Yaren

Yaren
@elfyarenn
Öğretmen
Türk Dili ve Edebiyatı
11 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·590 syf.··
2025 13. kitabı
·
248 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 21:48
Hz.MUHAMMED(s.a.v.) için BÜLBÜL'ÜN KIRK ŞARKISI- İSKENDER PALA Efendimizin hayatını birde İskender Pala'nın kaleminden okuyoruz. Kitap peygamberimizin doğumundan önce başlıyor. HZ. İbrahim (a.s) bıraktığı mirasın Efendimiz ile gelen müjdesini temiz, rahat, akıcı ve hayli duygusal bir dille anlatmış yazar. Dönemin içine çekilip, sahabe efendilerimizin yaşantılarına karışarak kitabın içinde kayboluyorsunuz. İskender Pala, eserlerinde görece ağır, sanatkârane bir dil kullanırken Hz. Muhammed’in hayatını anlatımı bu üsluptan uzaklaşıp son derece akıcı, sade ve anlaşılır bir dil kullanması dikkat çekicidir. Bu tercihin tesadüfi olmadığını düşünüyorum. Zira böylesine güçlü bir dil ustasının kalemini böylesine dingin ve berrak bir akışa yöneltmesi, Hz. Muhammed’e duyduğu derin saygının bir yansımasıdır.Sanatkârlığından taviz vermeden dili yalınlaştırması, bana göre yalnızca edebî bir tercih değil; aynı zamanda okuyucunun kalbine doğrudan dokunma çabasıdır. Çünkü Hz. Peygamber’in hayatı en saf, en anlaşılır hâliyle aktarılmalıydı ve Pala da bu sorumluluğu hissederek yazmış gibidir. Bu yönüyle eser, sadece bir okuma deneyimi deği; aynı zamanda Hz. Peygamberin hayatına dair gönülden bir yolculuk hissi uyandırıyor. Teferruatlı bilgilerden ziyade huzur ve muhabbet aşılıyor... Diliniz salvatla haneniz gül kokularıyka bereketlensin.. ALINTILAR, 'Ölüm hayatın zıddı değildi, bilakis hayatla başlıyordu ve hayatın ta kendisiydi. Ölüme ilerlemenin adı hayat olmuştu.' 'Nasipsizlik bu demekti. Asıl dururken teferruatla alakalanmak; iman dururken akılla oyalanmak...'
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gün Olur Asra Bedel
Puan vermedi·413 syf.··
2024 1. kitabı
Gün Olur Asra Bedel - Cengiz Aytmatov Cengiz Aytmatov’un 1980 yılında yayımlanan "Gün Olur Asra Bedel," hem edebi bir başyapıt hem de derin sosyal ve kültürel temalar barındıran bir romandır. Eser, Aytmatov’un Türk dünyasına ve özellikle de Kırgız kültürüne olan bağlılığını yansıtırken, evrensel değerleri ve insanlık halleri üzerine düşündürücü bir bakış açısı sunmaktadır. Eserde, sembolizm önemli bir yer tutar. "Gün Olur Asra Bedel" ifadesi, zamanın geçiciliği ve insanın yaptığı seçimlerin kalıcılığına vurgu yapar. Aytmatov, insanın yaşamı boyunca karşılaştığı zorluklar ve seçimlerin, uzun vadede nasıl bir anlam kazandığını sorgular. Doğa ile insan arasındaki ilişki, yalnızca bir arka plan değil, aynı zamanda hikayenin gelişiminde etkin bir karakter olarak işlenir. Romanın başkarakteri Yedigey, yaşamı, gelenekler, aile bağları ve toplumsal sorumluluklarla şekillenir. Onunla birlikte, romanın diğer karakterleri de derinlikli ve çok boyutlu bir şekilde işlenmiştir. Aytmatov, karakterleri aracılığıyla, insan doğasının karmaşıklığını, asilmile edilmek üzere işgal edilmiş toplumu, kültürel ve sosyal değerleri, inançları, geleneği işler. Her bir karakter toplumun geçmişten şimdiden ve gelecekten yansımalarıdır. Kitap baştan sona işgal edilmiş bir topluma ayna tutmaktadır. "Gün Olur Asra Bedel," sadece bir roman değil, aynı zamanda insanın varoluşsal sorgulamaları üzerine derinlemesine bir inceleme sunar. Cengiz Aytmatov, eseriyle hem kendi kültürüne hem de evrensel insan deneyimine ışık tutmaktadır.
