Ümit

Ümit
@elimarat
Öğrenci - proleter
9 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Ali'den sonra
Puan vermedi·319 syf.··
2022 7. kitabı
Kitap,Muaviye'nin bitmeyen kini ile başlayıp emevilerden, abbasilere oradan da osmanlılara bulaşan, adına tanrı sendromu diyecebileceğimiz bir hastalığı anlatıyor. Realist pencereden bakalım islam acaba Muhammed aleyhisselamla başlayıp Ebubekir, ömer, osmanla devam edip ali ile son bulan bir olgu mudur? -Hayır! buna iman etmek küfürdür çünkü islam, kati naslarla kıyamete kadar varlığını sürdüreceğinin meydanını okuyan dinin adıdır. Peki ali'den sonra da devam ettiğinin ispatı nedir; cevabı kitapta belirtilen büyük şahsiyetlerin yaşadıklarında gizlidir. Din, anlatıldığı üzere Serahsi'nin haksız vergilere fetva vermeyip ölene kadar kuyuya mahkum edimesinin, öğrencilerine bağırarak hafızasından ciltlerce kitap yazdırmasının adıdır. Rahmet olsun.
Din
Müslümanların Engizisyonu - 2Mehmet Azimli · Mana Yayınları · 202022 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·208 syf.··
2022 14. kitabı
Beyaz zambaklar ülkesi, maddi, bilgi ve genel kültür düzeyi son derece yüksek olanların yani 21.yy jargonuyla refah toplumunun vatanıdır. Ütopyası öylesine geniştir ki beyaz zambaklar ülkesinde yaşayanlar evlerini dahi bu disipline uygun şekilde tasarlar. Mustafa Kemal, cumhuriyetin temellerini atarken bu kitabı bütün askeri öğrencilere tavsiye etmiştir. Evet onun zihin dünyasında huzur ve refah toplumunu meydana getirecek kimseler ayaklarında postal olan, beğenmediği her yönetime ültimatom veren ve gerekirse vatanın bekası için darbe yapacak zorbalardır:) Özetle; Finlandiya vatandaşları için harika kitap devletini kendi yaşam kalitesinden daha öncelikli gören türkler içinse fantazi.
Sosyoloji-Düşünce
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,5bin okunma
Radikallerin suistimaline uğramış bir mazlum;Şeyhülislâm İbn Teymiyye.
Puan vermedi·604 syf.··
2022 5. kitabı
Şeyhülislâm İbn Teymiyye'nin, Rafu'l melam isimli eseri yazmasındaki ana gaye döneminde dönen hararetli mezhep kavgalarına son verme düşüncesi. Eserde göze çarpan en önemli nokta belirli nedenlerden ötürü küfrüne veya sapıklığına fetva verilen fakihlerin aslında mazur olduklarını, düşüncelerinin hatalı da olsa kınanmayacağını ispat ediyor. Ana başlık bu olmakla birlikte o isim vermese de bariz olarak hadis çevreleri tarafından çok hoş karşılanmayan Ebû Hanife ve İmam Muhammedi kurtarma derdinde. Aynı zamanda ben İbn Hazm'ı da aklamaya çalıştığını düşünüyorum. Allah rahmet etsin. Büyük adamdır İbn Teymiyye kendisini tekme tokat dövenlerden intikam almak isteyen arkadaşlarına onlar belki ictihad edip beni dövdüler ve bu amellerinden dolayı ecir aldılar hakkın sahibi Allah ise Allah hakkını kimse de bırakmaz yok bensem zaten helal ettim diyecek kadar büyük. Dertli adamdır İbn Teymiyye, islam kadınlarının kocalarına geri dönmesi için başkalarının altına yatmasını dert edinip 4 mezhep imanını ve dönemin bütün holiganlarını karşısına alacak kadar da cesurdur İbn Teymiyye. Rahmetle bakar herkese ve evet rahatsız olsanız da hakikat şudur şiilere bile rahmetle bakar. Onları esir alan bir grup askere bu yaptığınız caiz değil haramdır diyecek kadar insanların kanını, ırzını, malını değerli görür. Ve son olarak sadece islam milletinin değil kafirlerin onuru da değerlidir onun gözünde cariyelerin ilişkiye zorlanmasına karşı çıkacak kadar yufka yürekli zorlayanın da kırbaçlanmasını isteyecek kadar hassastır. Allah gani gani rahmet etsin.
Din
Rafu'l Melamİbn Teymiyye · Guraba Yayınları · 201540 okunma
İbn Fadlan'ın gözünde islam öncesi türkler
Puan vermedi
İbn fadlan arap bir tüccar, aynı zamanda gezgin. Doğruluğu ve dürüstlüğü hususunda meslektaşı ibn battutanın aksine ittifak vardır. Seyahatnamesinde, maruftur henüz islamla tanışmamış veya yeni tanışan türkler hakkında ilginç bilgiler verir. Onları tanımlarken şöyle der; Oğuzlar tuvalet ihtiyaçlarını giderdikten sonra temizlenmezler, cünüplükten ve diğer şeylerden dolayı bile yıkanmazlar. Suyla ilişkileri adeta yok gibidir. Bilhassa kışın hiç yoktur.Kadınları erkeklerinden ve yabancılardan dolayı örtünmezler, gizlenmezler. Aynı şekilde kadınları yabancılardan bedeninin hiçbir yerini gizlemez. Bir gün onlardan bir adamın evine indik. Oturduk. Adamın karısı da bizimle oturdu. Bizimle konuşurken cinsi organını açtı ve kaşıdı. Biz görüyorduk,yüzlerimizi kapadık. “Estağfirullah!” dedik. Kocası güldü.Tercümana, “Onlara söyle, gördüğünüz gibi sizin yanınızda onu açıyor, siz görüyorsunuz ama ona bir şey olmuyor. Bu onu kapatıp da başkalarına müsaade etmesinden daha iyidir” dedi. İbn Fadlan yeni islam olmuş Türkleri anlatırken de onların diğerlerinin aksine ayda yılda birkaç kere nehirlerde yıkandıklarını ama bunu kadın erkek karışık şekilde yaptıklarını bildirir.
Sosyoloji
İbn Fadlan SeyahatnamesiRamazan Şeşen · Yeditepe Yayınevi · 2015804 okunma
21.yy kafasına sahip iki alim İbn Teymiyye ve öğrencisi İbn Kayyım
Puan vermedi
İbn Kayyım'ın, mevcutta incelediğimiz eseri esasen dönemin müftülerine hüküm vermeleri için kaleme alınmıştır. Onları 21.yy kafasına sahip olarak nitelendirmemin en büyük sebeplerinden biri ibn kayyımın bu eseridir. Nedeni ise kitabında özellikle Müslüman hatta kafir kadınların hakları konusunda enteresan donelerin bulunması. Misal olarak cariyelerin ilişkiye zorlanmaları hakkında şöyle der; efendinin cariyesini zorlaması işkence kabilinden bir uygulamadır. çünkü cinsel ilişkiye zorlamak bir işkencedir. zira cinsel ilişkiye zorlamak cinayet konumundadır. bundan dolayı da ceza ve diyetsiz olmaz. cariye kendisine işkence edilmiş olması hasebiyle azat olunur. Üstadımız İbni teymiyye şöyle demiştir: bir kişi kölesini zinaya zorlarsa azat etmiş olur. başkasının cariyesini zinaya zorlarsa o da azat olur. Eğer kadın cariyesini kocasına helal etmez ve adam cariyeyi zorlarsa hadd uygulanır, helal ederse hadd cezası yüz sopa cezasına döndürülür." ( i'lamu'l muvakkı'in 1/476) Yine aynı kitapta İbn Kayyım çok eşlilik hakkında şu ifadeler de bulunur; hanefi, şafii ve malikiler yanlış bir kıyasla şöyle demektedirler;bir kadın evlenirken kocasına, şehrinden yurdundan çıkmama, üzerine başkasıyla evlenmeme veya cariye edinmeme gibi bir şart koşarsa bu batıldır oysa ömer b. hattap, sad b. ebi vakkkas, amr b. ass ve muaviye bir kadının evinde ya da beldesinde kalmayı veya üzerine kuma getirilmemesini şart koşmasını geçerli kabul etmişlerdir. Aynı şekilde Hanefi, Şafii ve malikiler; kadın cariye edinmeme gibi bir şart koşarsa bu batıldır demişlerdir oysa aynı sahabeler bir kadının evinde ya da beldesinde kalmayı veya üzerine kuma getirilmemesini şart koşmasını geçerli kabul etmişlerdir. Uzun lafın kısası İbn Kayyım 2.paragrafta geleneksel fıkha karşı çıkıp çok eşlilik için mutlak
Din
İ’lamü’l Muvakkı’inİbni Kayyim El Cevziyye · Pınar Yayıncılık · 201316 okunma