10/10
·180 syf.··
2026 6. kitabı
İlk kitabın finalinden sonra merakla hemen ikinci kitaba başlamıştım. Bugünde sizlere Kozmos serisinin ikinci kitabı hakkındaki düşüncelerimi söyleyeceğim. Öncelikle 2. Kitapta kaos uygulamasıyla alakalı daha fazla bilgi öğrenmiş olmak çok hoşuma gitti. Yazar özellikle Kaos’un nasıl kurulup amacının ne olduğunu olay örgüsünün içerisine çok güzel bir şekilde işlemişti. Özellikle bu bilgileri öğrenirken bir yandan Ana erkek karakterlerimiz diyebileceğimiz (Arın, Mete, Dora, Uzay, Kutay, Berk ve Demir’den bahsediyorum૮₍ ´ ꒳ `₎ა) yedi erkek karakterin neler yaptığını bu uygulamada nasıl oyunlar oynadığınıda flashback sahneleriyle okumak aşırı ilgimi çekti. Umarım ilerki kitaplarda da böyle flashback sahneleri olur. Olay örgüsünde özellikle Toprak’ın gözünden okusakta Melina ile sahnelerinin olması ve bu sahneler sayesinde Melina’nın düşüncelerini, anılarını okuyabilmek benim çok hoşuma gitti. Ayrıca kısacıkta olsa Toprakla sahnesi olmasıda çok güzeldi. Ben çok çok inanmaya başladım birbirlerine iyi geleceklerini^^ Fakat bu noktada ortada olan hoşlantı durumları çok çok zıt ve tehlikeli durumda. Toprak abisi Arın ile Elsa’yı seviyorlar. Elsa aylardır yurt dışında yaşıyordu fakat bu kitapta geri dönüyor. Kendisinin daha önceden Arın ile bir geçmişi olmuş ve anladığım üzere Arını unutmak için geldiği gibi Toprakla yakınlaşmaya çalışıyor. Açıkçası bana en baştan ber hiç iyi birisi gibi hissettirmedi. Toprak’a karşı tutumuda hiç içime sinmedi. Arın’ında Elsaya olan hislerinin geçtiğini çok fazla düşünmüyorum bu yüzden bu aralarında yaşanan aşk üçgeni tamamen bir yıkıma yol açıcakmış gibi hissediyorum. Umarım gerçekten iyi olanlar çok yara almadan olur her şey. ⚞(⸝⸝>⸝⸝<⸝⸝)⚟ Birazcık Toprak’ın gözünden okumayı anlatıcak olursam. Melina’nın anlatımından okurkende seveceğimi
Kozmos 2Büşra Yılmaz · Epsilon Yayınevi · 2025123 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Evet yine bir çocuk kitabı ve yine manga ve gerçekten eğlenceli. Tarih anlatmıyor ama hikayesi merak uyandırıyor. Benim kitap okumayı sevmeyen oğlum bile anne ikinci kitabı çıkmış mı alsana dedi. Yani hikayesi kurgusu çok güzel.
SeçilmişUmut Bayrak · Aile Yayınları · 202416 okunma
Reklam
Gerilim ve psikolojik çözümleme seven okurlara şiddetle önerimdir
Puan vermedi·360 syf.··
2026 22. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 11:22
İnanılmaz bir seri okumanın hala büyüsündeyim ve sanırım hiç çıkamayacağım.. Çıkmak istiyor muyum ayrıca? Aslaaa… Serinin son kitabı olarak okuduğum “Hizmetçi İzliyor” benim için yalnızca sürükleyici bir gerilim romanı olmadı; aynı zamanda insanın karanlık tarafına, bastırılmış korkularına ve görünmeyen yalnızlıklarına açılan sarsıcı bir kapı gibiydi. Sayfaları çevirdikçe yalnızca olayların gizemi değil, karakterlerin iç dünyalarındaki çatlaklar da insanın içine işliyor. Özellikle yazarın o boğucu atmosferi adım adım kurma biçimi, okuru kitabın içine çekip uzun süre çıkmasına izin vermiyor. Roman boyunca sürekli diken üstünde hissettim. Her bölümde “asıl gerçek şimdi ortaya çıkacak” derken bambaşka bir gerçekle yüzleşmek, kitabın en etkileyici yanlarından biriydi. Freida McFadden’ın sade ama güçlü anlatımı sayesinde hikâye akıp gidiyor; gereksiz hiçbir ayrıntı yok ama her cümlede yaklaşan fırtınanın hissi var. Beni en çok etkileyen şey ise kitabın yalnızca bir gizem hikâyesi anlatmamasıydı. Güven duygusunun ne kadar kırılgan olduğunu, insanların dışarıdan göründüğü gibi olmayabileceğini ve bazen en büyük tehlikenin tam da en yakınımızda saklanabileceğini hissettiren psikolojik derinliği vardı. Kitabı bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadım; bazı sahneler zihnimde dönüp durdu. Gerilim ve psikolojik çözümlemeyi seven herkesin mutlaka okuması gereken, temposu hiç düşmeyen, insanı hem meraklandıran hem de huzursuz eden çok güçlü bir roman olduğunu düşünüyorum. “Hizmetçi İzliyor”, bende uzun zaman iz bırakacak kitaplardan biri oldu.
Hizmetçi İzliyorFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,2bin okunma
Akıl mı, tutku mu?
10/10
·392 syf.·
2026 50. kitabı
Merhaba gençler, uzun zaman sonra beni derinden etkileyen bir incelemeyle karşınızdayım. Bu eseri okurken, daha önce Gurur ve Önyargı sayesinde yazarın üslubuna aşina olduğum için anlatım konusunda hiç zorlanmadım desem yeridir. Jane Austen ’in uzun yıllar izole bir yaşam sürmesine rağmen karakter analizlerini bu kadar gerçekçi yazabilmesi ve olaylara sanki içindeymiş gibi samimi bir bakış sunması, kitabın içine daha da fazla çekilmemi sağladı ve helal olsun dedirtti. Az bir zaman değil nerdeyse 40 küsur yıllık bir izole hayattan bahsediyorum gençler. İki kız kardeş… Biri akılcı, diğeri duygusal. Ama aralarındaki bağlılık ve diyaloglar gerçekten muazzamdı! Buradan da görüyoruz ki insanlar arasındaki bağı oluşturan şey, farklılıklardan çok karakterlerin birbirine temas edebilmesi. Farketmişsinizdir, kimi zaman zihnimizde kurduğumuz ihtimaller, gerçekle hiçbir bağlantısı olmadan bizi yönlendiriyor ve sonunda büyük hayal kırıklıkları yaratıyor. Fakat bu kitapta yaşanan olaylar çoğu zaman beni ters köşe yaptı, ağzım açık bir şekilde kendimi uzun süre kitaba bakarken buldum diyebilirim. Beklemediğim anlarda gerçekleşen gelişmeler karşısında hayretimi gizleyemedim. Kitap, aile ilişkilerinin ne kadar hassas olduğunu, ikili ilişkilerde üçüncü kişilerin etkisini ve bazen yersiz görünen müdahalelerin bile nasıl sonuçlar doğurabileceğini fark etmemi sağladı. Ne hissedersem hissedeyim, acıysa doya doya yaşamayı, şüpheyse daha temkinli yaklaşmayı düşündüren bir bakış açısı bıraktı. İç ses: sağolsun, var olsun:) Evet, çok yoğun betimlemeler olmasa da karakterlerin iç sesleriyle kurulan bağ, onlarla bütünleşmemi sağladı. Olaylar karşısında çoğu zaman ortanca kardeşin tavırlarını kendime yakın bulduğum için, abla karakterinin akılcı yaklaşımı bana zaman zaman ütopik ama bir o kadar da
Alıntı
Akıl ve TutkuJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Sinir Krizi Paketi Gibi Kitap
4/10
·414 syf.··
Beğendi
·
2026 69. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 23:32
Konusu: Lindsey ve Andrew çifti, tatlı küçük kızları ve lüks yaşantılarıyla birlikte dışarıdan bakan gözler için oldukça mutlu ve düzenli bir aile tablosu çizer; fakat aslında gerçek, görünenden çok daha farklıdır. Andrew aşırı kıskanç, sahiplenici ve mantıksız boyutlara ulaşan kontrol takıntısıyla birlikte Lindsey'e her geçen gün daha fazla eziyet çektirmekte ve hayatı ona zehir etmektedir. Küçük kızının hatırı ve belki değişir umuduyla senelerce ona uyum sağlamaya çalışan Lindsey, bir noktada tüm sosyal hayatını geride bırakmış ve tamamen kocasının insafına kalmıştır. Kendine ait parası, kredi kartı ya da herhangi bir mal varlığının olmamasının yanında, yaptığı her iş bizzat Andrew tarafından yakın takibe alınmakta; her yere kurulan kameralar yüzünden kendi evinde bile rahat hareket edememektedir. Lindsey eninde sonunda