rahatından taviz vermemeye gayret edip, çalışmayı reddeder, düşüncelerini ve işlerini de boyuna erteler. Değişen Rusya'yla toplum da değiştiğinden başta çocukluk arkadaşı Ştoltz olmak üzere birçok kişi Oblomov'u topluma katmaya uğraşır. Oblomov bir kısmına ayak uydurmaya çalışsa bile çoğunlukla ayak uydurmamayı tercih edip ya da o motivasyonu kendinde bulamayıp, toplumun bir ferdi olmayı reddeder. Aşık olduğu Olga bile onu hayatın kanlı canlı bir parçası yapamamıştır. Oblomov'un aksine Ştoltz, sorumluluk sahibi, çalışkan, hayatta tuttuğunu
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Puan vermedi·1062 syf.··
2022 9. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2022 18:25
Anna Karenina, aşkı ve kocası, tabular ve içinde yaşadığı toplum arasına sıkışmış bir kadının Anna'nın yaşamından bir kesitin anlatıldığı roman. Bununla beraber kitaba adını vermiş olmasına rağmen baskın karakter değil. Anna ve Vronsky kitapta ana karakterlermiş gibi algılansa da esasında daha çok bir başka karakter olan Levin'in öyküsü anlatılıyor bence. Tolstoy, Anna Karenina'yı 1873-1877 yılları arasında yazmış. Eserde birkaç koldan ilerleyen aile ve ilişkiler öykülenmiş. Birçok karaktere sahip ve her biri de farklı bölümlerde baş karakter bu kişiler ama çoğunlukla olaylar Anna ve Levin etrafında geçiyor. Herkes birbiriyle tanıdık ya da akraba olduğu için anlatılan farklı olaylar da yine bir noktada birleşiyor. Anna kitapta mantık evliliği yapmış, kendi halinde yaşayan bir kadın. Hayatına Vronsky'nin dahil olması üzerine birçok çelişki, olumsuzluk yaşadıktan sonra, evliliğinde eksik olan aşkın peşinden gitmeye karar verip, çocuğunu bile arkasında bırakıp tutkunun peşinden gitmiş bir kadın olarak betimleniyor. Levin ise istikrarlı ve sağlam duruş sahibi Rus temsilci kitapta. Toplum, din, kültür, felsefe, ekonomi ve tarım üzerine düşünceleri, eş seçimi ve evliliği ideal olan karakter. Tolstoy, aşkı yüzünden perişan hale gelmiş bir kadının öyküsünü anlatırken, kendisine göre ideal olan Levin'in öyküsüyle kitabı dengede tutmuş. Tolstoy okuyucularının, Levin karakteriyle kendini, düşüncelerini de yansıttığı düşünmek mümkün oluyor ilerleyen sayfalarda. Devletle, toplum, sosyeteyle ilgili görüşleri diğer eserlerinde aktardıklarından tanıdık geliyor. Belki bu yüzden okurken Levin ve Kitty arasındaki ilişki, tebeşirle kelimelerin baş harflerinden anlaşması bana hem mistik hem samimi gelmiştir. Aynı mistik durum Anna ve Vronsky için de aynı rüyayı görmeleriyle
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma