Derin ve yavaş. Biraz da yorucu
2 kere denedim bitirmeyi maalesef 2sinde de başarılı olamadım. Bu benim eksikliğim de olabilir. Birinde 4te 3ünü kadar gelmiştim birinde 4te 1inde bıraktım. Beni çok yordu. Çok derin ve yavaş okunabilir, iyi analizler içeriyor ama yavaş ilerliyor. İnsan olmak kitabına şans vereceğim. Engin geçtan hoca çok değerli bir hoca o kısım apayrı bir durum tabi ki.
HayatEngin Geçtan · Metis Yayınları · 20236,1bin okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2026 88. kitabı
#OkudumBitrdim Kürk Mantolu Madonna/Sabahattin Ali Yazarla tanışma kitabım oldu. Başka dillerdeki romanları okuduktan sonra kendi edebiyatımıza geçince, uluslararası güçte eserler yazdığımızı geç fark ediyor olmam da benim eksikliğim olsa gerek. Orhan Kemal okuduğum zamanda bunu hissetmiştim. Yazarın hiç durak koymadığı kitapta, 40. Sayfadan sonra yokuş aşağı koşar gibi okudum. ​Teşbihte hata olmasın, bir Stefan Zweig romanı okumuş gibi hissettim. Belki önce Sabahattin Ali romanları okuyup sonra Stefan Zweig’la tanışsaydım benzetme yönüm farklı olabilirdi. Kürk Mantolu Madonna, aşkı, yalnızlığı ve insanın iç dünyasını anlatan, sadece bir aşk romanı değil, insanın iç dünyasını en sade ve en etkileyici haliyle anlatan unutulmaz bir eser. Raif Efendi’nin sessiz, içine kapanık ve kırılgan dünyasıyla Maria Puder’in özgür ruhu arasında kurulan bağ; aşkı, yalnızlığı, anlaşılmamayı ve insanın içinde sakladığı duyguları öylesine etkileyici anlatıyor ki, roman boyunca karakterlerin içsel çığlıklarını hissettim. Raif Efendi’nin genç yaşta gittiği Almanya’da bir sergide gördüğü kadın portresi,"Kürk Mantolu Madonna " onun hayatını tamamen değiştiriyor. Portredeki Maria Puder ile tanışınca, alışık olmadığı bir sevgi ve yakınlık hissediyor. Ama hayat, onların hikâyesine bekledikleri gibi izin vermiyor. Kitap sürpriz ve şaşırtıcı ve beni derinden etkileyen sarsıcı bir sonla bitiyor. Bir tabloya bakarak hayatınızın tamamen değişeceğine inanır mıydınız? Raif Efendi neden yıllar boyunca duygularını içine gömmeyi seçti? Maria Puder gerçekten Raif Efendi’nin hayatındaki tek gerçek aşk mıydı? İnsan bazen en büyük yalnızlığını kalabalıkların içinde mi yaşar? Sevdiği kişiyi kaybetmek mi daha acıdır, yoksa ona hiç ulaşamamak mı? Bütün bu soruların cevabı kitabımızda. Tavsiyemdir Kitabı
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·336 syf.··
2026 128. kitabı
Annelik Miti #okudumbitti Hamileyken “anneliğe hazırlanıyorum” cümlesi kulağa çok sakin geliyor ama içi hiç öyle değil. Bir yandan heyecan, bir yandan belirsizlik… Ve fark etmeden üstümüze yapışan o görünmez beklentiler: “Zaten içgüdüsel bileceksin”, “doğal akacak”, “eşinle otomatik uyumlanacaksın”, “hep güçlü kalacaksın”… İşte Annelik Miti tam bu noktada iyi geldi bana. Bu kitabı Burcu Ünlü vesilesiyle okudum ve iyi ki okumuşum. Vanessa Bennett, anneliği pembeleştiren cümleleri tek tek açıp “Asıl yük nereden geliyor?” sorusuna dürüstçe bakıyor. Bu kitap, anneliği zorlaştıran şeyin benim eksikliğim olmadığını; daha en baştan “ideal” diye önümüze konan kalıpların zaten gerçek hayata uymadığını anlatıyor. Üstelik bunu yargılayarak değil, gerçekten anlayan bir yerden yapıyor. Bennett anneliği bir “beceri listesi” gibi değil, bir kimlik dönüşümü gibi ele alıyor. Hamileyken bile insanın zihninde bir eşik oluşuyor ya… Sanki eski benlik ile yaklaşan yeni rol arasında gidip geliyorsun. Kitap bu eşiği görünür kılıyor: bedenle ilişkinin değişmesi, kontrol ihtiyacı, kaygılar, “yetişebilecek miyim?” düşüncesi… Hepsini konuşulabilir hale getiriyor. Üstelik mitoloji ve arketipler (Kali, Demeter gibi) üzerinden anlattığı yerler, meseleye daha geniş bir perspektif ekliyor. Bir de ilişki kısmı… “Biz bunu birlikte nasıl taşıyacağız?” sorusu ara ara içinden geçiyor ya; kitap bunu kişisel bir başarısızlık gibi anlatmıyor. Roller ve beklentiler nasıl kuruluyor, neden zorlanıyoruz, bunu gösteriyor. Ve bana şunu düşündürdü: Daha başlamadan bazı şeyleri konuşmak, sınırları ve ihtiyaçları netleştirmek mümkün. Bence Annelik Miti bir “çocuk yetiştirme” kitabı değil; bu sürece sızan baskıyı fark ettiren bir uyanış rehberi. Ben okurken “ileride kendimi kaybetmemek için bugünden neyi farklı
Annelik MitiVanessa Bennett · İrene Kitap · 20269 okunma
Bir arkadaşımın seminerde benim için aldığı eser. Ben okumakta çok zorluk çektim. Çok ciddi bilgi eksikliğim var. Kitap bence psikolojisi öğrencileri için bile ağır gelebilir. Pisikolojiye özel ilgi ve merakınız yoksa sizin için de okuması zor bir kitap olur diye düşünüyorum. Önsözü uzun ve birazda karmaşık. İçindeki bölümlerin konusu farklı Ama bana göre iyi bir altyapı geretiriyor. Teknik terim çok fazla kullanılmış.
