Ölümü bilen,onun bilincinde olan bir yaşam,yaşam sürecinin her anında ölümü yaşama katarak,yaşamı bilinçli kılar—ölümü yaşamdan koparmadan,ama ölümün yaşamı kaplamasına izin vermeden,ölümü her an,yaşam kılar.
Anlam,ölümdür.
Bizi yaşatandır,hüzün:hüzün—yaşamın nasıl dopdolu,ama nasıl da bomboş—gelip geçici,bitici,sonlu—nasıl ölümlü olduğu yaşantısı...
Olgunluğun muştucusudur ölüm : o gelince,olgunlaşma sona erer—olgunluk gerçekleşir.
Yaşamın sana açıkca söyleyebileceği tek şey,ölümdür.
Yaşamın tek anlamı ölümse,yaşamın anlamı — yoktur...
Ölüm,yaşamın anlam içeriği ise,yaşamın anlamı — boştur...
Yaşamın tek belirgin yanı ölümse,yaşam her yanıyla — özgürdür.
Felsefeyi yaşam biçimi edinen kişi için de,her yön barınılmaz,her yol çıkmaz,her yön olanaksız, her yük ezici — her anlam boştur — çünkü,ölüm vardır.
Yaşamın öyle noktalara gelecek ki,eski çerçevesinden çıkıp dört bir yana açılan yol ağızlarında duruyor olacak;ama,göreceksin ki,bu yollar hiç de yeni yerlere ulaşmıyor — hatta hiçbir yere ulaşmıyor : ‘çıkmaz sokak’ hepsi...
Yaşamın ‘çıkmaz sokak’lara çıkmakla geçecek — hem de,bunlardan değil çıkmak, giremeyeceksin bile onlara!
Yaşamın sürekli gireceğin çıkmazlarda.çn oluşacak;hep girip hep çıkacaksın çıkmazlara,çıkmazlardan: son gireceğin çıkmaz da, hiç çıkamayacağın çıkmaz olacak — sen en son çıkmazın girdiğinde, yaşamın da ‘düze’ çıkacak...
Yaşamda sık sık istemediğin durumlarda kalacaksın — ama, geriye dönüp böyle durumlara giriş nedenlerini düşündüğünde, göreceksin ki, o durumlara girmen her seferinde senin bir duruma girmek istemenden kaynaklanmış — yaşamının durumlar zincirini izlediğinde, bulacağın, hep, kendin olacak.
Yaşamını önceden yaşamağa çalışacaksın hep — oysa olanaksızdır bu : yaşamın ancak yaşandıktan — sen onu yaşadıktan — sonra, senin