artık dayanamaz hâle gelir; üstelik eşinin gün geçtikçe daha beter bir alkoliğe dönüşmesi de artık gitmesi gerektiği kararını kesinleştirmiştir. Birkaç başarısız deneme, çeşitli yüzleşmeler ve sonu fiziksel şiddete varan bazı kötü durumların ardından Lindsey ve kızı bir gece, öyle ya da böyle evden kaçmayı başarır. Fakat kısa sürede durumu fark eden Andrew hemen peşlerine düşer ve bu süreçte bir araba kazasına karışır. O, kazadan sağ çıkar; lakin karşı araçtaki kadın, Elizabeth Sanders, hayatını kaybeder. Andrew da bu sebeple hapse atılır. Lindsey daha sonrasında 10-11 yıl boyunca kızına tek başına bakar ve başkalarının evlerine temizliğe giderek geçimlerini sağlamaya çalışır. Nihayet bir şeyleri biraz düzene soktuklarını düşünürken de eski kocası hapisten çıkarılır ve Lindsey'in içine, zamanında öfkesinden onu öldürmek isteyen adamın yeniden peşlerine düşeceğine dair bir korku düşer. Üstüne üstlük tam bu dönemde çevrelerinde bazı şüpheli olaylar
1000Kitap
KapanChevy Stevens · Koridor Yayıncılık · 2022139 okunma
İnsan Yol'da Olandır
Puan vermedi·184 syf.··
2026 15. kitabı
Elhamdülillah, güzel bir tanışma oldu. İhsan Fazlıoğlu bir şekilde sürekli etrafında dolaştığım; lakin şu ana kadar kendisinden bir şey okumadığım biriydi. Şimdiye nasipmiş ve güzel oldu. Gönlüme değen şeyler oldu kendisinden. Gönle bu kitaptan değenleri bir yekun üzerinde tartışmak çok kolay olmayacak, çünkü eser farklı zamanlarda dergilerde yayınlanan denemelerinden oluşuyor. Fakat İhsan Fazlıoğlu dertli olunması gereken konuları gündeme getirmiş, Allah (cc) kendisinden razı olsun. Bu kitabı okurken, insan tanımı tartışılmaya açılmak zorundadır; İhsan Fazlıoğlu'nun takip ederek ya da etmeyerek. En azından bu coğrafyada kimseler insanın tanımının ne'leri içerdiğini bilmesi gerekir ya da bu tanımların Batı'dan farklılıklarını işitmesi gerekir. Bazı alıntılar ile en azından İhsan Fazlıoğlu'nun işaret ettiği şeyleri aşağıda görmüş olabileceğiz. Bireysellik ve toplumsallık tartışması önemli bir yer tutar, İhsan Fazlıoğlu'nun eserinde. İddia şudur ki; insan başta toplumsal yapı içinde hayat bulur ve sonrasında birey olmayı keşfeder. Bu süreci inşaa eden kavramlar alıntı kısmında ümid ederim ki bulunabilecektir ve kavramlaştırabileceklerdir. Belki tam olarak bu terkip ile söylemese İhsan Fazlıoğlu için insan yol'da olandır (din'i olandır). Ne'reden ne'reye gittiği ile ilgili sürecini manalandırabilene insan der. Her ne kadar sivriltilmiş olsa da yazılardan bunu çıkarıp sloganlaştırdığımda yerleşik hali bir tuğla koymaya yol açıyor benim için. Gönül istiyor ki; dostlara biraz baskı ve naz ile bu kitabı okutturup mütalaa etsek. Lakin dünya dostun dost için kitap okumasının önüne kendini koydu. Alıntılar *** Her ne olursa olsun insan denilen soruya verilen her yanıt, insana öngörülebilir bir hayat sunmak zorundadır. Canı, aklı, soyu, malı ve inancı koruyamayan bir
Kendini Aramakİhsan Fazlıoğlu · Papersense Yayınları · 20142,089 okunma
Reklam
Reklam