Psikanalizin Güncel SemptomlarıKomisyon · Nobel Bilimsel Eserler · 20250 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2026 34. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 21:01
Outliers: 230 Sayfada Bir Case Report, Popüler Bilimin Sığ Sularında Kaybolmak "Başarıya giden yolu anlatacağım derken, sadece sporcuların doğum aylarını ve Beatles'ın kaç saat sahne aldığını öğrendim. Peki ya gerisi?" Merhaba kitap dostları! Bugün, dünyaca ünlü popüler bilim yazarı Malcolm Gladwell'in çok satan kitabı "Outliers: The Story of Success" i dürüstçe konuşacağım. Bu inceleme, bir övgü değil, samimi bir hayal kırıklığı ve eleştiri olacak. Kitap Hakkında Kısa Bilgi: "Outliers" (Türkçe: "Çizginin Dışındakiler"), 2008 yılında yayımlanmış, New York Times çok satanlar listesinde haftalarca bir numarada kalmış popüler bir kitaptır . Gladwell, bu kitabında Bill Gates, The Beatles ve Kanada'lı hokey oyuncuları gibi örnekler üzerinden, başarının sadece bireysel yetenekle değil; doğum ayı, kültürel miras, aile ve fırsatlar gibi dış faktörlerle de ilgili olduğunu anlatmaya çalışır . Ayrıca kitabın en meşhur kavramı olan "10.000 Saat Kuralı" nı ortaya atar: Bir alanda uzmanlaşmak için yaklaşık 10.000 saat pratik yapmak gerektiğini iddia eder . Neden "Abartıldığı Kadar" Bulmadım? (Net ve Sert Eleştiriler): 1. 230 Sayfalık Bir "Case Report" ve Gereksiz Uzatma: Haklısınız, kitap tam anlamıyla birbirini tekrar eden, sadece farklı kahramanlarla (hokey oyuncuları, Bill Gates, Beatles, Asyalı matematik öğrencileri) sürekli aynı tezi destekleyen hikayelerle dolu . Her bölümde aynı formülü görüyorsunuz: "İşte çok başarılı bir X. Şimdi onun başarısını sadece yeteneğine değil, şanslı doğum tarihine, kültürel mirasına ve tam zamanında yakaladığı 10.000 saatlik fırsata bağlayalım." 50 sayfada anlatılabilecek bir fikri, bol bol hikaye ve tekrarla 230 sayfaya uzatmış. Sizin deyiminizle, "postmodern kitapları bu yüzden sevmiyorum,
OutliersMalcolm Gladwell · MediaCat Yayınları · 202210bin okunma
Yapabilirsin tuzağında kendi kendini sömürmek.
Puan vermedi·60 syf.·
2026 33. kitabı
Kitap kısa ama yoğun bir okuma gerektiriyor. 7 bölümden oluşuyor ama bazı bölümlerinde (özellikle Arendt, Agamben ve Baudrillard tartışmalarında) yazar kendi tezini anlatmak için fazla dolambaçlı yollara giriyor. Bu filozofları okumamış biri için o kısımlar havada kalabilir. Özellikle 4. ve 6. bölümde bunu bizzat yaşadım. "Bu biraz fazla gereksiz" diye geçtim ama bu benim bilgi eksikliğim tabii :) Yine de kitabın temel fikri ilgi çekici: "Ne kadar aktif olursan, o kadar özgür olacağına inanmak bir yanılsamadır." Han'ın "paradoksal özgürlük" dediği şeyi okuduğunda herkes kendinden bir parça görecektir. Hepimiz sürekli bir şeyler yapma, yetiştirme baskısı altında kalıyoruz. Kendimizin hem mahkumu hem gardiyanı oluşumuzu çarpıcı şekilde anlatıyor. Kendinden kendine gına gelmiş olanlar okuyabilir :) İyi kitapları okumanız dileğiyle...
Alıntı
Yorgunluk ToplumuByung-Chul Han · İnka Kitap · 20252,174 okunma