Lila içimde gizli tuttuğum ve on iki yıl önce Mariarosa'nın evinde küçük Mirko'yu kucağıma ilk aldığım zaman hissettiğim o acilen anne olma hevesimle ilgisi de olan bir noktayı tam isabetle vurmuştu. O kesinlikle mantıkdışı bir dürtüydü, bir tür aşk buyruğuydu ve o zaman beni sarsmıştı. Daha o gün bunun sadece ve sıradan bir bebek isteme arzusu olmadığını, Mirko gibi belirli bir bebek olduğunu, Nino'nun çocuğunu doğurma arzusu olduğunu hissetmiştim. Ve nitekim o takıntım Pietro'nun varlığı ile, Dede ve Elsa'nın doğumu ile yatışmamıştı. Hatta son zamanlarda Silvia'nın oğlunu her yeniden görüşümde ve de Nino bana Eleonora'nın yeniden gebe olduğunu söylediğinde bu tutkum su yüzüne çıkmıştı. Şimdilerde bu duygu içimi daha fazla kemirmeye başlamıştı ve Lila o keskin bakışıyla bunu görmüştü.
Katya bir erkek için sevmenin ve sevgisini dile getirmenin bir kadına göre daha kolay olduğunu söylüyordu. - Bir erkek sevdiğini söyleyebilir, bir kadın ise hayır, -diyordu Katya. Sergey Mihaylıç: - Bence bir erkek de sevdiğini söylememeli, söyleyemez de zaten,- demişti. - Niçin? -diye sormuştum ben de. - Her zaman bu bir yalan olacağı için. Bir adam sevi-yorsa ne olmuş, bundan ne çıkar yani! Sanki bunu söyler söylemez bir şey tık edecek ve hop, hemen sevecek mi? Sanki bu söz ağzından çıkar çıkmaz birtakım olağanüstü belirtiler mi olacak, bütün toplar aynı anda ateş mi edecek? Bence, -diye devam ediyordu,- "Sizi seviyorum" sözlerini ciddi bir ifadeyle söyleyen insanlar ya kendilerini kandırıyorlardır ya da daha kötüsü, başkalarını kandırıyorlardır. - Söylenmezse kadın sevildiğini nereden bilecek peki? -diye sormuştu Katya. - Onu bilmem, -diye yanıtlamıştı Sergey Mihaylıç,- her insanın kendine göre bir ifade tarzı vardır. Bir duygu varsa bir şekilde ifade edilir. Roman okurken Teğmen Strelskiy'in ya da Alfred'in "Seni seviyorum Eleonora! " dediğinde ve birden olağanüstü bir şey olacağını düşündüğünde yüzleri­ nin alacağı şaşkın ifadeyi hep gözümde canlandırırım, ama ne kadında ne de adamda hiçbir değişiklik olmaz, gözler ay­nıdır, burun aynı, her şey aynıdır.
İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
eleonora
Bana deli diyenler oldu; ama deliliğin en büyük akıllılık olup olmadığı -muhteşem pek çok şeyin -derin olan her şeyin– hastalıklı düşüncelerden -genel akıl pahasına yükseltilmiş zihinsel ruh hâllerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hâlâ tartışılan bir meseledir.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Anneyle dostluğu kızına aşkının yerini alır, burada duygu­lann ve nesnenin yer değiştirmesi, Freud'un varmak istediği ve kendini gördüğü idealde bulunan anneye duyulan cinsel arzularla yüzleşmeme olanağı verir. Gisela, güçlü bir hayran­ lık kaynağı olan annesinin kusursuzluğuna ermediği için, bu hareket bir geriye sıçramayla, aşk nesnesinin değersizleşme­ sine katkıda bulunur: Eleonora kültürlüdür, onun gibi çok okumuştur, sohbeti hoş ve rahattır. Annesine duyduğu aşk, iç çatışmaları yatıştıran "dostlukla", saygınlık kazanmıştır. "İt­aat ettirmeyi bilen" ve "kocasının işini maharetle idare eden" bir anneyi dostça sevdiği için kendisini suçlamaz, bunlar ten­ sel arzular karşısında bütünleyici korunmalardır: anne ona hayır demeyi bilecektir ve çift, ebeveynlerin anlaşması üzeri­ ne kurulu birincil sahnenin eşiğindedir, anne, çiftin hakim şahsiyeti olduğu gibi, kocasının olası meslek yetersizliklerini de ört bas edebilmektedir. Boelich, bir zoka gibi gördüğü bu anne aşkına inanmaz; buna karşın Eleonora'nın, Amalia'nın yoksun bulunduğu nite­ likleri haiz olduğunu ve Freud'un sahip olmak isteyeceği anneyi temsil ettiğini belirtir. Eleonora moderndi, liberaldi, kültürlüydü ve getto zihniyetinden kurtulmuştu.6
Sayfa 133 - Bağlam yayınları 2024
Araştırma-İnceleme-Biyografi
Alıntı
Eleonora Ruzvelt - Heç kim sizi incidə bilməz, sizin buna razılığınız olmasa
O7
İtalyan komünistleri ve sosyalistlerinin seçimlerde güçlerini koruyup İtalya Parlamentosu'nun geniş dilimini kontrolleri altına alması, hükümete dahil edilmeleri gerektiğini açıkça ortaya koyuyordu. Ancak aynı derecede açıktı ki; ABD Başkanı Nixon NATO gizlerinin açığa çıkmasından korktuğu için, sola bu tür bir açılmaya kesinkes karşıydı. Watergate skandalının ardından örtülü faaliyet hayranı Nixon, 8 Ağustos 1974'te istifa etmek zorunda kaldı ve Başkan Yardımcısı Gerald Ford ertesi gün Beyaz Saray'a girerek ''uzun ulusal kâbusumuz sona erdi'' açıklamasında bulundu. Bu cümle, pek çok kişinin yeni bir başlangıç umut ettiği İtalya'da da duyuldu ve İtalya Dışişleri Bakanı DCI'lı Aldo Moro ve İtalya Cumhurbaşkanı Giovanni Leone bu nedenle, İtalyan solunun hükümete sokulmasını görüşmek üzere Eylül 1974'te Washington'a uçtu. Umutları hüsranla sonuçlandı. Ford yönetimi, döneminde işlediği tüm suçlardan ötürü Nixon'u bağışlayarak Nixon yönetiminin ana aktörlerini Beyaz Saray'da tutmaya devam etti. Nixon yönetiminde Başkan'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapan ve Ford yönetiminde de güçlü Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Henry Kissenger'ın şiddetli muhalefeti sonucu, İtalyan temsilcilere İtalyan solunun hiçbir koşul altında hükümete dahil edilmemesi gerektiği bildirildi. Ziyaret, Piyano Solo Gladyo darbesi ve Tora Tora Gladyo darbesini zaten yaşamış olan ve dolayısıyla Birleşik Devletler'in Birinci İtalya Cumhuriyeti üzerindeki nüfuzu hakkında hiçbir yanılsaması bulunmayan Aldo Moro'ya ağır geldi. Moro, İtalya'ya döner dönmez günlerce hasta yattı ve politikadan tamamen ayrılmaya niyetlendi. Moro'nun eşi Eleonora daha sonra, ''Kocamın bana, ilgili kişinin ismini vermeden, kendisine neler söylendiğini tam olarak anlattığı nadir olaylardan biriydi'' diyecekti.
Sayfa 154 - Destek Yayınları, 3. Baskı, Mayıs 2025, İstanbul·Kitabı okudu
Siyasi Tarih