Edebiyat
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
Açlık
Puan vermedi
Yazar bu kitabında kendi yaşantısını ele alırken okuyanları da ciddi manalar aramaya itiyor. Muhteşem bir zihinle tahlil yeteneği derin etkiler bırakabiliyor. Kitabın farklı yayinevleri ve çeşitli çevirileri arasında ciddi farklar olduğunu da belirtmek gerekir. Ana hatlarıyla kitabımız ciddi sefalet içinde yaşamını idame ettirmeye çalışan Tangen'in etrafında şekilleniyor. Kitapta kahramanın yoksulluğu, açlığı okuyucuda derin etkiler bırakbilecek kadar güzel anlatılmıştı/hissettirilmişti. Karakterimiz tüm bu zorluklar karşısında kendince ahlaklı, cömert, gururlu ve oldukça inançlı mizacıyla hareket ediyor. Olaylar karşısında vicdan muhasebesiyle kendini rahatlatıp aslında hayatın tüm ağırlığını sürekli ümit var olarak atlatmaya çalıştığını gözlemledik. Ahlaki değerlerine verdiği önem karşısında insanlara uydurma hikayelerle yanaşması kitabın trajikomik bir yönü olarak görünüyor. Ama her ne olursa olsun tanrıya şükrediyor, hayatın yaşanabilecek inceliklerine tutunuyor, mutlu olmayı başarıp en büyük kötülüğü yine kendine yaparak tutunacak dalı düşlerinde hep çok sağlam duruyordu.
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
İnsanın Anlam Arayışı Üzerine
Puan vermedi·155 syf.··
2024 19. kitabı
İnsanın Anlam Arayışı ' Viktor E. Frankl' Kitap 1942-1945 yılları arasında Nazi toplama kamplarında bulunmuş yahudi bir psikiyatr tarafından kaleme alınmıştır. Yazar mağdur olarak yaşadıklarını uzman olarak okuyucuya aktarmıştır. Kamplarda tüm ailesini ve eşini kaybetmiştir. Kız kardeşi ve kendisi hayatta kalabilmiştir. Kitabında yaşadığı trajedileri anlatmıştır. Yazar bu kitabını isimsiz basmak istemiştir. İsmini gizlediği bu kitap en çok satan kitabı olmuştur. İnsanın başarı hedefi koymasının kendisini başarıdan uzaklaştıracağına değiniyor, başarı hedef değil sonuçtur.. Kitap kamplarda yaşanılan olaylar ve Logoterapi üzerine iki ayrı bölümden oluşuyor. Esirlerin hepsi tek bir tip insan haline getirilip isimleri yerine numaralandırılarak kimliksizleştiriliyor. Ve Frankl'a göre kimliksizlik üzere oluşturulan bu kamplarda tek kimlik yaşadıkları karşısında insanların takındıkları tavırlarıydı. Bireyin yaşam karşısında kendisine ait tek özgürlüğü kendisine ait tavırdır. Kampda iki farklı insan tipi bulunmakta, umutlu olanlar ve umutsuz olanlar. İnsan geçmişe takılı kaldıkça umudunu yitirir ve umudunu yitirenler çok sürmeden ölürler yalnız şimdiye ve geleceğe odaklananlar umutlu olurlar ve kamplarda en güçlü duran kişiler bu insanlardır. Yazar bu süreçte Nietzsche' den şu alıntıyı severek kullanır " Yaşamak için bir nedeni olan insan her türlü nasıla katlanabilir." Yazar yaşamı acı çekmek, yaşamı sürdürmeyı ise bu acıda anlam aramak olarak temellendirir. Bunun üzerine psikanalitik zeminde Logoterapi kuramını kurmuştur. Psikanalitik Freud ile başlayan teorinin içinde gerçekleşmiş yalnız Freud ile taban tabana zıtlık hakimdir. Freud kuramını cinsel bir engellenmeye bağlamıştır, Frankl ise anlam engellenmesine. Logoterapi anlam yoluyla iyileşmek demektir. Bireyleri
1000Kitap
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Puslu Kıtalar Atlası üzerine
Puan vermedi·238 syf.··
2024 23. kitabı
Puslu Kıtalar Atlası " İHSAN OKTAY ANAR " Roman, Uzun İhsan Efendi'nin, yaşadığı dönemde dünyanın haritasını çıkarmaya çalışan ve sürekli yeni bilgiler arayan bir seyyah ve bilgini olarak tanıtılmasıyla başlar. Uzun İhsan Efendi, "Puslu Kıtalar Atlası" adını verdiği bir kitap üzerinde çalışmaktadır ve bu kitabın, bilinmeyen diyarların ve kıtaların haritasını içerdiğine inanır. Oğlu Bünyamin'in maceraları boyunca karşılaştığı filozoflar, bilim adamları, alşimistler, korsanlar ve daha birçok ilginç karakterle zenginleşir."Puslu Kıtalar Atlası," tarihi ve fantastik öğeleri ustaca bir araya getirerek, okuyucuya zengin ve çok katmanlı bir hikaye sunar. İhsan Oktay Anar, eserde dilin gücünü ve anlatımın zenginliğini kullanarak, okuyucuyu hem düşündüren hem de eğlendiren bir anlatı oluşturur. Hem felsefik hem fantastik anlatımlarıyla alışılmışlığın dışında sunduğu tarihe bakış açısı tarih üzerinde hayal kurduran; günlük hayattan, yasama- yürütme -yargıya kadar ince işlenmiş bir roman. Kitap yoğun geriye dönüş tekniği ve karakter zenginliği ile yorucu bir şekilde başlasa da okuyucuyu içine alıp tarihin odalarında gezintiye çıkarıyor. İhsan Oktay Anar
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma